15 Kasım 2014 Cumartesi

taksimde ilk gece vol.2

ankaranın soslu soğanlısı = taksimin ıslak hamburgeri
aynı amaca hizmet eden 500 km uzaklıktaki farklı yiyecekler
(not: Kızılkayalardan degil tabi, gezi parkı direnişinde yaptıklarını unutmadık)

14 Kasım 2014 Cuma

taksim gunlugu ilk gece

evet gensler taksime geldim dedigim gibi. BU KADAR FARKLI INSANI BIR ARADA BASKA YERDE GOREMEM!!!
ankara ve gebzede yasamis biri olarak kesinlikle bana gore olmadigini anladim. Bi kere yururken sanki herkes parami calcakmis, popoma pandik atcakmis, bicagi kasiktan saplicakmis gibi geliyo. Para cektim takip edip tenhada parami alcaklar diye aklim cikti.


kaldigim otel merkeze acayip yakin. Iki adim otede gecesi 1000 liraya kaliniyorken ben neden 120 liraya kaliyorum, acaba gece bobregin birini alcaklar mi diye dusunuyorum.
disari cikip bi seyler alayim bi de istiklal caddesine bakayim dedim ciktim. Hooop gezi parkindayim. Anarsik ruhum depresti biraz daha yurudum akm. Iki adim attim heykel. Sola dndum istiklal. La olum manyak misiniz bu kadar seyi neden bir araya koyuyonuz? Istanbul dedigin kocaman yer bi yere sikistirmaya ne gerek var?! Koy heykeli tuzlaya, istiklali bol ortadan ikiye birini rumeli hisarina koy, oburunu yolla silivriye. Gezi parkina dokunma ama, ona dokunabilen daha cikmadi.
neyse politiklige kaymadan asil soruya gelebilirim; BU ISTIKLALDE SIRF MAGAZA VAR ICILECEK YERLER NEREDE!!!

11 Kasım 2014 Salı

çok bilimsel işler için istanbula gidiyorum!

genşler cuma günü 3 günlük implant kursu için istanbula gidiyorum. eğitim için mini bir servet ödemiş olsam da implanta başladıktan sonra ödediğimi fazlasıyla geri alabilmeyi umuyorum. gerçi ummasam bile implant yapamayan diş hekimi mi olur allasen?!

 evet konuya çok tatlı bir giriş yapmışken hızımızı hiç kesmeden implanttan devam edelim. dediğim gibi cuma günü sabahın köründe yola çıkıp şişliye gitmem lazım. köprü trafiğini falan hiç bilmiyorum sabahları nasıl olur diye çok korkuyorum o trafikten. şimdi iş yerlerinin avrupa yakasında daha yoğun olduğunu düşünecek olursak sabah bütün anadolu yakası oluk oluk avrupaya akar gibime geliyor ama tam emin de değilim. akmayabilir de. bilmiyorum.
normalde klinikten cuma günleri haftalık temizlik yapıldığı için 10.30da başlıyoduk hasta almaya, cuma günü mis gibi uyuyordum böylece. ama şu implant kursuna yetişme çabam sanırım beni daha güneş doğmadan yollara dökecek. ayh trafiği hiç bilmiyorum sanırım geceden çıkıcam yola geç kalmamak için. O KADAR PARA VERDİK SONUÇTA, HER SANİYESİ DEĞERLİ!!!
2 gün önce de şişliye gittik hatta ailecek otel nerdeymiş bakalım diye. hayır, konferans yapılacak olan otel değil, geceleri kalmayı düşündüğüm otel. eğitimin yapılacağı otel grand cevahir olunca orada kalmak maddi olarak yüz güldüren bir durum olmaz. bu yüzden taksime de yakın bir yerde otelde kalacağım ve gündüz süper bilimsel çalışmalarıma devam edip geceleri itler serseriler gibi içeceğim! çok pis sarhoş olucam gibime geliyor ama bilmiyorum. onu da bilmiyorum hiçbir şey bilmiyorum. hatta tek başıma içmeyi hiç sevmiyorum cuma ve cumartesi akşamı eşlik etmek isteyen burayı okuyan biri varsa söylesin bana beraber gidelim (not: iki böbreği olanlar tercihimizdir) şaka tabi ,kimsenin böbreğinde gözüm yok ama olursa hakikaten biriyle gitmek daha iyi olur. tek başıma itler serseriler gibi içmeyeyim. sonuçta belli bi sosyal statüye sahip insanlarız değil mi azizim.
 

