15 Haziran 2012 Cuma

finallere girmesem noolur ki?

sınav stresi iyice başıma vurdu. ciddi anlamda finallere çalışmayıp şimdi ne kadar bilgiye sahipsem onlarla sınava girip geçtiğim dersten geçmeyi, kaldığım dersleri de seneye tekrar görmeyi düşündüm. mantıksız da gelmedi uzun bi süre.

aslında... YOK LAN OLUR MU ÖYLE ŞEY!?

hay lanet, gece gece ne girdi aklıma!

10 Haziran 2012 Pazar

sınav rehberi başlangıcı

GÜZEL SANATLAR OKUYUN (degdimisimdi dedi yaz deyu)


efenim merabalar. ankaraya döneden bi yazı daha yazayım dedim. yarın ankaraya dönüp haftaya finallere girmeye başliyciim.

asıl yazacağım şey bu olmasa da, bugün doğum günüm ha benim!
sağ olsun, okul stresten 3 yıldır hoş bi doğum günü geçirttirmiyo bana. cınım benım. BOK YE!!! evet yazının konusu bu, okul.


neden böyle bi konu seçtim peki? çünkümküm sınav var yakında. lys oluyo sanırım bu. zamanında dersanelerde gözetmenlik yapardım, ordan biliyorum. yeri geldi kopya çektirdim hatta kopya verdim, yeri geldi askeri düzende oturttum. eğlenceli bi işti. neyse efenim, konumuza dönelim. üniversite.
asıl üniversite yazımı sınavların bitimiyle uzuuuun uzun yazacak olsam da kısa bi girişi yapalım. hem diğer yazı rehber gibi olur.


bi kere aman sınava gireyim, bi yere yerleşeyim sonra rahatlarım düşünceniz varsa NAAAAAH!!! derim ve gerekli hareketi çekerim size. küçümsemiyorum ama hıbılıbı üniversitesi süt ürünleri mühendisliği ne kadar zordur bilemem ama eli yüzü düzgün bölümler için yok öyle bi rahatlama.
kendimden örnek vercem yazıda daha çok. hep söylüyorum, liseden integral bilmeden mezun oldum ben. hatta öss'ye de öyle girdim. 2 tane soru gelmişti sanırım integralden. birini boş bıraktım, biri için de şıkların türevinden gidip buldum cevabı. yani konu eksiklerini öyle pek de şaapmayın, bi şekilde ulaşabiliyosunuz cevaba.
lisedeki sınavlarda da matematikte oturup formül çıkartırdım 50 tane formül mü ezbirlicem yeaa diye. sinüs kosinüs şeyleri, toplama formülleri falan yarım yamalaktı hep. sınavda tamamlardım.


lisedeyken en azından benim yanıldığım bi yer daha vardı. bu sınavlar çok zor!
hayır zor değil.
o zamana kadarki en zor sınavlar belki ama zor değil. şimdiki sınavlarıma da zor diyorum ama ilerde belki doçentlik sınavında bunlar da neymiş yeaa dicem. beterin beteri var. o yüzden kendinizi strese sokmayın, her sene 1 milyondan fazla öğrenci o sınava giriyo. sen de gireceksin ve o kadar kişinin içinde önemsizsin canım. strese sokma kendini boşuna.

1 milyon kişi giriyo dedim ya bunların ilk 100.000'i iddialı kişiler, diğerlerini salla. asıl rekabet de ilk 10.000 arasında. son 1000'e bi sözüm yok, bok yesin onlar. insan bikaç yanlış yapar!
ilk 100.000 arasındaysan yandın koçum. yüzdelik dilim, taban puanı derken o rehberlik kitapları içinde kaybolcaksın. puanın tutucak, ama  yüzdelik dilimde altta kalıcaksın. yüzdelik dilimin tutucak, bu sefer de puanın yetmicek bölüme... onu mu yazsam bunu mu yazsam diye düşünecen falan filan.
heh, bunları yapma. bak dinle beni yapma!
şimdiki puanlamayı bilmiyorum, bizim zamanımızda 380'di tavan puan. mesela 350 puan yaptın ve istediğin bölüm 325 puan. aman 25 puanım ziyan olcak diye düşünme, sikerler puanını yaz istediğin yere git! 345 puanlık yüksek bölümlü ama istemediğin bi yerde okuma boşu boşuna. seneye bırakıp tekrar sınava girceksin çünkü. olan 25 puanına olsun ama istediğin yere git.

