12 Mayıs 2012 Cumartesi

sıhhiye vs. beytepe

hacettepe beytepe kampüsü kütüphanesinden hepinize kucak dolusu sevgiler efenim.
geçen yazımda beytepeye gidicem demiştim zaten ama bugün olması planlar dahilinde değildi. tedavi labından erken çıkınca tası tarağı toplayıp beytepe kampüsüne geldim.
gece uzun, yayıp yayıp anlatmaya çalışıcam bugünü. gerçi yazılarımı okuduğumda yayma konusunda pek başarılı olmadığımı gördüm. fiti fiti yazıp geçiyorum her şeyi. bu sefer uzun olsun azıcık.


şimdiii yolculuğumuz sıhhiye kampüsünden kalkan 230'la başladı. kampüs dediğime bakmayın, hastane. hadi tıp, eczacılık, fttr falan bunların hastaneden ayrı binaları var ama diş hekimliği direkt hastanenin -1. katında. hastalarla çok içli dışlıyız, hatta bence biraz fazlasıyla. insan her sabah okulun içinde asık surat görünce pek iyi başlayamıyo güne. tamam onlar da keyiflerinden öyle değiller ama haftanın her günü görünce bi zaman sonra bıkkınlık geliyo artık insana.
neyse efenim ne diyoduk, sıhhiyeden bindim otob... yok daha binmedim. önce yurtta çanta hazırladım. diş fırçası ve macunu, deodorant, parfüm, kalem, ders notları, gece üşürsem diye gömlek falan çantaya doluşturup çıktım yurttan. ondan sonra da 230 numaralı otobüse binip beytepeye doğru yola çıktım.

daha 2 gün önce geldiğim için ineceğim yer sorun olmadı, lök diye indim hemen. zaten bissürü kişi inmişti, bilmesem bile burda inerdim. indim işte, ilk hedefim kütüphane. çünkü gece orda kalıcam ve çantamı bırakıp rahat dolaşmak istiyorum.
tabelada kütüphaneyi gördüm de işaretleri takip edip yürümeye başladım. bulmam zor olmadı, kocaman bi yermiş zaten. içeri girince ilk şaşkınlığımı yaşadım. beytepe 1-0 sıhhiye. 3 katlı, gayet geniş, yer sıkıntısı olmayan bi ktüphane. normalde sıhhiyede en yoğun olan saatte gitmiştim, ama gayet rahat boş yer bulabildim. ilk skoru beytepe kaydetti.


çantamı bıraktım içeri, dışarı çıkıp biraz bölümelere gireyim dedim. saat 2-3 falandı. bikaç saat sonra kapanır binalar. en azından bizim diyarlarda öyle.
ilk aradığım yer 2 senelik hayalim olan nükleer enerji mühendisliği oldu. fizik mühendisliğiyle aynı binadaymış. üst katlarda olduğunu hatırlıyorum, bi kere daha gelmiştim lisedeyken. bikaç kat çıktım işte, dedim panodan notlara bakayım kaç almış insanlar ortalam olarak. ahan da ne göreyim! bi blogger'ın adı var orda! isim vermiyciim, normalde de ismini kullanmıyo zaten. ehe ehe yapıp projesinin ne olduğuna bakıp casusluk yaptım. artık bazı önemli bilgiler var elimde [sinsi gülüş]
daha nükleer enerji katında gelmemişim diyip devam ettim merdivenlerden çıkmaya ve santral çizimlerini gördüm. bi zamanlar çalışmak istediğim yerler. bi kat daha çıkıp bölüme girdim. hatta sınıflara falan baktım oralarda. eskiden okumak istediğim yerlere...

