19 Mayıs 2013 Pazar

19 mayıs aktivite şeyi


bugün perşembe akşamı bisikletçileri yopluluğuyla anıtkabire gittik. ne güzel insanların memleketiymiş lan burası
yolda giderken sürekli dürüdü dürüdü dürüdü kornalar, alkışlayıp, slogan atıp destek olanlar falan çok güzeldi. mümkün olduğunca her alkışa her kornaya el sallayıp teşekkürlerimizi sunduk. hatta bi fotoğrafı şaabayım buraya

bunun tek sıra ve daha yakın halde ilerlemiş halini de şehir içinde yaptık, çok güzel oldu. dikkatli bakınca bissürü bisikletin arkasındaki bayraklar da görülüyo hatta.
yine olsun, yine yapalım.
kendimi aradım ama bulamadım

yol halimizi buldum





18 Mayıs 2013 Cumartesi

LAYÖRÜGİT!!!

tivitırı şaaptığım için blogtan seslenmeye devam edicem size sayın burayı okuyan kişiler. hemen demin noolduğunu anlatçam.

kurtuluş parkında biziklete biniyorum, yanıma bi çocuk geldi bisikletli, "nası gidiyo havalar? diye sordu. arkadaş biraz oksijeni fazla aldı galiba, cümeleri birleştirme yeteneği kazanmış. bu arada arkadaşın yavaş yavaş beni arka tekere yaklaştığını görüyorum. tam "iyi gidiyo, send..." derken tambur tumbur bi ses geldi arkadan. allaan manyaa arka tekerime takılıp düşmüş. sol taraftan baktım bisikleti yerde duruyo ama çocuk yok ortada. sadece tekerimin üstünde ayaklarıyla cebelleşmesi görünüyo. ayakları hariç vücudunun kalan bölümü sol tarafa düşmüş. çırpına çırpına ayaklarını da sol tarafa aldı.
iyi misin bi şey oldu mu diye inerken yaptığı manyaklığın sebebini de anladım. "iyiyim iyiyim, ben hep düşerim zaten böyle" dedi çocuk gayet düzgün bi şekilde. ben aynı şekilde tekerin üstünden takla atıp diğer tarafa düşsem ambulans gelmeden kalkmam yerinden. hatta baygın numarası yaparım ki kızın biri gelip suni tenef... taam taam şaka yaptım, ayıp tabi.
sonra da bindi bisikletine görüşürüz diyip gitti zaten. kask tak bak ama diye çocuğa verdiğim değeri de gösterdim.


bisiklet çoğoş bişiymiş, yarın da perşembe akşamı bisikletçileriyle 19 mayısa gidiciim.

5 Mayıs 2013 Pazar

mim

uzun bi aradan sonra mimlendim. özlemişim azizim mim doldurmayı.
eskiden sevmezdim bi de ha, demek eksikliğini hissetmem gerekiyomuş. neyse, bakalım bakalım neler varmış...
hee, fotoğraf makinesinin flaşını şimşek sanan kız mimlemiş, onu da söylemeden geçmeyelim. hemmen sorulara bakıyoruz


1. Bir gün uyanıyorsun ve daha önce adımını bile atmadığın bir evde buluyorsun kendini. Odaya perdeleri açmak için giren hizmetçi kıyafetli kadınla olan kısacık konuşmanızdan evin tek çocuğu olduğu çıkarımını yapıyorsun. Annen, baban ve varsa kardeşlerin gitmiş; yerine kendini annen ve baban olarak tanıtan iki yeni insan gelmiş. Ve bir de koca bir malikâne. Civardaki, hatta belki de tüm ülkedeki en zengin ailesiniz. O anki tepkini, düşüncelerini ve ne yapacağını yazmanı istiyorum. Gerçek ailen mi yoksa buradaki rahat ve para mı?

HOF KEŞKE OLSA LAN KEŞKE OLSA!!! naabıcaam belli, tam bir zengin piçi olur çıkarım ben ordan. var ya o evde kimse çalışmaz, tuvalete bile gitmem al şu pipiyi işettir gel derim. bi de evi dolaşırım her gün asayiş berkemal mi diye. birinin düzgün çalışmadığını göreyim, hımınagoyacam senin der tehdit ederim. 

