17 Nisan 2014 Perşembe

3 gün tatil!

yarın hastam olmayışı ve bu sayede 3 güne çıkan tatilimle çok mutluyum çocuklar. sanırım malak gibi yatmanın dibine dibine vuracağım. ama tabi vurmadan önce her hafta yaptığım gibi bu hafta da acaba hafta sonu ne yapsam diye planlar yapmam lazım. uygulayacak mıyım? ne zaman uyguladım ki!

şimdi, ilk planım beytepe kampüsüne gidip yüzmek. sabahın köründe kalkıp bisikletle ta diğer kampüse kadar gidip bir de üstüne o güzel yokuşu çıkıp havuza girmek yoruyor ama çok tatlı bir yorgunluk bence o. şimdilik yarın yapmamak üzere en güçlü olarak belirlediğim plan bu.

diğer bir plan seğmenler parkına gitmek. ne zamandır aklımdaydı, bir uğrayayım diyordum bence yarın için güzel bir plan. tiski de var yanımda, elit gibi, mösyö gibi içebilirim. şaka şaka, bira bisiklette deli sallanıyor ondan bira değil de tiski. kitabım da var 2 tane. yere de bi şey sererim. hatta yiyecek götürüğüaeüağ tamam tamam yarın seğmenler parkına gidiyorum çocuklar!!

diğer planlarımız... düşünüyorum ama sanırım bu ikisi var sadece. eymire falan gidebilirim ama tek başıma sevmiyorum orayı. bisiklet grubuyla falan gidiyoruz eğlenceli oluyor. şimdi boynum bükük kalırım oralarda.

bisikletle kırıkkaleye bir tur yapabilirim kendi çapımda. çok uzak değil hem. sabah çıkar akşam gelirim. ama kırıkkalede bir şey olmaması, ankaranın herhangi bir uzak ilçesiyle aynı olması biraz gereksiz hale getirdi bu planı gözümde. bilemiyorum "il değiştirdim ulan bisikletle!"" demek için bile gidilebilir.


bütün planlarım bisikletle ha. onsuz aktivite düşünelim biraz...
düşündüm ve yok.

sanırım seğmenlere gidicem çocuklar

9 Nisan 2014 Çarşamba

üzülüyorum lan

çocuklar burayı çok boşladığımı düşündüm ve daha çok yazmaya karar verdim. ama eskiye göre inanılmaz bi durgunluk var genel olarak. eski bloggerlardan kim kaldı demiştik geçen gün, hakikaten eski canlılıktan eser yok. blogtan çok eğlenceli, hala görüştüğüm kişileri tanıdım. keşke eski günlerdeki gibi birsürü insan tanıyabilsek buralarda ama tivitır, feysbuk, tambılır, vayn falan derken blog eskiden deli gibi oyun oynadığımız ama artık bilgisayarlarla, pileysteyşınlarla aldattığımız atariler gibi oldu. halbuki ben oynadığım hiçbir oyunda ataride kuzenimle oynadığımız oyunlar kadar eğlenmedim.

bu ne arkadaşım bu ne! böyle şey mi olur


bir aralar yorumlarda 118'i falan bulmuştuk, her gün birçok yazar yeni yazılar yazardı. o yazılara gelen yorumları okumak bile ayrı bi zevkti. bok oldu şimdi hep.
üzülüyorum lan

6 Nisan 2014 Pazar

ilkel ailesiyle yemekteyiz

bugün yemekhanedeyken aklıma geldi, şu kerevizin yenen bi şey olduğunu ilk fark eden adam "kokuyo mokuyo yerim la ben bunu" diyip o leş gibi kokusu ve tadı olan bi şeyi neden ağzına atmış ki. hadi bu adam yedi, eşe dosta alın yiyin siz de diye ikram ederken utanmadı mı hiç? komşu mağaradaki kadının "zelihanın kocası da pis pis şeyleri bulmuş illa yiyin dedi bize" diyeceğini düşünmedi mi acaba hiç?

kokuyo mokuyo yenir bence bu


gerçi bu devirlerdeki insanlarda pek ağız tadı yok bence. düşünsene çiğ çiğ patates yiyorsun. soymak da dert bunlara. cilalı taşları hayvan avlamak, düşman kabilelere saldırmak gibi şeyler için kullanmak varken neden patates soysun ki insan? kabuğuyla mabuğuyla yer. hem tuzlu bi tadı da olur patatesin o olmayan tadı biraz çekilebilir olur.

mantar mesela... yabanisi, zehirlisi bissürü derdi var. yanındaki adam "böyle şapkalı, ufak şeylerden yedim gırş gırş yumuşaktı ama karnımız doydu be abe" dedikten 10 dakika sonra takkadanak ölüyo yanında. sonra mümkün değil yiyemem ben o mantar denen şeyi. yumuşak yumuşak hem deniz anası dişliyo gibi!

hazır denizlerden girmişken denizdeki balıkları nasıl avlayalım dedi bu insanlar? çok sığ yerlere gelmiyo pek bu yüzen arkadaşlar, insanlarımızın yakın ilişkisi yoktur muhtemelen. hadi denize girip ecük serinleyelim dediklerinde görmüşlerdir desek kaçıyolar zaten balık arkadaşlarımız. hadi diyelim gördün, ey ilkel insan suyun içinde kıvıl kıvıl şeyi neden yiyeyim diyosun?!  tamam yiyeyim dedin kabul, onu nasıl yakaladın? sığ yerde bulursan yakalarsın, derinde de elinle ayağınla nasıl tuttun o şeyleri? çılgınmışsın ilkel kardeş

gel orhan abi, sudan topladık. çiftlik balığı değil ha...

daha da temele inelim, karnının acıktığını ve bi şey yemesi gerektiğini nasıl anladı bu insan? tamam karnı acıktı, neden bi şey yiyeyim de karnımdaki şu acı geçsin dedi ki? taaa  tek hücreliler hatta, onlardan beri nasıl gelişti ki bu karnımı doyurayım mantığımız?
karnım acıktı çocuklar