he 2 gün önce şişliye gittik demiştim, önce cevahiri bulduk iyi tamam bulması kolay bi yerdeymiş. daha sonra da kalacağım otele gidip bakalım dedik ve oteli bulamadık. ne kadar karışıkmış oralar öyle. daracık daracık sokaklar kızlar misket yuvarlar tarzında dapdar ve yokuşlu sokaklar... arabayı vurucaz masraf çıkartıcak stresinden otele bakamadım. bulamadık da zaten. he iyi ki bulamamışız çünkü daha güzel bi otel buldum tam gezi parkının orda. cevahire taksiyle 10 lira. evet arabayla gidicem ama istanbul içinde taksi kullanıcam çünkü çok zekiyim. başta mantıksız gelse de o trafiği, sıkışıklığı, park sorununu gördükten sonra aman dedim arabayla gidilecek yerler değil bunlar. zaten avrupa yakasını sevmezdim iyice tiskindim. anadolu yakası daha güzel, daha bir bizden. tabi tuzla,pendik, kartal falan istanbula dahil değil. maltepeden sonrası istanbul benim için. neyse efenim orda da yazabilirsem eğer ve akşam yazabilecek kafa yapısına sahip olursam burdan naaptım neettim yazarım. belki de içip içip taksimin ortasında HEEER YEEER TAAKSİİİM HER YER DİİRENİİİİŞ diye bağırırım. az mı bağırdık!


cuma cumartesi buluşabilecek olan varsa beraber içebiliriz. tek bırakmayın olum beni, sapık falan değilim çok temiz bir insanım kimseye bir zararım dokunmadı şimdiye kadar. valla bak

12 Ekim 2014 Pazar

hellö evribadi

her üç yazımdan ikisine "ne zamandır yazmıyorum yeaa .ss" diye girsem de hakikaten ne zamandır yazmıyorum ha. bu sefer çok pis kararlıyım uzun yazcam.

hemen bi yerden giriyorum konuya; kocaman adam olmam. ilk defa kimse para vermedi bayramda, yüreğim pare pare oldu. hatta ben para verdim lan! koca adam olmuşum sanırım. koca adam olduğumun bi göstergesi de çay içme potansiyelimin tavan yapmış olması. günde 3-4 bardak çay içiyorum artık. klinikte hastalar arasında 5 dakikalık bi zaman bulursam koşa koşa çay içmeye gidiyorum, çok güzel oluyor.

klinikten konuşalım biraz da; lan klinik çok güzel!! sürekli hasta geliyor, habire hasta bakıyorum. iş değiştirdim ben bu arada. önce başka bi klinikte çalışıyordum ama az hasta olduğu için hastası bol kliniğe geldim. burda bütün gün çalışıyorum. arada 5 dakika zaman bulursam da çay içiyorum. ah azizim çalışıyorum ama sektör acımasız. günde 10-11 saat arası çalışıyorum. etimden, sütümden, yumurtamdan ne varsa her şeyimden yararlanılıyor yani sektörde. ama olsun, baktığım her hasta tecrübe için çok güzel bişiy.
bi de şey gördüm klinikte, yardımcı personele karşı çok da esnek olmamak gerekiyor. acayip bir cıvıma potansiyeli varmış insanlarda. ilk zamanlar gayet rahat bi hekim oldum ama bu şekilde iş yaptıramayacağımı da gördüm. rica minnet iş yaptırıyorum. biraz daha ciddi hekim olmam lazım ama içimde yok lan :( ne yapıcam bilmiyorum.

neyse, klinik konusunu kapatıp başka bi şeyden konuşalım. başka bi şey yok aslında. günde 10 saatten fazla çalışınca bana kalan zamanda anca eve gelip 2 saat oturup uyuyabiliyorum. ah hiç zamanım yok.