la hayvan, sen de 0,300 puan farkla girdin okuluna deme, ben istediğim yerdeyim. burası tutmasa da çapa tutardı, yine istediğim bölüm. la çapa konusuna mı geçsem burdan... geçeyim!



ya rehber gibi yazı olcak zaten ilerde, çapa-hacettepe ikilemimi yazayım ben. her sınav dönemi final olsun, vize olsun çapaya gidecem der, araştırırım yatay, dikey, çapraz, u dönüşü, bodoslama geçişleri. ama yok, geçemiyorum. çapaya gidecem gidecem diye hacettepe dişte dönem 3'ün sonuna geldim. artık demiyorum.
gerçi çapanın o güzel pratik eğitimini almak isterdim ama biraz daha geleceği düşünüp dus diyorum ve hacettepenin yanına bi [galp] koyuyorum.
dus ne diyeceksin, dişhekimliğinde uzmanlık sınavı. tus vardı ya hani tıpçıları inim inim inleten, heh onun diş versiyonu. gelmesiyle gayet mutlu olduk biz, çünkü aldığımız hayvani teorik eğitim işe yarayacaktı sonunda.
ilk zamanlar okuldaki hocalar stresli olsalar da dus sonuçları geldiğinde herkesin yüzü gülüyodu okulda. başarının allahını gösterdi sınavda hacettepe öğrencileri. tabi ben de bunlar içinde olur muyum bilmiyorum ama uzmanlık istiyorum artık ciddi olarak.
hayvani teorik ağıtim aldık dedim ya, bi de pratik yüzü var işin. burda çapanın önünde bir dakikalık saygı duruşundan sonra hacettepeye geliyorum. pratiğin teoriğimiz kadar iyi olmadığı kabul ediliyo okulda. bazı hocalarımız da diyolar bunu.
yine de biş hekimine gitmem gerekse mutlaka hacettepe mezunu arar, ona giderim. pratik kötü değil, sadece teoriğin gölgesinde kalmış. teorik ve pratiğin birleşmesiyle bu açık fazlasıyla kapanmakta zaten. "Daha ileriye...En iyiye..." fikri gerçekleştirilmiş durumda.


teorik eğitim, can!
DEĞİL!!!
aslında öyle belki ama şu an benim için değil çünkü finallere çalışıyorum. yine geldik rehber kısmına.
bak canımcım, lisede çalıştığının kat kat fazlasını çalışçaksın üniversitede. kan alacaklar götünden! integral konusu yine, sınavından bi şey bilmeyip 39 aldım. işlemlerin yarısına kadar getirip bıraktım hep.
peki burda nooldu? periodontloji sınavına gayet bilgi dolu bi şekilde girip 24 alıp çıktım. öyle yardırıp geçecekler. aman diyim bu sınavların değerini bilin.
kopya çekin mesela, öğrenin. sonra benim gibi kendinizin sınav sonrası ecüş bücüş şekle girip yine de okuyamadığınız yerlere yazarsınız. bitirin sınavınızı, ondan sonra başlayın kopyaya. yakalanırsanız da pis kaka bok diyip alırlar kağıdınızı. burda soruşturma falan bi şeyler var, hiç bulaşmayın aman diyim.



neyse, burda bitireyim yazıyı. gidip finallere çalışçam biraz daha. rehbere kısacık giriş oldu, ilerde konu konu yazarım muhtemelen. öyle profesyonel bi yardım olmaz ama neyle karşılaşacağınızı falan görürsünüz en azından.

9 Haziran 2012 Cumartesi

Bu Kafalara Ulaşmak İçin Ne Gerekir?