2. Hayatında yaşadığın en saçma ve anlamsız olay neydi?

elektrik çarptığından yarım saat sonra "beni aelaktrik çarptuaaa" diyip ağlamıştım parkta. gerizekalı gerizekalı niye ağlıyosam...

3. Aşağıdaki yazacağım ikililerden (ara ara üçe de çıkabilirim, bakıciiz.) hangisini seçersin?
* John Lennon - Paul McCartney
* Paul Simon - Art Garfunkel (kim bunlar)
* Elizabeth I (nam-ı diğer, The Virgin Queen) - Mary I (nam-ı diğer, Bloody Mary)
* progressive rock - post rock (indie diyom ben)
* Simpsons - South Park
* Matematik - Coğrafya
* 70ler - 80ler - 90lar
* Fantastik - Bilim Kurgu
* Ütopya - Distopya
* sonbahar - ilkbahar (biri kasvetli, diğeri burnumu akıtıyo. yaz diyom buna da)
* Tarja Turunen - Anette Olzon - Floor Jansen (hepsinin ismi çok güzelmiş de kim bilmiyom)


4. Bu sabah uyandığında aklına gelen ilk şey neydi?

bisiklet mi sürsem? saat 06.30 falandı. 3 saat uyuyunca gözüm acıyodu kalkmadım tabi

5. Favori albümün? (En fazla iki tane, o da çok kararsız kalırsan diye.)

the flying club cup

6. Arkadaşının evine akşam yemeğine gittin. Yol boyunca "Ya yemekleri sevmezsem... Ne tepki vereceğim?" diye düşündün ama olaya bak! Masada en sevdiğin yemekler var. Büyük bir mutlulukla arkadaşının annesine, "Aa en sevdiğim yemekleri yapmışsınız, elinize sağlık!" dedikten sonra önündeki tabaktan bir çatal alıyorsun. Ama o da ne??!! Hayatında yediğin en kötü yapılmış en sevdiğin yemek! Tüm mideni ağzında hissediyorsun, neredeyse kusacaksın. Bir yudum su içtikten sonra diğer yemeklerden de tadıyorsun fakat hepsinde aynı hüsran! Ne yaparsın?

ya çok sağolun şaziye teyze ama gerçekten yiyip geldim. hepsinden tadımlık aldım zaten. bi de zayıf olunca yiyemiyom hiç ehi ehi ehi

7. Küçükken şu anki yaşına geldiğinde nerede, ne yapıyor olmayı hayal etmiştin? Bu hayale az 
da olsa yaklaştın mı sence? Yoksa gitgide uzaklaşıyor musun?

hacettepe nükleer enerji mühendisliğinde okumayı istemiştim, hacettepe diş hekimliğindeyim. ara sıra röntgen falan çekerken yaklaşmış gibi oluyom eğer o sayılırsa

8. Yalnızlığı mı yoksa her daim bir insan kalabalığı içinde yaşamayı mı tercih edersin?

liv mi elon diyorum. yalnızlık güzeldir lan, seviyom. çok kalabalığı şaapmıyom ben, insanın canı sıkılıyo

9. Kendine en yakın bulduğun üç roman/dizi veya film karakteri? Ya da istersen tüm üçlüleri yazabilirsin.

game of thrones - lord varys. canım yaa her şeyi bilip kimseyle kötü olmamak istiyo. içinde kötülük de yok zavallımın

tüm dizi film kitap ne varsa izledikten sonra unuttuğum için diğerlerini boş bırakçam. bunu da yeni izledim ondan aklımda kalmış demek.

he bi de şey vardı şu duvarda gezen şişman. onun da kimseye zararı yok, o da olurum.


10. Yağmuru ne kadar seviyorsun?

sevmiyom.

11. Sence elli yaşına geldiğinde nerede, ne yapıyor olacaksın?

muayenehanemde dolgu yapıyo olcam. huzaffer bet dişlerinizde derin çürükler var, bi randevu daha vericem onda da kalan dolglarınızı bitirelim olur mu


seymsomething seni mimliyom.