14 Aralık 2012 Cuma

Bu Yastıkları Kimler Konuşuyor?


Yıllardır başımızı koyduğumuz yastıklar şu sıralar Garanti'nin yepyeni kampanyasında dile geldi. Yastıkaltı yatırım hakkında, işin uzmanları olarak son noktayı koyuyorlar.

Türkiye'nin çok sevdiği isimler: Özkan Uğur, Mazhar Alanson, Bartu Küçükçağlayan ve Gupse Özay'ın sesleriyle hayat verdiği yastıklar yastıkaltı biriktirme alışkanlığı üzerine neşeli yorumlar yapıyor, çektikleri çileyi dile getiriyorlar.

Birikim yapmanın daha güvenli ve kazançlı çözümlerinin artık vaktidir, diyor. Hem sosyal ağlarda hem de kendi ağızlarından maceralarını anlatıyorlar.

Onların bakış açısından yastıkaltı birikimin zorluklarını, zahmetlerini dinledikçe stres yönetimindeki yeteneklerini takdir edecek, birikim güvencesiyle ilgili kaygılarına siz de hak vereceksiniz. Yastıkların bile 'Yeter artık' dediği yastıkaltı yatırıma güvenli ve kazançlı bir alternatif olarak, neyse ki Garanti hep hizmetinizde.

Yastık altındaki altını ekonomiye kazandırmak amacıyla fiziki altınları mevduat olarak alan Garanti, 98 şubesiyle 'Altın Salısı' hizmeti veriyor. Takı ve altınların değeri, altın eksperleri tarafından hesaplanıp Altın Hesabı’na yatırılıyor. Böylece altın birikimleri çalınma korkusu olmadan garantiye alınıyor.

NET Hesap ise farklı birikim hedefi olan müşterilere vade sonunda elde edilecek net kazancı ilk günden bildiriyor. Birbirinden farklı 4 hesap sayesinde müşteriler hem biriktirme alışkanlığı kazanıyor hem de vade sonundaki getirisini hesap açılışında garantiliyor.



Garanti'nin birikim ihtiyaçlarınız için en uygun çözüm önerileriyle ilgili daha detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz, yorumlar #yastıkaltıyatırım hashtag’inde.




Bir bumads advertorial içeriğidir.

10 Aralık 2012 Pazartesi

aklınız varsa diş hekimliği yazarsınız, diyim bak ben size

önceki yazımda tam tersini söylesem de yapacağım mesleği daha bi seviyorum.
protezi bitirdim, son güne, son saate hatta son 15 dakikaya kadar çalışıp işlerin %100'ünü teslim ettim ve finale girmeye hak kazandım. daha sonra da finale girdim ve hocanın söylediğine göre geçtim.

eskiden daha teslimlerin hepsini yapmamıştım, şimdi tüm teslimleri yapıp hastaların benim yaptığım protezlerle yemek yiyebildiğini, istedikleri gibi göründüklerini, konuşabildiklerini fark edince yaptığım işi sevdim. randevulara böreklerle gelen, hep dua okuyorum sana diyen hastalarım oldu. gel bi akşam bizde yemek ye, senin de öğle aranı çaldık yemeğini ben ısmarlayayım diyen hastalarımdan sonra ayrı bi sevdim.
"sınav oluyosun dersinden geri kalma" diye hasta yatağından kalkıp sabahın köründe yola çıkanlardan sonra daha da sevdim ve şu anda iyi ki diş hekimliğini yazmışım diyorum. tüm stresine, yorgunluğuna, uykusuzluğuna rağmen birinin ağrısını dindirebilmek, onu mutlu edebilmek çok güzel bi duygu.

sonuç olarak;
aklınız varsa diş hekimliği yazarsınız, diyim bak ben size