4 Temmuz 2013 Perşembe

kartal-üsküdar bisiklet turu

evet pek sevgili blog izleyicileri, ne zamandır bi şey yazmadığımın ben de farkındayım. eskisi kadar okunmuyo la artık blog, niye öyle oldu? neyse, sonra ayrıca düşünürüz onu.

efenim bugün kalktım kartal-üsküdar arasını bisikletle gittim. aslında yola kartal-kadıköy olarak başladım ama yol sadece 1 saat 45 dakika sürünce ordan üsküdara geçmeye karar verdim. iyi de yapmışım. 
yola çıkarken planım
orda 24 km yazsa da sahil yolunda arabaların yanında gidince o kadar uzunlukta. ama deniz kenarından gidip girinti çıkıntılar yüzünden daha da uzadı o yol. tabi bi de üsküdar var. toplamda 30 km falandır heralde. bi o kadar da dönüş.

bu çizdiğim yol boyunca bisiklet yolu var. fenerbahçede hafif kesintiye uğruyo ama onun haricinde kesintisiz gidebildim. hatta bazı parkların hem deniz hem yol tarafında bisiklet yolu var. ben tabi deniz tarafını tercih ettim, ankarada yok çünkü ondan. eymir gölüne gidiyoz su kenarında sürmek için.

yol boyunca 7 yerde mola verdim. yazının kalanında molalarda verdiğim notları yazcam eskiden büyükada turunda yaptığım gibi. bu sefer arada minik fotoğraflar çekip görselli hale getirdim yazıyı. her fotoğrafta bisiklet olmalı tabi, görüntüyü bazen batırsa da (bkz:haydarpaşa) bisikletsiz olmaz. zaten amaç istanbul fotoğrafı çekmek olsa neden bisikletle gideyim, amaç istanbul fotoğrafı çekmek olsa neden telefonla çekeyim, amaç istanbul fotoğrafı çekmek olsa neden daha güzel yerleri çekmeyeyim. amaç istanb... yeter.

başlıyoruz
bisikletin arabaya yüklenmiş hali. daha bisiklet taşıyıcısı almadığımız için (5 lira daha ucuzunu bulmak için 1 haftadır almayın diyorum) böyle taşıyoruz şimdilik. ama almak lazım, zor oluyo koyması çıkarması. en sağ altta sarı bi şey görünüyo, reflektörlü yelek galiba o. dönüşte el koyma ihtimalim çok yüksek.

hazırız
arabayı koçtaşın otoparkına bıraktım. ÇÜNKÜ BEDAVA!
artık molalarda aldığım notlara geçebiliriz

adaları severiz
  10:00 - 1.mola
ilk molamı verdim. yerimi bilmiyorum, önümde adalardan en sağdaki var. heybeliada la o bence. bostancı iskelesini falan geçtim.olum burda bissürü bisikletli var. belediye sahil yoluna bisiklet falan da koymuş, çoksel olmuş. başta ankara alışkanlığıyla gördüğüm bisikletliye elimi kaldırdım ama sonra fark ettim ki milyon bisikletli var yollarda.


ön freni pek kullanmadığım için farkına varmamıştım ama fren pabuçlarından biri gevşemiş. iyi ki acil bi şekilde durmam gerekmedi.


elimi bırakıp sürdüm bi ara. evet ilk defa yapıyorum. bi değişik geldi.


sahil yolu dümdüz. ne bi iniş ne de çıkış var. o kadar düz ki ışın utanır ulan ben kendimi düz gidiyo zannediyodum diye.

yol 50 km'den fazla sürecek muhtemelen
(olaylardan habersiz daha garibim). çünkü o arabalar için, onlar sapmadan gidiyo. biz kıyılarda içeri falan giriyoruz. öyle işte. kahvemi bitireyim de kalkayım bari.


bisiklet de görünsün diye haydarpaşanın şimdiye kadarki en kötü fotoğrafını çektim
  11:15 - 2. mola
aslında mola sayılmaz, kadıköye geldim. haydar beyin -ki kendisine haydarpaşa diyenler de var- önünde oturdum. aslında arkasında, deize bakan tarafındayım. bi kere sağımdaki iskeleden karşıya geçmiştik. bikaç kere geçtim ama burdan bi kere bindim sadece.

haydarpaşadan biraz daha ilerlemeyi düşünmekle birlikte beraber götümün iki lobu arasındaki bölgenin acımasından korkuyorum dönüşte. geliş oyalana oyalana 2 saat sürdü sadece ama dönüş genelde daha uzun sürüyo. ay ama yollar tam sürmelik.

