27 Mart 2012 Salı

I (L) periodontoloji

akşam periodontoloji çalışırken bi yerde takıldım kaldım, sinir stres yaptım kitabın başında. dedim bi yemekhaneye gidip karnımı doyurayım hem rahatlarım biraz.
gittim yemeğimi yedim bi güzel, yurtta oyunumu oynadım falan. tekrar oturdum dersin başına ama yok, ilerlemiyo. 10 satırlık yeri kabul etmiyo beyin. ikinci maddenin başında sistem iflas ediyo, baştan başlıyorum okumaya. elli kere okudum ama ı-ıh tık yok. orayı okumadan ilerleyemiyorum da, sinirden kitabı yicem şimdi!
yazam şuraya bi, blogu açtıkça karşıma çıksın.


alveolar process aşağıdakilerden oluşur:
1. haversian kemik ve kompakt kemik lamellası tarafından oluşturulan kortikal kemiğin eksternal plate'i
2. ince kompakt kemiğin oluşturduğu ve alveolar kemik proper diye isimlendirilen ve radyograflarda lamina dura olarak görülen, iç soket duvarı. histolojik olarak, içinden periodontal ligamenti, alveol kemiğin merkezi bileşeni olan kanselöz kemik ile birbirlerine bağlanan nörovasküler demetin geçtiği bir dizi açıklık (cribiform plate) içerir.
3. bu iki kompakt tabaka arasındaki, alveol kemiğini destekleyen, kanselöz trabeküller. interdental septum kompakt sınır içinde kanselöz destekleyici kemikten oluşur.

ek olarak, çene kemikleri, apikalde lokalize olan ancak diş ile ilişkili olmayan bazal kemiği içerir.



ohanes, yazınca tane tane ilerledim, daha bi anladım sanki. ikinci maddeyi anladım en azından. pek sevdiğimiz lamina durayı anlatıyomuş.
ilk madde external cortical plate imiş, internetten baktım.görsel bulamadım ama dış kısmı saran kemik plakası olarak düşünmekteyim kendilerini.
üçüncü maddede de iç kısımda kalan trabeküler kemikten bahsediyo muhtemelen.

görsel konulmayınca anlaşılmıyo tabi!
huysuzkuzu uğruyo arada buralara, eğer görürsen bi yorum olarak yazabilir misin bunların ne olduğunu. emin olmadan girmeyeyim sınava.

26 Mart 2012 Pazartesi

bırakacam okulu, rahat rahat okumaya gurbet ellere gidiciim

bu sene kayıtları kaçırdım ama seneye sınava girip çapa dişe giricem.

EVET YİNE SINAVLARA ÇALIŞMAYA BAŞLADIM!!!






her sınav dönemi çapaya gidicem diyorum, böyle diye diye dönem 3 oldum. ama yok, seneye okulu bırakıp çapaya gidiyorum. zararın neresinden dönersek kardır, akıl sağlığı daha mühim bi mesele bence.

he pratiklerine can kurban, orda saygım sonsuz.

25 Mart 2012 Pazar

peyintbol

efenim merhabalar, bi türlü başlayamadım buralara yazmaya. arada biiki kayıt yayınladım ama devamı gelemedi.
neyse, bugün de yazayım bişiy belki gelir devamı.



dün paintball'a gittik sınıftan 16 kişiyle. öküz gibi eğlenip geldim. karşı tarafa geçme olsa daha da eğlenebilirdim ama yoktu o, 3 kız olduğ için dayanıklılık limitlerini de göz önüne alarak kelle avı oynadık. adı vahşi gelebilir ama en sakin oyun muhtemelen. ortada sınır var, karşı tarafa geçmek yok. rakipleri sadece kafadan vurabilisin, kol bacak puan getirmiyor. boşuna mermi harcamış olursun.



oyunun başında güya taktik vardı ama kuralı bilmediğimizden uygun bi taktik değilmiş anladık. herkes tek devam etti ilerleyen zamanlarda. herkes tek ve herkes geride demek daha doğru aslında, bizim takımdaki nerdeyse herkes en geri siperlerde vurmaya çalışıyo karşıdakileri. bi ben ilerdeyim, ben de abartarak en uç sipere kadar gittim. araba kendisi, onun sayesinde korunuyorum ama unuttuğum bi şey var, araba bacakları korumaz. puan gelmeyeceğini bile bile bacağımdan vurdular habire. he sebebi yok mu? var. oyun başında şey denmişti, rakibi bacağından vurursanız o acıyla ayağa kalkıp koşar, o sırada vurursunuz kafasından.
peki ben kaçtım mı? ASLA!
kıvrana kıvrana durdum orda. zaten bacak pek acıtmıyo da kaburga, kafa arkası ve parmak kötü oluyo. iyi ki kendi eldivenimi getirmişim çünkü parmağımdan vuruldum ve eldivenli olmama rağmen acıttı bayağı bi.