he müzikle ilgili bi şeyler yazabilirim. autoheart ne güzel bir gruptur öyle!! daha önce yazdım mı bilmiyorum ama çok tatlılar lan! klinikte bütün gün dinliyorum. hatta eski çalıştığım yerde çalına  müzik tüm kliniklerde çalardı, hekiminden yardımcısına bıktırmıştım insanları şarkıdan. burda neyse ki her klnik ayrı ayrı müziğini açıyor, kimseyi bıktırmadan dinleyebiliyorum bol bol. aha şu da en sevdiğim şarkıları


ayrı ayrı her yerinden öpüyorum şarkının. bi de agoraphobia var ki oturup seyredip seyredip hüzünleniyorum
the sailor songu dinleyin ama bunu izleyin. dinleyin de tabi, sözleriyle de yüreğimi pare pare eyledi. ÇOK YALNIZIM LAN!! zaten 2 tane arkadaşım var gebzede. damla italyaya gitti, iremin de evinin gebzede olup olmadığı tartışılır. sıkıntıdan kahveye gidip okey oynucam mahalledeki amcalarla.
ne biçim monoton hayatım oldu ha. hof içim sıkıldı bak yine, gidem de az kendimi kesem içerde.

kesmeden geldim. şaka şaka, hiç gitmedim ehe ehe. işte bu kadar eğlenceli olabiliyor anca hayatım. çok komiğim -_-


arabamla ilk kazamı yaptım. gerçi 1 ay falan oldu ama olsun, demediydim. duygumla buluşup ukulele çalacağıdık ankarada. o da blog yazarı bu arada. neyse, buluştuk oturduk falan bi yerde. daha sonra ukulele çalmak amaçlı arabaya binip bi yere gitçektik ama hatırlamıyorum. seğmenler parkıydı sanırım, pek de öenmli değil şu anda. işte arbayı otoparktan çıkartırken KREAŞT diye sağ taraftan sürttüm. çok pis moral bozukluğu olduğu için çalmadan ayrıldık. sağ ön kapı da açılmadı, arabanın içinde takla attı çıkabilmek için. ayak, kol tam verimle kullanamasa da çıktı arabadan. bi daha yap desek yapamaz bence, çıkamasa araba yapılana kadar 1 hafta içerde durabilirdi. arada ekmeğini suyunu verirdik dururdu içinde. neyse ki gerek kalmadı, çıktı.
ertesi gün de mezuniyet töreni vardı. sabah uyandığımda sorduğum ilk soru saçım beyazladı mı olmuştu. çok üzüldüm çünkü. beyazlamamıştı saçlarım. gebzeye gelince de yaptırdık arabayı, 400 lira tuttu. ilk maaşımla arabayı tamir ettirmiş oldum. milletin ilk maaşı yemeğe, eğlenmeye gider benimki tamire gitti. arabanın etrafını 2 kat rulo havluyla kaplamayı düşünüyorum. yağmur yağdıkça değiştiririm noolcak.
ama çok seviyorum arabamı. çok tatlı lan!


öeh amma uzun oldu bu sefer. buraya kadar okuyan varsa okudum falan desin bari, o sabırdaki insanlar kim bilmek isterim.

şimdi okudum yazıyı baştan sora çok da uzun nolmamaış. yazarken çok uzun geldi bana. bi de sonlara doğru ilkokul 3 kompozisyonlarına benzemiş. neyse düzeltmicem, üşendim.

11 Eylül 2014 Perşembe

çok issizim



kendimi posta şiirlerine verdim çocuklar.
aynı adamın iki şiirini bulunca mal gibi seviniyorum, en büyük eğlencem bu :(

çok duygulandım


gülmeyin, adam karşısındaki insana saygı gösteriyor.

12 Ağustos 2014 Salı

mutluluktan ölmesem bari

şu geçtiğimiz 5 günde;

mezun oldum

işe girdim

arabam alındı

OVERDOSE MUTLULUK YAŞIYORUM LAN!!!
5 senelik işkenceden sonra bi anda hepsi üst üste gelince bi değişik oldu. çok güzel oldu ama

1 Ağustos 2014 Cuma

schweppes isteyene freşa veren, bari mandalinalı olsun diyince de armutlusunu verip "al bunu iç, daha güzel bu" diyen kantinde duran adamı bütün gün izlemek istiyorum.

