28 Nisan 2013 Pazar

klinik yazları vol.4 ortodonti

tel büktük, sefalometrik analiz yaptık.
sadece bu. hasta görmedik bile bu stajda.

sefalometrik analizi başta sevsem de işler karışmaya başlayınca ve sınavından 35 alınca sevgim söndü, tel bükmeyi daha çok sevdim sonra.
burda hala mutluyum, işler pek karışmamıştı henüz...

klinik yazıları - vol.3 pedodonti

çocuk bakmam, çocuk sevmiyom, çocuklardan nefret ediyom diye girip; aaa bak fil hortumu varmıııış suyu çeksin bakalııım diye çıktığım staj.
çocuk diş hekimliği daha ilk senemden beri kesinlikle gitmem dediğim 2 uzmanlıktan birisi (diğeri bi sonraki yazıda olcak) ama kliniği çok da kötü değil. diğer bölümlere göre zorukları oldu tabi ama her bölümün var öyle kendine has zorlukları.

direkt konuya dalmaktansa şöyle bi giriş yapsam daha iyi olcaktı sanki. efenim bundan yaklaşık 1 ay önce bitirdiğim stajın yazısını yeni yazıyorum üşengeçlikten. hatta bundan sonra ortodonti stajını da bitirdim, sıra gelmedi yazmaya. neyse, pedodontiden sonra bi ara ortodontiyi de yazarım, sorun değil.

zorluk diyoduk di mi, sayalım bakalım zorlukları. bi kere hastalar erişkin değil. kooperasyon düşük, her isteğe cevap alamayabiliyoruz. kimisi gayet uyumluyken kimisi ağlayıp kapatıyo ağzını. gerçi geçen gün tedavide 40 yaşında hastam da "ama acırsaaa" diyip ağladı ama o istisna. pedodontide de öyle çok ağlama olmadı aslında.

kooperasyon zor çocuklarda, istekleri hemen yap(a)mayabiliyolar. tedavinin onların iyiliği için olup olmadığından daha çok acımasıyla falan ilgileniyolar daha çok.
bi de dilleri genel olarak erişkin hastadan daha büyük ağızlarına göre. bi yaşlıların, bi de çocukların dillerinden aman dedim artık. yaşlılarda da uzun süre protez kullanmazsa 'papuç gibi dil' oluyo.


evet efeniiim, biraz da pedoda nasıl çalıştığımıdan bahsedelim. bi kere en önemli aletimiz PEDO FREZİ!!!
kendisi şöyle bi şeye benziyo


biraz daha değişiği bunun, uçtaki o minik kısmı dişi kesen ısım. orası biraz daha tırtıklı büyük grenli olduğu için. onun haricinde bi farkı yok pedo frezinin.
çocuklarda çürükler pek derin olmadığı için sırf bu frez bile yeterli oluyodu çoğu zaman. hastaların büyük çoğunluğunda da anesteziye ihtiyaç olmadı yine derin çürük olmadığı için.

fissür sealant ve PRR için de bu frezler kullanılabiliyo. fissür sealant dişlerin oyuklarından çürük başlamasın diye oraları ince bi tabaka dolgumsu bi maddeyle örtmek. PRR da çürüklü kısma normal dolgu yaptıktan sonra üstünü yine akışkan bi dolguyla örtmek. bol bol yaptık bunları da.

her hasta tedavisinden önce ailesiyle görüşüp sistemik rahatsızlığı, geçirdiği çocukluk hastalıklarını falan sormamız gerekiyo. bi de tedaviye onay verdiklerine dair form imzalatıyoruz. daha sonra çocukları kliniğe alıp başlıyorz tedaviye. aileler gelmiyo çünkü onların yanında kooperasyonda düşüşler oloabilir. gerçi bi hastam annesiyle geldi ama çok ağlıyodu zaten, kliniğe gelen en küçük hasta o olduğu için ailesinin girmesine izin verilmişti.