kafa arkasından vurulmam da kötüydü. siperde yan bi şekilde saklanıyorum, kafamın arkasından KÜT! diye bi şey vurdu, baktım boya. takım arkadaşlarımdan geldi diye onlara kızdım ama daha sonradan anladık ki salak ben çok geride durmuşum siperde, arkam açıkmış. hain düşman da affetmiyor tabi, çata çuta geçiriyor arkadan.


laser tag'e gidelim dediler bi de ama bu kadar eğlenceli olduğunu düşünmüyorum. bi kere acı hissi yok. bunda o acıyla gaza geliyosun zaten. oyunlardaki gibi açığa çıkıp çata çata ateş etmek yok, pısıp kalıyosun bi yerde.

şu anda ayağımda hem koşmanın ağrısı, hem de vurulmaların acısını yaşıyorum. bu halimle bile kesinlikle tavsiye ederim efenim. gidin, vurulun, vurun, eğlenin.

19 Mart 2012 Pazartesi

gökanın tribünle imtihanı

efenim diş. hek. fak. - tıp fakültesi maçına gittim bugün, okuluma olan aidiyet duygum bi kat daha rttı yemnediyorum.

sadece kendim de gitmiyorum, başkalarını da coştrup derse girmelerine engel oldum pişman değilim.
başlarda beraber gittiğim insanlarla bi kenardan maçı seyrederken erkeklerden oluşan bi grup gördüm. bizim fakültede kız/erkek oranı çok fazla, dişten o kadar erkeği bi arada görünce şaşırdım. dedim ben de gidem aralarına iki zıplayam.
başlarda arkadan ufak zıplamalarla, basketlerde alkışlarla olaya dahil olmaya çalışan ben maçın sonunda sahadaki oyunculara "sana girsin oooo, sana girsin ibneeaaaooo" diye bağırıyodum.



burdan sonra küfürler artacak, isteyen devam edebilir

15 Mart 2012 Perşembe

kafasız adam vs siyah saçlı kız

geçen gün arkadaşımda kaldığımda vo(t-d)kanın bi türlü çarpmayışı üzerine değişik bi şeyler almaya büfeye gitmeye karar verdim. kısa süreliğine tek kalcak olan arkadaşıma "koridordaki kafasız adama dikkat et" diyip korkutmuştum kendisini. sabah kalktığında neden korktum ki la ben ondan diye sorgluyodu.

bugün de aşağıda, ıssız bi yerde olan diş labında bi arkadaşımla beraber çalışıyodum. işim bitti, çıkarken de "pencereden bakan siyah saçlı kızdan korkma sakın" diyip çıktım. arkamdan bağırıyodu.
arada böyle ufak pislikler yapılabilir, bunlar kötü şeyler değil.

ya yazı yazacağıdım ne güzel, yarın okul olduğu aklıma geldi. neyse daha zaman çok, bisürü bissürü yazarım daha.

14 Mart 2012 Çarşamba

gelcem ben, aklınızda bulunsun

ne zamandır yazmamışım buralara. aslında her gün girip diğer bloglardaki yazıları falan okuyorum, kendi bloguma yazmıyorum sadece.

kısa bi zaman sonra döniciim efenim, yazacak şeyler birikmeye başladı.
-akıllı arkadaşım yüzünden nasıl 132 yerine 312 numaralı otobüsü beklediğimi
-suratıma kusulmasını!
-sigaraya başlarsam bunun sebebinin kesinlikle alkol olacağını (sigara boktur, o ayrı)
-endodontide sıçışın ardından hocaya karşı toparlayışımı
-cerrahi gözleminde asistanlar tarafından uğraşılmamı
-kulak içi sony kulaklığımın yerinin doldurulamamasını
-itunes'u kullanamayıp kendimi gerizekalı gibi hissetmemi
-deontoloji notuma itiraz dilekçemi ve hocanın 50 kere deontolojiden de kalınır mı demesini
-çamasır makinesinin bedava olup eşyalarımı 2 günde bir yıkayarak deterjan yumuşatıcıya para yetiştiremememi
-neredeyse her sabah yoklamaya imza attırmamı, okula gittiğim zamanlarda da 6-7 kişiye imza atmamı
-bilgisayara kendi istediğim milyon filmi yükleyip daha sonradan hiçbirini beğenmeyip seyretmememi
-deli gibi crusader kings II oynamalarımı
-telefonla konuşmak için ameliyathanenin içinde boş oda aramamı
-iğneden korkan kızın benim sinir bakışlarımı görünce daha da coşup ağlamasını
-son zamanlardaki sonu gelmez şeker isteğimi

bunların hepsini anlatıciim yakında. bizi izlemeye devam ediniz efenim...