daha sonra gözyaşlarımı silip dışar... ehe şaka lan ne gözyaşı. yeter bu kadar radyasyon diyip dışarı çıktım. daha cessie için biyoloji bölümünü bulucaktım. biyolojiyi ararken bissürü yemek yerinin olduğu bi yere çıktım. resmen kampüs hayatı vardı burada!
burger king, yürüyen merdivenler, milyon tane yemek alternatifi, gitar hiro, abones say say bitmez. ve beytepe ikinci golünü de atar. beytepe 2-0 sıhhiye
lisedeyken gelmiştik bi kere. çimler var karşısında buranın. hava yağmurlu olmasınra rağmen gittim oraya oturduğumuz yeri buldum. bi fotoğraf çektirmiştik, aynı yerde durup vay canına dedim içimden. o zamanlar bana çok uzak gelen yerde öğrenciydim artık. üstelik kazanamam ben buraları yeaa dediğim elektrik elektronik gibi bölümlere bile çok rahat gelebilecekken tercih etmemiştim onları. gerçi tercihimde vardı ama oraya gelmeden öncekilerden birinin tutacağı belliydi.

çimlerde pek bi değişiklik olmamış. diğer bitkiler falan aynı yerinde. hatta çöp kovası bile fazla hareket etmemiş. sırf burada geçirdiğim bikaç dakika uğruna beytepe hanesine bi gol daha yazılabilir beytepe 3-0 sıhhiye
yavaş yavaş uzaklaştım oradan. normalde hızlı yürüyen ben içim bi hoş olunca yavaş yürüyomuşum meğer. 


daha sonra fakültelerin olduğu tarafa geçip biyolojiyi aramaya devam ettim. kuyru bi yerde gibi görmüştük yandex haritasında. duvarındaki boyayı hatırlıyorum. orda görünce de hatırladım zaten. yanında merdiven var mı peki? evet. bakalım ne yazıyo kapısında... biyoloji. evet, hedefe ulaştık.
içeri daldım hemen, eğlenceli bi yere benziyo. ağaç çizmişler, ekosistemi anlatan bi çizim de vardı. duvarlarda hayvanları latince adlarının da bulunduğu küçük küçük fotoğraflar gördüm. hatta birini okuyayım derken düşüyodum.
sonra sınıflara daldım. en tepeye kadar çıktım, yol bitince de aşağı indim. hatta cessie görüp daha hırslı çalışsın diye bikaç fotoğraf da çektim, yollucam kendisine.


ordan çıkıp boş boş dolaşmaya devam ettim. 2 yerde birileri bağırıyodu. alkışlar falan da vardı. sıhhiyede pek alışık olmadığımız bi durum. hastanenin içinde olduğumuz için genelde pek ses çıkartmıyoruz. rahatlık güzel şey.
zaten insanların suratında da o rahatlığın getirdiği mutluluk vardı. genel olarak daha mutlu gördüm burdaki insanları. ve diğer tarafa göre daha iyi arkadaşlıklar var. sıhhiyede kulak başına düşen kulaklık oranı buradan çok daha yüksek. yani tek dolaşan insanlar fazla. buradaysa genelde 2-3 kişi dolaşıldığı için kulaklığa pek rastlamadım. öğrencilerdeki bu mutlu görüntüyle de beytepe farkı açıyor... beytepe 4-0 sıhhiye

demin bi yeri atladım sanırım. nükleer enerji mühendisliği binasına girerken bi hoca olduğunu düşündüğüm kişi kapının orda durdu ve bana bakıp sırıtmaya başladı. ne yaptığını anlamadığım için ben de durup ona sırıttım. sırıtıştık birbirimize o şeklide. yuvarlak gözlüklü, hafif kısa bi bayan hocaydı. biraz da tombul suratlı diyebiliriz, sevecendi ama. yabancı olduğumu anladı da mı baktı acaba diye düşüne düşüne yukarı çıkmıştım.


