29 Ekim 2012 Pazartesi

tek çocuk olmak

evet efendiiiim...
hatırlarsanız bir zamanlar fakir ama gururlu bir anket varıdı... heh, işte orda konuları yazmıştım, hangi konudan yazı yazayım diye. şimdi sıra 9 oyla ikinciliği elde eden tek çocuk olmak başlığında. hadi başlayalım.


bi kere altın kuralı en başa yazalım. benim malım, BENİM malımdır.
evet, çıkış noktamız bu. tabi her tek çocuk için böyledir demiyorum ama genel olarak gördüğüm ve kendimin de yaşadığı durum bu. çünkü pek paylaşmaya alışmamışızdır. burdan bi konuya daha geçicem ama birazdan gelicek o.
kendi odamız, kendi yatağımız, kendi eşyalarımız vardır. odamızı, eşyalarımızı bi kardeşle paylaşmayız. bakınca güzel bi durum gibi duruyo bir evde çocuk için olan her şeyin tek sahibi olmak. güzel de, inkar etmiyorum. ama eksik. mesela eşyalarını paylaşan kardeşlere baktığımda değişik duruyo bu. benim eşyamı benden habersiz birinin kullanması gibi. nasıl kullanırsın olum BENİM eşyamı! ha nasıl?!
onlar böyle düşünmüyo işte. mesela kulaklığım mı ortada yok, sağa sola bakarım önce. peki kardeşli insanlar naapar? kardeşine sorar sen mi aldın diye (sanırım böyle yaparlar yani). kardeşin de kullanma hakkı var çünkü onu.
he tabi biri gelip şu kitabını verir misin dese tabi der veririm, bunda sorun yok yanlış anlaşılmasın. benim yabancı olduğum durum o kitabı izinsiz alabilecek birinin varlığını kabullenmek.

şimdi demin paylaşmakla ilgili olan konuya gelebilirim. üstteki kısmı okuyunca böyle pisliiiik, paylaşımdan haber olmayan, iğrenç insanlar gibi duruyoruz sanırım ama öyle değil. ben mesela birçok şeyimi paylaşırım sorulmak kaydıyla.
ama bazen paylaşmadığım şeyler de olur. pisliğimden mi? hayır. çünkü aklıma gelmez sormak.
mesela bi şey yiyorum, bi arkadaşım da var. öyle ister misin sen de diye sormak gelmez aklıma. kıskandığım için falan kesinlikle değil, böyle bi şeye alışkın olmadığımdan. sahip olduğum şeye paylaşılmalı mantığıyla sahip olmadığım için. sahip olduğum şey kendimin kullanması içindir.


bir diğer konu, oyunlar. benim için oyun demek P1 demek. ataride P2 kısmını anca misafir gelince kullanırdım. onun haricinde tek kişilik geçti oyunlarım. annemle, babamla oynardım bazen.
komşuya giderdim bazen de oynamaya. değişik olurdu.


---burası yazının taslaklardan çıkıp haftalar sonra devamı gelen bölümü---

tek çocukken koruma içgüdüsü fazla olmaz. sizden daha küçük birini korumamışsınızdır ve nasıl olacağını da pek bilmezsiniz. yavaş yavaş öğrenilebilen bi şey olduğu için çok da sorun değil. paylaşmak kadar zor değil öğrenmesi.
tersi durumda da mahalledeki itler için "mnıza koyucam sizin" diyip çağıracak bi abiniz yok. gerçi sakin site sakinlerine sahip olduğumuz için böyle bi şeye gerek de kalmadı. tabi gönül isterdi ki aşşaa mahalleye gidip millete dalaşıp sonra abiyi öne sürebilelim ama olmuyor genşler.


hafif titizimsilik.
annemizin yaptığı bi şeyi ortasından bölüp beraber yemediğimiz için ya da alınan bi şeyi kaşıkla beraber yemediğimiz için yemek konusunda biraz titiz olabiliyoruz. ben mesela ortak tabaktan başkasıyla bi şey yemem. ya ad mesela bardak ağız kısmından parmakla tutulmuşsa hiç hoşuma gitmez.
biriyle aynı bardağı kullanma konusuna hiç girmiyorum zaten. o ayık kafayla mümkün değil yapmayacağım bi hareket!