31 Temmuz 2014 Perşembe

bayram falan

ne zamandır uzun yazı yazmıyordum, bu sefer deneyeyim bir. ama bak okumuyosunuz, çok moralim bozuluyor. eskiden piyuuuvv ne biçim okunurdu. neyse.

evet gençler, bayramda ben de evime yuvama gittim ve para alıp-verip geldim. birkaç bayramdır kuzenlerime harçlık veriyorum. önceleri 10 kuruşla başlamıştım, geçen bayram 25'er kuruş verdim. bu bayram da birine 50 kuruş (elimi öperken istekli olmadığını hissettim), diğerine de 1 lira verdim. 1 lira verdim çünkü içinden gelerek öptü elimi. aslında 1'er dolar verip akıllarını alacaktım çocukların ama unuttum.
eğer isteksiz elimi öpen kuzenim bir dahaki bayram daha içinden gelerek öperse ona da 1 lira vermeyi düşünebilirim. bence kaçırılmayacak fırsat!


bayramda para işleri haricinde her akrabaya gelecek planlarımı anlattım. daha sonra düşündüm ve tam bir 'ne iş olursa yaparım abi adamı' karakteri var bende. eğer öğrenci olmam yeterliyse DUS'a başvuracağım, devlete başvuracağım, özel kliniklere bakacağım ve belki de askere gideceğim. daha ne yapacağıma açıkçası ben de karar vermedim. işsiz kalmayacağımı umuyorum.

kararsızlığım araba konusunda da var. birçok farklı arabaya bakıp hala birinde tamam şu olsun yaa diyebilmiş değilim. şimdilik en güçlü adayımız aha şu C3. cam tavanına öldüğüm...

ÇOK SEVİYORUM!!


tabi bu arabanın haricinde bakmaya devam ettiğim audi a3, nissan juke, ford fiesta, kia cee'd, volvo c30, mini cooper ve daha geçen gün aaa güzelmiş ha bu dediğim fiat 500 de var. hepsi benim canlarım.



araba haricinde; mezun olmama 5 iş günü kaldı. eğer ODR stajından geçebilirsem 5 gün sonra mezunum. he eğer kalırsam bu sefer +7 gün daha geliyor. cerrahinin yoruculuğundan sonra ODR 5 ay bile yapılabilecek bir staj gibi aslında. cerrahide oturmak yasaktı!! sabahtan akşama kadar ayakta durmaktan 14 günün sonunda ayaklarım erimişti. bir de stresli. sevemedim seni cerrahi.

eğer ankarada diş hekimi tanıdığı olan varsa bi desenize beni yanına alsın. it gibi çalışırım!


ne zamandır istanbulda bisiklet sürmüyorum. şu okul bir an önce bitse de kendimi pendikten üsküdara vursam. ertesi gün büyükadanın etrafını 6 kere dönsem...
BİTSİN ARTIK OKUL!!!

(yine uzun yazamadım)

16 Temmuz 2014 Çarşamba

çocuklar bi terslik seziyorum

stresten tansiyonumu çıkartan anatomiden geçmişim
xeroformu sürekli düşen hastaya yaptığım pansuman 2 gün sonra sapasağlamdı
kapıda bile ağlayan kızı kliniğe alıp ağlatmadan dişini çektim

son zamanlarda işlerim çok düzgün gidiyo, bi bokluk var kesin!

9 Temmuz 2014 Çarşamba

çok değiştim çocuklar

bugün bi hastama "lan", diğerine "amcacım" dedim. gidip kapısını önünde çay içip tavla oynayabileceğiniz mahallenizin dişçisi olma yolunda emin adımlarla ilerliyorum :(

17 Haziran 2014 Salı

hello evribadi

yapacak işler biriktikçe buraya geliyorum. mesela yarın ortodonti finalim var ve mikrobiyolojide makale çevirip teslim etmem gerekirken ben buralardayım. çünkü hiçbirini yapmak istemiyorum. 1 saat sonra da brezilyanın maçı var onu seyretmeye gideceğim. belçika 1-0 geriden gelip aldı, kuponları kurtardı neyse ki. umudum brezilyada, handikaplı kazan da güldür yüzümüzü.

genel olarak günlük hayata bakarsak biraz sıkılmaktan ölebilirim. yarın son teorik dersime gireceğim. eğer 2 tane staj tekrarım olmasa son klinik de derdim ama ne yazık ki değil. cerrahinin telafisi 8 günden 14 güne yükseldi diye duydum, o saatten beri karalar bağlıyorum. 8 güne alıştırmıştım kendimi ne güzel, 14 gün de nereden çıktı. daha anatomi bütünlemesi var o zamanlar, ona çalışacağım! neyse.

okulun bitecek olmasına hala inanamıyorum lan.

siyu

24 Mayıs 2014 Cumartesi

LINE’dan ücretsiz internet!