evet efenim, sıra geldi yemeğe. kafeterya yazısının olduğu yerden daldım içer... oha sıraya bak!!!
uzunca bi kuyruk vardı, koridorda yılan gibi kıvrıla kıvrıla ilerleyen. neyse biraz zaman geçsin rahatlar dedim ama yok, 20 dakika sonra bile aynıydı. napalım diyip girdim sıraya.
sıranın sebebini aşağıda anladım. sadece 1 tane turnike vardı. sıhhiyedeyse yoğun zamanlara göre ayarlanmış halde 3 turnike bulunur. ve oradaki sıra beytepedekinin yanından bile geçemez. en uzun kuyruk buradakinin çeyreğinden daha azdır muhtemelen.
ayrıca masaların olduğu yer de sıhhiyede daha rahat. burada biraz daha sıkışık. ve sıhhiye yemekhane sayesinde ilk golünü atıyor beytepe 4-1 sıhhiye


karnımı doyurduktan sonra kütüphaneye gelip çalışmaya başladım. akşam olunca da dedim biraz daha dolaşayım karanlıkta. belki böyle de güzel olur. nah güzel olur, kayboldum!
ciddi anlamda kayboldum ama, tabela mabela hiçbi şey yok. güvenlik de göremiyorum etrafta. sap sap dolaşıyorum. en sonunda edebiyat fakültesinin orda gürdüm de ona göre geldim kütüphaneye. aaah ah sıhhiyedeki adım başı güvenlikler... içeri giriş serbest olduğu için sanırım çok güvenlik var. beytepedeyse kontrol girişte oluyo, içerisi için çok da gerek yok.

kütüphanedeki bedaa çaylar konusu iki taraf için de aynı. buranın avantajı bi görevlinin doldurup vermesi, sıhhiyenin avantajı çay servisinin hiçbi zaman durmaması. çünkü içerdeki odada ikinci çay demlenmeye başlar. burada biraz ara var ikincisi arasında. çok da sorun değil.




evet efeniiim, bitirdik galiba.
skora son kez bi bakarsak beytepe 4-1 sıhhiye gibi bir durumla beytepenin fark attığını görüyoruz. biz sıhhiyede hekimsiniz, paşasınız, 10 kaplan gücündesiniz diye gazlanırken aslında o 10 kaplan öğrenciliğimize, 5 senemize girmiş. asıl öğrencilik burada olan, beyaz önlük giyip doktorculuk oynamaktan daha güzel bi hayat var burada. zaten hasta bakmazken ilk 2 senemizi burada okumak isterdim. en azından 2 seneliğine 'üniversiteli' olurduk. olmadı, arada gelip üniversitede okuduğumu hissederim.
bunu düşününce gerçekten üzüldüm yalnız. bölümümü ne kadar sevsem de kampüsün yeri başkaymış. doktor hanım, doktor bey denilip olgun davranmaya zorlamakansa insana 20 yaşında ve hala genç olduğunu hissettirebiliyor.

21 yorum:

seymsomething dedi ki...

yazık lan sana da asdfghjklş. 4-1 ne demek yani adeta küfür gibi. ama işte dediğin gibi siz hekimsiniz ondan diğer sıradan öğrenciler gibi değil daha olgun, daha bilgi akan bir yerde yani hastanede olmanız gerekiyor (yorumcu motive etmeye çalışırken s*çar)

sıhhiyede kesin "lan zaten bunların yaşadığı bi hayat yok bari isteyen yemek yiyebilsin de isyan etmesinler" mantığı uyguluyor. beytepede de tek turnike kesin her yerde yemek yeri olduğundan vardır. zaten tek yemek yiyen bunlar şeklinde asdfghjkl.

nükleer enerji mühendisliğindeki hoca belki de seni o bölüm için hazırlanan bi öğrenci sanmıştır da bölümden korkma diye sırıtmıştır sana -fesat düşünce-

güvenlik sorununu da ele alıp sıhhiyeye 2.golü attırsaydın ya olm. kaybolmuşsun ne de olsa sdfghjklvbnmöçryuhjklş

googhan dedi ki...

