18 Eylül 2012 Salı

üniversite yurdunda hayatta kalma rehberi

eveeet, anketimiz sona erdi ve liderliği 12 oyla üniversite yurdunda hayatta kalma rehberi aldı. yalnız sadece 20 kişi oy kullanmış, resmen 20 kişilik güzel insan topluluğuna yazıyorum sadece. diğer 400 küsür kişiden hayır yok. ne varsa o güzel 20 insanda var yine.

konuya başlayabiliriz artık, madde madde yardırıyom.
kural 1 -yemek buldun ye, dayak buldun kaç-
efenim en önemli kural bu, karın doyurabilmek. eğer et yemem, etliyle sütlüyü bir arada yemem (musevi izleyiciler içindi bu), beyaz ekmem yemem çevizli çavdarlı akşamdan şaraba yatırılmış 258 derece odun ateşinde pişmiş yerim sadece, sulu yemek mi aaa esnaf lokantası gibi o ne öyle diyen varsa şimdiden babasından para dilenip eve çıksın. yurt işlerine hiç bulaşmasın o kişiler. harcarlar sizi burda, diyim ben.

zamanında odada sadece kuru ekmek olduğu için onu azıcık suyla ıslatıp yemiş biri olarak söylüyorum, çok zor şartlar altında olabiliyonuz. e gidip alsana demesi kolay, bazı günler kendinizi odaya nasıl attığınızı bilmiyosunuz, yemek o an düşünülen son şey oluyo.

kural 2 -kimseyle kötü olmaya gerek yok-
oda arkadaşlarınıza iyi davranın ki iyi karşılık görebilesiniz. şahsen ben gerek biber gazı sıkma olsun, gerek oda arkadaşı banyoya girince odanın kapısını kilitlemek olsun birçok kötülük yaptım. karşılık olarak benim de üstüme kapı kilitlendi, bana da gaz sıkıldı.
demiyorum ki ot gibi yaşayın, ama fazla uğraşmayın sağınızla solunuzla.
en azından "sabah okula giderken beni de uyandırsana" diyebilecek kadar arkadaşlık seviyeniz olsun akşam yatmadan önce. gün içinde yine hayvanlık yaparsınız ama yatmadan önce ilişkinizi iyi tutun.

kural 3 -sigara mı içiyon sen?-
oda arkadaşınız sigara içiyosa ilk günden ya pencere kenarına, ya kapı dışına mahkum edin onu. arada içerde de içmesine izin verilebilir ama genel olarak odada sigara içilmesi hiç iyi bi şey değil. zaten azıcık insan evladıysa karşınızda pofur pofur içmez. bu konuda sorun çıkartabilirsiniz, sağlık önemli.

kural 4 -içki mi çiçiyon sen?-
sana zararı var mı? yok. bırak içsin.

kural 5 -hasta olmak için en kötü yer-
yurtta hasta olunmaz. mümkün olduğunca hastalık işlerini evde halledip gelin. hem odadaki diğer insanlar virüslerle burun buruna yaşar, hem hasta kişi yatakta tek başına kıvranır. iki durumu da yaşadım, en kötüsü odada tek başına ölümü beklemek. nasıl tiksindiysem odada hasta olmaktan, bi daha da olmadım zaten.

kural 6 -kıs şu müziğin sesini!-
hayvan gibi müziğin sesini açmayın arkadaşım. ama ben kulaklık takıyorum demeyin, ondan da ses geliyo. müziğin en cırlayan yerinde çıkarın kulaklığı kulağınızdan, parmağınızla ucunu kapatıp bir karış falan uzaktan dinleyin bakalım ses geliyo mu diye. eğer sözler anlaşılıyosa kısın sesini. kulak içi kulaklığınız varsa hiçbi sorun yok. takın kulaklığı, muhtemelen dayanabileceğiniz sese kadar dışarı ses çıkmayacaktır. kontrol etmekte fayda var tabi.

kural 7 -donun çok güzelmiş kardeş-
kirli çamaşırlarınızı (özellikle donlarınızı) topluma açık yerlerde tutmayın. ya dolabınızda ayrı bi yer olsun, ya da bi çamaşır kutunuz. durduk yere milletin gözüne sokmayın donunuzu.

kural 8 -seni öğretmene söyliycüeeem-
eğer daha önce hiç uyarmadan odada birini idareye şikayet edecekseniz hazır aşağı inmişken odanızı da değiştirin. bi sorun varsa önce yüzyüze halletmeye çalışın, yine de çözüm üretilemiyosa inin aşağı anlatın derdinizi.

kural 9 -oda nüfusu 2 katına çıkmaz!-
ikide bir arkadaşlarınızı toplayıp odaya gelmeyin. nerde çokluk orda bokluk. zaten sınırlı sayıda oksijen var, iyice azalıyo nüfus artınca. gidin dışarda buluşun.