Dünyanın önde gelen mobil platformu LINE, 50MB ücretsiz internet olanağı sağlayarak kullanıcılarının iletişim olanaklarını artırmalarına ve birbirleriyle dayanışmalarına katkıda bulunuyor.  Mesajlaşma, yüksek kalitede sesli ve görüntülü arama, sesli mesaj, fotoğraf ve lokasyon göndermeyi bir arada ve ücretsiz sunan LINE, kullanıcılarına 50 MB’lık interneti ücretsiz sunmakla kalmıyor, aynı zamanda  internet paketi kazananlara isterlerse bunu başkalarına hediye etme olanağı da yaratıyor.

Yalnızca LINE kullanıcılarına sunulan kampanyaya katılmak için çok basit ve eğlenceli bir yol bulunmuş:

Öncelikle telefonunuza LINE’ı indirmeniz gerekiyor: http://line.me/tr/download

1) Etkinlik haftası olan 26 Mayıs - 1 Haziran tarihleri arasında LINE arkadaşlarınıza en az 3 farklı günde mesaj, sticker ya da fotoğraf gönderin.

2) Mesaj gönderdiğiniz her gün için 1 puan kazanacaksınız.


3) 3 puanı topladığınızda, ücretsiz 50 MB internet sizin olacak!


Gerekli puana ulaştıktan sonra LINE Türkiye resmi hesabı tarafından iki hafta içerisinde bilgi mesajı alacaksınız. Mesajda belirtilen alana internet paketinin yüklenmesini istediğiniz telefon numarasını girmeniz yeterli. İnternet paketi giriş yaptığınız anda geçerli olacak ve 24 saat boyunca kullanılabilecek. Bilgi mesajının size ulaşabilmesi için LINE Türkiye resmi hesabını arkadaşınız olarak eklediğinize emin olun. Bunun için; LINE’ın ana menüsünde yer alan Diğer/Daha Fazlası > Resmi Hesaplar bölümünü kullanabilirsiniz.


50 MB’lık internet paketi, Turkcell abonesi numaralar tarafından kullanılabiliyor.  “Ama benim hattım Turkcell değil” diyorsanız üzülmeyin, bilgi mesajıyla birlikte gelen formu doldururken arkadaşlarınız ya da sevdiklerinizin numarasını girerek kazandığınız internet paketini onlara hediye edebilirsiniz.


Ücretsiz internet paketinize hemen sahip olmak için LINE yükleyin! http://line.me/tr/download

Bir boomads advertorial içeriğidir.

13 Mayıs 2014 Salı

aslında sevimli insanlarız



bugün bir çocuğu daha 'dişçi korkusu' kavramından kurtardık.

♫  ♫ peepeeee lilili peepeeee lilili ♫ ♫  ♫ 

2 Mayıs 2014 Cuma

sangria vs. şarap-kola

fakirlikten ucuz şarabın içine kola koyardım geçen senelerde. sanırım koladansa sangria yapmak çok daha mantıklı.

gerçi yurt için yapımı zor biraz. halbuki şarap-kola öyle mi? alırsın en ucuz şarabı, bardağın yarısına koyarsın, kalanı da kolayla doldurursun tamam işte.
şarabın bok gibi tadını kola yumuşatır
şekerli olduğu için daha az alkolle daha fazla etki görülebilir
ekonominin dibine vurulur

neyse, 13 liralık şarapla yapılan sangriaya bırakayım kendimi, yurtta bi daha böyle kalitelisini bulamam

17 Nisan 2014 Perşembe

3 gün tatil!

yarın hastam olmayışı ve bu sayede 3 güne çıkan tatilimle çok mutluyum çocuklar. sanırım malak gibi yatmanın dibine dibine vuracağım. ama tabi vurmadan önce her hafta yaptığım gibi bu hafta da acaba hafta sonu ne yapsam diye planlar yapmam lazım. uygulayacak mıyım? ne zaman uyguladım ki!