kendi kendine yetebilme belki de tek çocuk olmanın en büyük avantajı. şehir dışında okuyosanız yalnız olacağınız için önceden hazırlığınızı yapmış halde geliyosunuz. anne baba durumu için elinizde pek bi şans yok, 10 kardeş de olsanız onların olmaması hep sabit bi şey. bunun yanında aileden başka, belki de daha yakın birinin yokluğu olmuyo sadece.


efenim şimdilik aklıma gelenler bunlar. eğer bak şu da var, ekleyeiblirsin dediğiniz bi şey olursa devamını getiririm.
sonuç olarak tek kardeş olmak bence iyi ve kötü yanları olan, ama iyi yanları daha ağır basan bi durum. bi yalnızlık hep var, sahiplenme duygusu biraz daha fazla ama kendi kendine yetebilme duygusu ve rahatlık daha ağır basıyo.

4 yorum:

Cessie dedi ki...

Üşenmediğim bir zaman bir tek çocuk olarak okuyup yorumlayacağım.

Gece Yürüyüşü dedi ki...

Çok merak ediyorum kardeş nasıl bir şey diye. Ama simdi kardesin olacak deseler ki bu saatten sonra demesinler korkarım kaçarım. Düşünsene odanı falan paylaştığını. Korkunç gibi geliyor.
Evet benim malım benim malımdır. Benim olanı istemesinler. Cok beğendilerse ben gidip ona aynısından alıyım ama istemesinler.
Ben mesela toplu bi yerde bir şeg yiyeceksem paylaşılabilir şeyler alıyorum. Kek mesela paylaşılmıyor. Bisküvi falan alıyorum. Keki paylaşan da var nasıl yapıyor bilmiyorum.
Ve hani şimdi yurtta kalıyorum. Çom kardeşi olanlardan daha iyi uyum sağladım. Düşünsene adamlar alışmış seste uyuyor. Ben hayatta uyuyamam. Ve herkesi kendim gibi sanıp sessiz falan oluyorum. Onlar bana aynı şeyi yapmıyor ama ben ideal oda arkadaşı oluyorum.
İnsanlar çok yalnızım derken ben bazen ne zaman yalnı kalıp kafa dinleyeceğimi düşünüyorum.
Öte yandan annem ben evleneceğim diye ölecek korkudan. Bi tane evladım var o da giderse diye. Bak bu dezavantaj.
Daha bi sürü söylenecek şey vardır aslında ama şimdilik bu kadar benden. :)

Demet Gil dedi ki...

Çok zor abi-abla sahibi olmak. Çünkü bikere onun egemenliği altına gelmiş gibisin hep bi önce ben vardım ayakları var. Eve ne alınsa o seçmeli kalanı sen almasılısın. Çikolata bölüşülecekse büyük çocuk büyük payı almalı. Elektronikler aletlerde üstünlük payı abinin ablanın. Tüm okul hayatım boyunca hep abimin kitaplarını kullandım.. Falan filan böyle bir sürü olay :)

Kardeş sahibi olmak kötü değil bedava köle ksjdhfjhasdf ama abin ablan varsa hüff

googhan dedi ki...

Gece Yürüyüşü
bu saatten sonra benim de kardeş riskim yok, rahatım. düşünemiyorum bile mesela :D

keki beyle ortadan pörç diye bölüp verebiliyosun birine. ben genelde kek alırım, bisküvi çok çabuk bitiyo.

evlenme olayımı henüz düşünmüyoruz. yani okul bitene kadar evlenmenin e harfi konuşulmuyo :D


Demet Gil
çok dolmuşsun karşim çok dolmuşsun :(
ama sonda senin de aynı şeyleri yapacağını görüp üzüntüm geçti, iyi yapmışlar dedim :D