kural 10 -bi şey ister misiniz aşşaadan?-
bu soruyu sorun. mesela sadece 1,5 litrelik su almak için aşşaa iniyosanız oda arkadaşınıza da bi şey ister misin diye sorun, ufacık şey için aşağı inmiş olmayın. ilerde bi gün o da size sorar, ufak ufak yardımlaşırsınız böyle.

kural 11 -yağmur mu yağıyo?-
işeme sorununuz varsa üst katta yatçam ben demeyin, gidin yerin dibinde yatın!

kural 12 -bi şey mi kokuyo?-
haftada bir banyo yapıyosanız bunu iki günde bire kadar indirin. mümkünse her gün girin şu duşa! zaten tıkış tıkış kalıyoruz, bi de ter kokuları karışıp konsantre karışım oluşturmasın çük kadar odada. ayağınız kokuyosa da koridora sarkıtmayın. ölüyodum!!

kural 13 -ya yok farklı bi şey kokuyo-
çöplerinizi atmayı unutmayın. bir aydan fazla beklemiş her şey ceset gibi kokmaya başlıyo çünkü. kokuttum, ordan biliyom.

kural 14 -senin bilgisayarın şifre neydi?-
EBEN! siktirgit şu bilgisayarın başından!
mümkünse kendi bilgisayarınızı götürün, milletinkine çökmeyin. maddi durumunuz kötüyse güzelce anlatın, kimse malını kıskanmaz. ama durumunuz olmasına rağmen sömürür gibi kullanırsanız o bilgisayarı kafanıza geçirirler.

kural 15 -ışığı kapatayım mı?-
şu soruyu sorun. tamam derse eğer öküz gibi bütün ışıkları kapatmayın tabi, sadece yatağınıza en yakın olanı kapatın. mümkünse uyku gözlüğü alın rahat rahat uyuyun.

kural 16 -sesim geliyo mu? görüntü yok sizin-
internetten görüntülü konuşacaksanız siktirin gidin başka yerde yapın şu işi. ben de yaptım ama olsun, yine de siktirin gidin. anladım ki yanlış bi şey. odada rahat hareket edemez bi kere diğer kişiler, bi de sürekli kendi kendine konuşan bi herif olur. adam gibi yazın.

kural 17 -yemek isteyen var mı-
dışardan yemek söyleyecekseniz diğer insanlara da sorun. merak etmeyin herkes kendi hesabını ödüyo

kural 18 -horluyom mu ben?-
sorun. ilk günden sorulmaz tabi ama biraz samimi olunca öğrenin horlayıp horlamadığınızı. eğer böyle bi durumunuz varsa önlem alın. ben mesela diş gıcırdatıyorum, gece plağı takıyom fazla ses çıkmasın diye.

kural 19 -yemek-
bak tekrar söylüyorum bunu, çok önemli çünkü. yemek seçmeyin, yiyin.


şimdilik yeter sanırım bu kadar. yurt kapısından girmeden önce şöyle bi okuyun bence bu yazıyı.

9 Eylül 2012 Pazar

konusuzluktan kavruldum -anket-

aslında konuya karar verememekten kavruldum demem daha doğru olur. oturup da bi şey hakkında şöyle yardıra yardıra yazı yazamadım ne zamandır ağız tadıyla.
konuya karar verememek en büyük etken. hadi diyorum şunu hakkında yazayım, aklıma başka bi konu gelince a-aaa bak bu daha güzelmiş diyip bırakıveriyorum ilk konuyu.

bakın yan yarafta anket var, efenim sizlere sorayım da ona göre yazı yazayım artık. yoksa adam akıllı bi şey çıkacağı yok bu blogtan. arada yazma aşkı geliyo, bi de böyle deneyelim bakalım gelcek mi yine o istek.
ordan gidin seçin istediğiniz şeyi, bikaç gün sonra yazarım o konu hakkında.
etseniz etseniz siz adam edersiniz bu blogu, benden hayır yok. hadi tosunlar, hadi köfteler...

4 Eylül 2012 Salı

değişmese olmuyo mu şimdi?


ALLAANIZ VARSA YAPMAZSINIZ...
(ayrıca afedersiniz ama o birçok iyileştirmenizi alın da... bak kötü kötü konuşturuyolar beni herkesin içinde!!!)




olmuyo olum, olmuyo! yeni sistemlere geçemiyorum ben.
xp çıktı, win 98 kullandım
vista çıktı, xp kullandım
win 7 çıktı, bu sefer win 7 kullandım

o sondaki istisna diğer bilgisayarın vista olmasından ve ne bok bi şey olduğunu görmemden kaynaklı. ama genel olarak eski sürümleri tercih ediyorum. değişiklik sevmiyorum şu arayüzlerde. yapmayın etmeyin ağalar, almayın eskiyi benden...