hekim değiliz öğrenciyiz daha :D okulda da söylüyorum zaten bunu. elime enjektör verseler hangi anesteziği koyacağımı bilmiyorum :D

sıhhiyede okul dışından yemek yiyebiliyoruz ama onlar da kafe tarzı olunca pek kolay karın doyurucu olmuyo. burda teheeeyy...

ya sakallarımı uzattım da geldim (~1 mm) büyük görüneyim diye. yine de öyle düşündüyse radyasyon manyaa yaparım onu. ya da o beni yapar, bilemedim :D

burası daha güvenli aslında. oraya elini kolunu sallayıp girenler var. öğrenci bölümünde hastalar falan dolaşıyo bazen :D

seymsomething dedi ki...

ananın karnından enjektörle çıkmadıysan ya da geceleri sana vahiy falan gelmiyosa nerden bilicen lan zaten onu asdfghjk

yemek sepeti olduğu sürece kimse aç kalmaz bence :D

sakal? asdfghjklşi -afedersin. ıhım!

he o zaman onu saymamak daha iyi :D -bi de kimlik okutma varmış zaten ooo beytepe baya fark attı asdfghjklşi

googhan dedi ki...

anesteziden A2 ile geçtim. şu an bilmem gerekiyo yani :D
rüyamda bile anestezi yapamadığımı görmüştüm, bi an önce öğrenmeliyim

sakallarım hakkında lütfen üstüme gelme. yavaş yavaş çıkacaklar elbet. -yani, umarım-

kimlik okutmayı sıhhiyede güvenlikler toplayıp kendileri yapıyolar. yerimizden bile kalkmıyoruz :D

seymsomething dedi ki...

anestezi yapamıyorsan senin hastalarına şimdiden çok üzülüyorum diyebilirim O_O

olsun olsun. sakala ne gerek var zaten kesiyorsun yani hiçbir esprisi yok. cidden yani iyidir öyle asdfghjkl

olsun olm böyle şeyleri kişi kendi yapınca daha bi atraksiyonik daha bi eğlenceli oluyor asdfghjklşi

googhan dedi ki...

daha bakmadım hasta, ondan. teorikte biliyorum ama pratik yok :D


tabi yea, haftada bir kesiyorum ben kendilerini :D


aslında evet daha eğlenceliydi. böyle herkes kalkıp oraya yürüdü falan...

Cessie dedi ki...

"sıhhiyede kulak başına düşen kulaklık oranı buradan çok daha yüksek. yani tek dolaşan insanlar fazla."

tespitin oliym lan :D

"skora son kez bi bakarsak beytepe 4-1 sıhhiye gibi bir durumla beytepenin fark attığını görüyoruz. biz sıhhiyede hekimsiniz, paşasınız, 10 kaplan gücündesiniz diye gazlanırken aslında o 10 kaplan öğrenciliğimize, 5 senemize girmiş. asıl öğrencilik burada olan, beyaz önlük giyip doktorculuk oynamaktan daha güzel bi hayat var burada. "

Anneme okutucam buraları hep!!!

Benim okyamadığım tabela o tabelaydı bence.

Tişikkir ederim Gökan :D

googhan dedi ki...

çok pis tespitler yaparım :D

en karamsar yazdığım yerini okutma. "kızım böyle sorunlu insanları okuma sen" diyebilir. diğer kısımlar daha bi eğlenceli :D

içerde milyon tabela var. lazım da zaten yol bulmak için :D

degdimisimdi dedi ki...

Şimdi sana zamanında yaptığımız beytepe sıhhıye kapıştırmasını hatırlatırım :')
Bi de o kafeterya dediğin ne la? Beycafedeki yer mi? Hangi kafeterya olm ben hiç bi yerde öyle bi yazı görmedim.

googhan dedi ki...

şurda iyi yaka arasında dostluk kurmaya çalışıyorum, hemen bi şirretlik çıkartıyosun ha!

kafeterya da yemekaane la işte. orda öyle yazıyodu. ziraatin yanı, hacettepesıtorun karşısı. BEN BİLE BİLİYORUM!!!

degdimisimdi dedi ki...