Oyun Linki : https://www.facebook.com/rufflesturkiye/app_298027463617532

Ruffles, reklam filmlerindeki “böyle kafalar” konseptini internete de taşımış, Türkiye’nin ilk Goldberg projesini yapmış! Adına ise Ruffles MAX Machine denmiş... Böyle bir makine gerçekten de olsa olsa “böyle kafalar”dan çıkardı!

Ruffles Max’ın lansmanı için hazırlanan videoyu yeterince dikkatli izlerseniz, üzerlerinde soru işareti bulunan kutuları görebilirsiniz. Kutuların içinde ne olduğunu da bilirseniz o zaman ödüllerden ödül beğenirsiniz. Çünkü Ruffles, videoya kutular gizleyerek Facebook üzerinden oynanabilen bir oyun yaratmış ve videoyu interaktif bir hale getirmiş. Yukarıdaki link sizi oyuna götürecektir. Düzenekte kullanılan malzemelerden bazıları da kısaca şöyle:

- 2 adet 74 model Mini Cooper (Bayandan)
- 3 barbekü (hepsi yandı)
- 2.3 km ip ve 1.5 kilo barut
- 327 adet okey taşı
- 7 çamaşır makinesi
- 3750 parça LEGO
- 800 adet tahta
- 630 balon ve daha niceleri...

Ayrıca Ruffles videoyu daha eğlenceli yapmak için onu sonunda ödül de bulunan bir oyuna dönüştürmüş. Ödüller bomba:

- Adidas 1000 TL hediye çeki
- iPad 3 (Yeni)
- iPhone 4S
- PS Vita
- AR Drone
- Oyun koltuğu

Size tavsiyem dikkatli izleyin!

Bir bumads advertorial içeriğidir.

5 Haziran 2012 Salı

uzun uzun aralardan sonra

efenim merabalar. buralara da uğrayamadım ne zamandır ha!
başka bi blogtan da o kadar reklam yaptım halbuki. başka blog dediğim de ayda 10 görüntülemesi falan olan bi şey ama olsun, reklam sonuçta.

aslında burda bi şiir vardı ama böyle bi yeteneği açığa çıkarmak istemiyorum. tamam, şiir bile denemezdi ama çıkmasın işte böyle bi yetenek açığa, dünyada böyle pisliklerin de olduğu bilinmesin. hep dünyaya katkı bunlar hep!...


gebzeye geldim ben. gebzeye değil de evime geldim desem daha doğru olurdu aslında. 2 hafta final çalışçam işte, sonra ankaraya gidip tekrar sınavlara giricem. ÖMRÜMÜ YEDİN HACETTEPE!!!
aslında hacettepe demeyeyim. hacettepenin bissürü bölümünde dönem bitti ama diş hekimliği hala devam ediyo. olum biz de hacettepeliyiz, ne böyle ayrı gayrı. kimin anasına bacısına küfrettik de allabelamızıverdi bizim?

çalışasım da yok finallere. periodontolojinin ikinci sınavından 24 almışım. ben büyük ah almışım, belli. yoksa olmaz böyle. iyi, ağzım burnum yamulmadı. gerçi titpim düzelirdi belki yamulsa. neyse.
bi de hava çok sıcak. gebzenin nemi de tuz biber ekiyo üstüne. yazı yazarken parmaklarım klavyeye yapışıyo. şaka değil lan, cidden yapışıyo bazen. tabi bunda bilgisayarın klavyesini kullanmamın da etkisi olabilir. kablosuzu taşımayayım diye yurtta bıraktım. bu da bi garip geldi, öbüründe parmağımı havaya kaldırmayadan tuşların üzerinde kaydırıyodum bazen, bunda yabışıb galıyo.


yurttan toplanmam da ayrı bi hoşluktu. aşağıda dolabımız var, ağzına burnuna kadar doldurdum onu. hatta 2 poşeti de bi arkadaşımın odasına bıraktım. birinda dişlerin olduğu kavanoz var, kontamine şeyleri diğer eşyalarımla karıştırmıyorum. öbüründe de yurttan tamamen toplanmışken tam odadan çıkayım dediğimde gördüğüm terliğim ve botum. bot kalıyodu ha odada, iyi kurtardım keratayı!
acı sosumla fındık kırmamı unuttum ama buzdolabıda. olsun.