şimdi, ilk planım beytepe kampüsüne gidip yüzmek. sabahın köründe kalkıp bisikletle ta diğer kampüse kadar gidip bir de üstüne o güzel yokuşu çıkıp havuza girmek yoruyor ama çok tatlı bir yorgunluk bence o. şimdilik yarın yapmamak üzere en güçlü olarak belirlediğim plan bu.

diğer bir plan seğmenler parkına gitmek. ne zamandır aklımdaydı, bir uğrayayım diyordum bence yarın için güzel bir plan. tiski de var yanımda, elit gibi, mösyö gibi içebilirim. şaka şaka, bira bisiklette deli sallanıyor ondan bira değil de tiski. kitabım da var 2 tane. yere de bi şey sererim. hatta yiyecek götürüğüaeüağ tamam tamam yarın seğmenler parkına gidiyorum çocuklar!!

diğer planlarımız... düşünüyorum ama sanırım bu ikisi var sadece. eymire falan gidebilirim ama tek başıma sevmiyorum orayı. bisiklet grubuyla falan gidiyoruz eğlenceli oluyor. şimdi boynum bükük kalırım oralarda.

bisikletle kırıkkaleye bir tur yapabilirim kendi çapımda. çok uzak değil hem. sabah çıkar akşam gelirim. ama kırıkkalede bir şey olmaması, ankaranın herhangi bir uzak ilçesiyle aynı olması biraz gereksiz hale getirdi bu planı gözümde. bilemiyorum "il değiştirdim ulan bisikletle!"" demek için bile gidilebilir.


bütün planlarım bisikletle ha. onsuz aktivite düşünelim biraz...
düşündüm ve yok.

sanırım seğmenlere gidicem çocuklar

9 Nisan 2014 Çarşamba

üzülüyorum lan

çocuklar burayı çok boşladığımı düşündüm ve daha çok yazmaya karar verdim. ama eskiye göre inanılmaz bi durgunluk var genel olarak. eski bloggerlardan kim kaldı demiştik geçen gün, hakikaten eski canlılıktan eser yok. blogtan çok eğlenceli, hala görüştüğüm kişileri tanıdım. keşke eski günlerdeki gibi birsürü insan tanıyabilsek buralarda ama tivitır, feysbuk, tambılır, vayn falan derken blog eskiden deli gibi oyun oynadığımız ama artık bilgisayarlarla, pileysteyşınlarla aldattığımız atariler gibi oldu. halbuki ben oynadığım hiçbir oyunda ataride kuzenimle oynadığımız oyunlar kadar eğlenmedim.

bu ne arkadaşım bu ne! böyle şey mi olur


bir aralar yorumlarda 118'i falan bulmuştuk, her gün birçok yazar yeni yazılar yazardı. o yazılara gelen yorumları okumak bile ayrı bi zevkti. bok oldu şimdi hep.
üzülüyorum lan

6 Nisan 2014 Pazar

ilkel ailesiyle yemekteyiz

bugün yemekhanedeyken aklıma geldi, şu kerevizin yenen bi şey olduğunu ilk fark eden adam "kokuyo mokuyo yerim la ben bunu" diyip o leş gibi kokusu ve tadı olan bi şeyi neden ağzına atmış ki. hadi bu adam yedi, eşe dosta alın yiyin siz de diye ikram ederken utanmadı mı hiç? komşu mağaradaki kadının "zelihanın kocası da pis pis şeyleri bulmuş illa yiyin dedi bize" diyeceğini düşünmedi mi acaba hiç?

kokuyo mokuyo yenir bence bu


gerçi bu devirlerdeki insanlarda pek ağız tadı yok bence. düşünsene çiğ çiğ patates yiyorsun. soymak da dert bunlara. cilalı taşları hayvan avlamak, düşman kabilelere saldırmak gibi şeyler için kullanmak varken neden patates soysun ki insan? kabuğuyla mabuğuyla yer. hem tuzlu bi tadı da olur patatesin o olmayan tadı biraz çekilebilir olur.

mantar mesela... yabanisi, zehirlisi bissürü derdi var. yanındaki adam "böyle şapkalı, ufak şeylerden yedim gırş gırş yumuşaktı ama karnımız doydu be abe" dedikten 10 dakika sonra takkadanak ölüyo yanında. sonra mümkün değil yiyemem ben o mantar denen şeyi. yumuşak yumuşak hem deniz anası dişliyo gibi!