Git la ben sıhhıyeye günahımı bile vermem. Öyle tiksiniyorum. Sorunum senle değil beyaz dostum.

Ben içgüdüsel gidiyorum lan artık nerde ne yazıyo ona bakmıyorum ki. Ayıb etmişler yemekhane lan ora neden kafeterya yazıyon. Bi de 3 var lan aslında yemek verilen yemekhanede. Daha doğrusu 2 kat. Ama üst katta 2 turnike var. Sırası çok olur ama çabuk gelir. Gerçi sıhhıyedeki daha çabuk diyosan tabi doğrudur haklısın TAAĞAM

googhan dedi ki...

oha harbi mi lan!!! ben bi bodrumu biliyodum, hep orda yedim :D
diyorum burası kışla gibi, kucak kucağa mı oturup yemek yiyo mu insanlar...
ehe, bi dahakine yukarı çıkarım.


olum sıhhiyeyi niye sevmiyon lan? bacına küfür mü ettik, avradına laf mı attık niye sevmiyosun bizi?

degdimisimdi dedi ki...

Hah bak dedim var bu işte bi iş. Çünkü çok kocamandır orası. Ama üst kata çıkmaya üşeniyo millet alt kat daha doluyo ondan.
He valla da hepsi yapıldı lan pdajsdoıasjdoıasdjaoısdj öyle nalet aha ulus ha sıhhıye yağne

googhan dedi ki...

olum şimdi festival mi var ne bok varsa hanzolar kütüphanenin oraya geliyolar hep akşamları. bi gün pis ağzımızı burnumuzu daatçaklar ama hadi bakalım...

sıhhiyeye gel, bak sana yemek ısmarlıcam lan :D böyle böyle sevdircem sana sıhhiyeyi.
he bi de bugün brokoli çorbası varıdı

degdimisimdi dedi ki...

Bulaşmaa yavrrıııımm bulaşmaa balısı şdaspdoaspdoaskd
11 yıldır ankaradayım olm ben sen kime neyi sevdiriyosun
ben yarın brokoli çorbası yapcam en iyisi bu böyle gitmez

googhan dedi ki...

balısı deme lan, balısı deme gözünün yağını emem balısı deme! elim ayağım titriyo hep burda :D

ankara değil ama, sıhhiye. gel vallah sevdiririm lan. sanat sokağı falan var. millet bokuna boncuk dikip sanat diye yutturuyo. oraları falan görürsün :D

degdimisimdi dedi ki...

Çok seviyom ben :B
sanat sokağı mı? oha la. taam düşünücem dpoasdpoaskdpoaskd

googhan dedi ki...

gel 8 tane cami var. her vakit birinde omuz omuza saf tutarız.
yatsılara akalım!!!

:B nası bi ifade lan. dişlek gibi duruyo, boş anıma geldi, anırdım burda :D

degdimisimdi dedi ki...

pkdjaspdkamsidşkasğpdokasdğpıajsğdoajsdkğapsıjdpaosudjhaoğpsdıjah9pudhaopsğdıjaposdjasoduıajsodık taam.
O da en sevdiğim ikinci ifade. Çok duyguyu verir bak. Ben seviyomdan sonraki ruh halini nasıl da yansıttı.
Bi de 8B var daha avanak modeli ama onu kimse anlamıyo ifade olduğunu.

googhan dedi ki...

la bırak :') :'/ bundaki duygunun 10 katını verir. aslanlarım benim!

oha burdan bakınca çok güzel duruyo lan o ifade :D
sokakta görsem ben de anlamam ifade olduğunu, kul hakkı yemeyelim şimdi.

googhan dedi ki...

ben seviyomdan sonraki ruh halini demişsin la sen. bak orda haklısın. orda ver etmiş duyguyu, ver etmiş duyguyu!