ay yazıyı yayınlayamadım uzun süreden beri, 3. devamım bu yazıya. yazının ortalarında ortoyu da bitirdim bu stajdan sonra demiştim ya, onun üstüne bi de tedaviyle endodontiyi bitirdim. onları da yazıcam bakalım artık.

ayrıca pedodaki zafer hocanın çeyreği kadar iyi diş hekimi olursam başka hiçbi şey istemem. bir insan bu kadar mı mükemmel olabilir demekten kendimi alamadım ne yapsa.
kendi dişimi de ona yaptırdım hatta.

bitti hadi yazı. ortodontiyi yazayım şimdi

3 Nisan 2013 Çarşamba

Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor


Sanat, tıp ve iş dünyası, kalp hastası çocuklar için el ele veriyor. Ünlü ressam Renée Niklan’ın 17 eseri, 10-14 Nisan tarihlerinde Ekavart Gallery’de sergileniyor. Ekavart Gallery nerede diyenlere, işte adres:  The Ritz-Carlton Hotel, Süzer Plaza, No: 15, Gümüşsuyu-İstanbul. Sergi, çarşamba-cuma günleri 11.00-18.30, cumartesi günü ise 12.00-18.30 saatleri arasında gezilebilir.

Bu serginin diğerlerinden farkı ne derseniz, salt bir resim sergisi olmanın ötesinde bir kurumsal sosyal sorumluluk projesi niteliği taşıdığını söyleyebiliriz. Sergideki eserlerin satışından elde edilecek gelirin tamamı, gelişmekte olan ülkelerde doğuştan ya da sonradan kalp hastası olan çocukların tedavi edilmesi için kullanılacak. Tedavileri, bu işe gönül vermiş bir avuç tıp insanının kurduğu Herkes İçin Kalp Derneği (www.cptg.ch) gerçekleştirecek. Dernek, modern tıbbın sunduğu olanaklardan yararlanamayan bu çocukların İsviçre’de ya da kendi ülkelerinde ücretsiz tedavi olmalarını sağlıyor.

Ne yazık ki, gelişmekte olan ülkelerde her yıl yaklaşık 2 milyon çocuk kalp bozukluklarıyla doğuyor ve bu çocukların yarısı maddi kaynak veya sağlık sektöründeki insan kaynağı yetersizliği nedeniyle ilk iki yıl içinde yaşamını yitiriyor. Bu ülkelerde açık kalp ameliyatı olmayı bekleyen çocukların sayısı ise 8 milyonu buluyor.

Herkes İçin Kalp Derneği’nin kurucusu Ord. Prof. Dr. Afksendiyos Kalangos. Kalangos, iki kez Nobel Tıp Ödülü’ne aday gösterilmiş bir kalp cerrahı. Bu alanda 14 ayrı teknik geliştirmiş. Son 100 yılın en iyi cerrahlarından biri olarak tanınıyor. Ayrıca, dünyanın en prestijli tıp ödüllerinden Fransız Tıp Akademisi Ödülü’ne sahip.

Sergi, Alvimedica’nın sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Alvimedica Yönetim Kurulu Üyesi Leyla Alaton, hayır amaçlı bu tür etkinliklere özel önem veriyor ve Herkes İçin Kalp Derneği’ni yürekten destekliyor.

Niklan’ın mutluluk, umut ve sevgi mesajları içeren eserlerinden oluşan  “Sanat Küçük Kalplere Dokunuyor” temalı sergisini mutlaka görün. Gidemem diyorsanız, sergiyi Türkiye’nin ilk online sanat televizyonu www.ekavart.tv’de de izleyebilirsiniz. Resimler, yüreğinizi ısıtacak…

Hem dernek hem de sergi hakkında şuradan bilgi alabilirsiniz: http://alvimedica.com/hearts-for-all/tr/

Bir bumads sosyal sorumluluk içeriğidir.