hazır denizlerden girmişken denizdeki balıkları nasıl avlayalım dedi bu insanlar? çok sığ yerlere gelmiyo pek bu yüzen arkadaşlar, insanlarımızın yakın ilişkisi yoktur muhtemelen. hadi denize girip ecük serinleyelim dediklerinde görmüşlerdir desek kaçıyolar zaten balık arkadaşlarımız. hadi diyelim gördün, ey ilkel insan suyun içinde kıvıl kıvıl şeyi neden yiyeyim diyosun?!  tamam yiyeyim dedin kabul, onu nasıl yakaladın? sığ yerde bulursan yakalarsın, derinde de elinle ayağınla nasıl tuttun o şeyleri? çılgınmışsın ilkel kardeş

gel orhan abi, sudan topladık. çiftlik balığı değil ha...

daha da temele inelim, karnının acıktığını ve bi şey yemesi gerektiğini nasıl anladı bu insan? tamam karnı acıktı, neden bi şey yiyeyim de karnımdaki şu acı geçsin dedi ki? taaa  tek hücreliler hatta, onlardan beri nasıl gelişti ki bu karnımı doyurayım mantığımız?
karnım acıktı çocuklar

24 Mart 2014 Pazartesi

Size Özel Bir Sigortacınız Olsun İster Miydiniz?

Generali Sigorta’nın reklamlarını bir süredir izliyordum. Önce eğlenceli olması dikkatimi çekti, sonra bir arkadaşım aracı için bildiğim iyi bir sigorta var mı diye sorunca aklıma geldi Generali Ali diye:) Reklamları aklımda kalmış demek ki… Üşenmedim gittim sizin için aradım.



Zorunlu Trafik Sigortası veya kasko için Generali’nin 7/24 Özel Sigorta Danışmanlığı hattı 0850 555 55 55’i veya generali.com.tr den 1 dakikada teklif alabiliyorsunuz. Generali Sigorta müşterisi olmasanız dahi bir kez teklif alırsanız size kişisel sigorta danışmanı atıyorlar. Bilgi alan kişi her aradığında, karşısında aynı danışmanı buluyor. Böylece müşteriler sorunlarını her defasında baştan anlatmak zorunda kalmıyor ve telefonda uzun uzun beklemeden işlerini kolayca halledebiliyor. Bildiğiniz size özel bir sigortacınız oluyor:)

Bu arada Generali 1831 yılında İtalya’da kurulmuş ve 150 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteriyormuş. Tüm dünyada 65 milyonu aşkın müşterisi varmış. Bir sigorta şirketi için oldukça güvenilirler yani.



Bugünlerde Zorunlu Trafik Sigortasında %70’e varan indirimleri varmış. Eğer yakın zamanda zorunlu trafik veya kasko sigortası yaptıracaksanız Generali’den teklif almadan yaptırmayın derim. Teklifler kişiye ve arabaya özel yapıldığı için indirimler de kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Bu yüzden teklif alırken yaşınız, arabanızın yakıt türü gibi etmenler de önemli oluyor.

Hemen teklif alıp indirim kazanmak isterseniz, 31 Mart’a kadar generali.com.tr yi ziyaret edin.

1 Dakikada Teklif Almak için Tıklayın.


Bir boomads advertorial içeriğidir.
-->

22 Şubat 2014 Cumartesi

diş hekimliği mezunu fizik öğretmeni olcam!!

even gençler uzun süredir buralarda görünmediğimin ve bunu pek de umursamadığınızın farkındayım. bikaç hafta önce aldığım, ailemden de "hee tamam olur" diye karşılık bulduğum kararımı yazayım.
şimdi ben yarın dönem sonra diş hekimliğinden mezun olcam ya. heh, sıkı durun şimdi... OKUL BİTİNCE Bİ DE FİZİK ÖĞRETMENLİĞİ OKUCAM!!!
evet baylar bayanlar, içimde kalmasın arada sınavlara girer kör topal bitirmeye çalışırım diyip fizik öğretmenliği okumaya karar verdim. eski puanımı yapsam odtü'ye dönem 1.si olarak girermişim. tabi o zamandan bissürü şey değişti, bissürü şeyi unuttum ama odtü isteyip kendini zora sokan kim arkadaşım? gayet sıradan bi üniversitede mutlu mesut okucam fizik öğretmenliğini. sınavımla bi kanal tedavisi hastamın randevusu çakışırsa falan 200 lira alacağım kanal tedavisini yapıp sınava girmeme seçeneğim falan olucak ki bence ok güzel bişiy bu rahatlık.

çok mutluyum lan, süper bi karar aldım bence!