nomalde her gün yıkanan ben (hatta bazı günler ikiye çıkardı bu cıbı cıbı işi) 3 gündür su yüzü görmedim. ankarada hemen "pis hissediyom lan ben kendimi, koktum kaldım yemnediyorum" diyip şampuanımı, duş jelimi alır, terliklerimi giyip şıpıdı şıpıdı giderdim banyoya ama burda olmuyo.
halbuki evde daha rahat. yurtta her banyoya gidişimde müdüre ile karşılaşma ihtimalim var. e noolcak demeyin, donlarımın yarısından fazlası kırmızı, kadın yanlış tanıcak beni. hepsi yılbaşından kalma lan onların, sapık falan değilim. halbuki ne kadar efendi uslu bi insanım...
bikaç kere pantolonumu duşa asarken düşürdüğüm için öyle gidiyorum. daha rahat ama, püfür püfür geziyorum yurdun iç... neyse.



ne zamandır yazmadım diyorum ama yazcak bi şey de bulamıyorum. sınav stresinden midir nedir?
hakikaten var stres. 77 almam lazım periodontoloji finalinden. ikinci vizede aldığım notun 3 katından 5 fazla. alinin yaşını bulunuz.

pratik sınavlarının hepsinden de 50 alsam geçiyorum. pratiklerim hiçbi sene sorun olmadı, 3 sene boyunca ortalamayı 70 üstünde tutarak bana göre gayet büyük bi başarı gösterdim bence. alkış kendime!
teoriklerdeyse durum bu kadar iyi değil ne yazık ki. sadece patolojiden 50'ye giriyorum. 54, 55, 63, 75, 77... endodontiyse daha belli değil ama 50'ye girerim muhtemelen. hep böyle kocaman kocaman notlar almam lazım finallerden. sıçtım sanki, sene tekrarı yaparsam şaşırmam.
olsun, dinlenirim.

bi de millet 2 gün çalışıp finallere giriyo ya, sinirimden böbreklerimi yiyorum! la olum nası bitiriyodunuz konuları 2 günde!? ben daha ilk okumayı tamamlayamıyorum lan o kadar zamanda. gerizekalı mıyım acaba diye stres basıyo sonra.


ders konusunu bi süreliğine bırakıp şunu dinleyelim hadi.
son albümde en sevdiğim şarkı bu şu anda. ilk zamanlar raise the knowledge'tı. daha sonra immigraniada oldu. şimdi sırada bu var. he üçünü de sarılıp uyuyabilecek kadar çok seviyorum ama en sürekli değişiyo. şimdi raise the knowledge var mesela kulağımda, değişik bi hoşuma gitti kerata!



futraflı yazı olsun bu. kontrol panelinde futrafsız olunca geçiliyo, futraflı daha iyi gibi. okunmayınca üzülüyorum bak ben. en çok üzüldüğüm şeyse bloga girişlerin en çok futraf görüntüleme ve saçma sapan aramalarla olması.
sapıklı futraflar koysam bir aylık görüntülemeyi 2 günde yakalarım ha! bi de sex, porn gibi etikletler şeederim, obareeeey şahlanır gider blog.





du bakalım koyacağımız futraf bi konuyla ilişkili olsun.
ohoho hatta dur şaabam bak, ödül var, çekiliş var şeysi yapayım başlığı. ona uygun bi de resim koyam buraya. 50 izleyici küfredip gidecek belki ama eğlenceli olur. bakalım bakalım tıkıldatılma sayımızda değişim olcak mı?
haberdar ediciim sizi pek sevgili okuyanlar.



demiştim aslında ama yaptıktan sonra pislik bi iş yapıyomuşum gibi geldi, değiştirdim yazıyı. hediye yok. başlığı falan da değiştirdim hep.