habire vapurlar yanaşıyo buraya negsel. etrafta oturmalık çim olsa otururdum ama yok. bankta oturuyom, olsun.


modanın önünde tasmalı köpek havladı. tasmasızlar çok iyi burda, anarada da tasmalı kovalamıştı. şımarıklar çünkü. bok!
kız kulesi. hesapta yoktun hiç çıkarken
  13:14 - 3. mola
aslında fazladan geldim buraya kadar. baktım kadıköy çok yormadı, kısa sürdü hem; dedim bi de kızkulesini göreyim. hava biraz daha ısındı. etrafta yalılar yerine gölgesinde dinlenebileceğim ağaç olmasını tercih ederdim ama taşlar da işimi görüyo. hem ısınmış taşlar, sıcak sıcak oturuyom.

manzarası çoksel ha buranın. telefonla çekince pek iyi değil ama bakınca valla çok güzel lan. olum cidden bak!

birazdan sağımdaki burun gibi şeyi dönüp göney köprüsünü -fsm ya da boğaziçi, hangisi bilmiyom. o yüzden kuzey ya da güney köprüsü demek daha rahat- görüp eve doğru pedallıcam.
güneş kremim olsaydı keşke


buraya da oturayım (5 dakika bisiklet sürmemişimdir)
  13:25 - 4. mola
güney köprüsünü gördüm, artık dönebilirim. bi de, demin arkamda biraz ilerleyince ağaç gölgesi olan oturma yeri varmış lan. ehe.

burda hayvan gibi dondurma yiyen bi kadın var

sol taraftan geçiş yok zannediyodum ben burda eskiden. varmış.
  14:05 - 5. mola
moda. ya donum götümün arasına kaçıyo ya da kurt var. kaşınıyo çünkü giderken. ağırsa tamam normal ama kaşınması?..

yelken kulübü bi şey bi şeysi var. acaba onun diğer tarafına geçebilir miyim. çünkü geçemezsem taa tepeden dolanmam gerekçek.

defterin üstünde karıncalar yürüyo. dergi okuyayım.

hele hele pedallıye
  15:10 - 6. mola
giderken haritaya pek bakmıcam, kendim yol bulayım dedim ama ı-ıh olmuyomuş. fenerbahçede bisiklet yolu bitince sıçızlıyorum. hatta dönüşte haritaya rağmen kayboldum, orası ayrı.

suadiye sahilinde mola vardim bu sefer. 14 km falan kalmı, bence bostancıda falan bi mola daha veririm. bilmiyorum.

Taşınabilir hoparlörümün şarjı 1,5 saatte bitti. göt! dönüşte sahilde bisiklet yoluna girince kulaklıkla dinlemeye başladım. burda araba falan yok nasılsa etrafı duymam gerekmez.

bisiklet sürmek çok eğlenceli!!

son molanın fotoğrafını çekmeyi unutmuşum, o yüzen kadıköydeki yemeği koydum. ikili menü alırım, hayvanlaşırım!
  16:00 - 7. mola
dokuz palmiyeyi görünce dedim mola vereyim bi. aynı hızda giden 5 bisikletli olarak beraber geldik buraya kadar. negsel geldik ha konvoy yapıp. gerçi hızlanmadaki farklılıklardan bol bol bozduk ama genel olarak yakındık birbirimize. güzeldi, hoştu.

10 dakika falan yolum kaldı sanırım. hafif sol çaprazımda (saat 1 yönü falan) büyükada var. demek ki kartaldayim. çok zekiyim evet.



bu kadar efenim.
sonuç olarak istanbulda sahile yakın oturup bisiklet yoluna ulaşım mesafesinde olan varsa haftada en az 4 kere gidip sürsün buralarda. eğimsiz, pürüzsüz yol mis gibi. biz bozkırın ortasında yokuşlarda sürüyoruz da siz mis gibi yolun kıymetini bilmiyosunuz.

4 yorum:

Atyarisindaki Eşek dedi ki...

Hep reklam var blogunda, topla paralari reklamlardan sonra gezmelere git gök! :D
Bisiklet istiyordum ya, bok oldu alamadim.

googhan dedi ki...

al lan al!!
keşke daha önce alsaymışm diyorum bak ben.

reklamdan da o kadar kazanmıyom ama hiç yoktan iyidir diye yayınlıyom :D

Büşra Bayram dedi ki...

o bisiklet nedense ufak geldi bana. Bana mı geldi :S

googhan dedi ki...

yok yaa, kadro boyu falan uygun bana. fotoğraftan öyle gözükmüş olabilir :D