26 Nisan 2012 Perşembe

gökan rapor veriyor

meraba. ne zamandır (hakkaten, ne zamandır?) yazmıyorum. hayatıma genel bi bakış atalım, özet geçelim sonra gideyim ben.

bi kere her gün kütüphaneye gidiyorum. deli gibi çalışıyorum. işe yarıyo mu? HAYIR!
notlarım yine orta seviyede. 60 civarından kurtulamadım bi. "ulan 60 alıyosun, bi de bik bik ötüyosun" demeyin, gece 12'den önce yurda gelmemek nedir bilir misiniz?

çok övündüğüm pratiklerimden birinde sıçmanın eşiğindeyim. yapacağımız bi dişin kalıbını çıkartmıştım, onu çekmecemde unuttum. normalde muma şekil verip yapmamız gerekir onu, ben kalıp çıkartıp direkt eritilmiş mumu içine döküp o şekli yaratıyorum.
neyse, çekmeyece koydum işte, daha sonra unuttum ben onu orda labtan çıkarken. ertesi hafta bi arkadaşıma söyledim dişle putty'yi alsana ordan, görülmesin diye. diş yok! 3 kişi bulmış olabilir

1- asistan. olabilecek en kötü durum. yapılmaması gereken bi şeyi yaptım ama bunda hocamızın "kayıtlara geçmesin bu kısım, yetiştiremezsiniz!" demesi etkili oldu. yoksa yapar mıyım hiç öyle şeyler (ııı... yaptığım olmuştu)

2- dönem 1 öğrencisi. şimdi burda işler biraz değişik. ya aaa negzel bi şey bu diyip cebine atmıştır, ya da asistana sormuştur bu ne diye. cebine atması işime gelir.

3- temizlik görevlisi. bulduğu her şeyi çöpe atmaya programlı bu insanların eline geçtiğini umuyorum putty ve dişin. işe yarar eşyaları bile atan insan minicik şeyi kesin atar.
en büyük ihtimal de bunda. çünkü asistanlar çekmeceleri kontrol etmezler. öğrencinin de bakacağını sanmıyorum. sadece temizlik görevlisi uğraşır bence onlarla. umarım öyle olmuştur.



başka bi konuyu anlatalım bakalım...
şey, yemek konusu.
eski düzenim kayboldu yemek konusunda. yine günde en az 1 öğünümü yemekaanede yiyorum ama geç kalktığım için öğle yemeklerini yemem gereken zamanda yeni kahvaltı etmiş oluyorum, haliyle yiyemiyorum. yine de fena sayılmaz.


uyku
gece kütüphaneden gel, uyu. sabah kalk, yerine imza atmaları için arkadaşlarına mesaj at. öğlen uyan, kütüphaneye git.
bu kadar.




biraz dah olay anlatalım, bırakalım durumları.
efenim geçen gün eskişehire gittim, seviyorum la ben orayı! çoksel bi yer. 2 dene futraf koyayım, tivitırda da yayınladım hatta aynılarını.

takla atan var, atamayan var

doğayı sev, yeşili koru. ağaca sarıl!

son zamanlarda takla atma işini hayatıma iyice yerleştirdim. arada sıkıldıkça ve fazla insan yoksa çevrede kütüpaanenin önündeki çimlerde takla atıyorum. güzel oluyo beynim başım dönünce. seviyorum.


he şeyi de anlatayım. efenim biz yüksek zümre davranışı gerçekleştirdik geçen gün bi arkadaşımla. kızılayda hangi cadde olduğunu unttum ama insanların bol bol yürüdüğü bi yerde, bi kafenin balkonu. elimizde sıcak şaraplarımız, arkadan lo bi aydınlatmayla orhan veli şiirleri okuyoruz. çok mutluydum la orda, huzur doldum taştım böyle. bi de sınav çıkışına denk getirdik, mis gibi oldu. öyle kuru kuru okumak da değil, her şiiri tek tek üzerinde konuşarak ilerliyoruz falan çok güzel oldu.

çıkışta naaptık peki? gittik kokoreç yedik!
ikisinin de kalbimde yeri ayrıdır, gayet mutluydum her ikisinde de.

kızılaydan koleje yürümüştük kokoreç yemek için, ben gayet mutlu mesut ordan yurda yürürüm diye düşünüyodum. çünkü zaten yolumun üstü. bekle, yürürsün. her ne kadar kokoreç de yesek beraber, o bi dişi ve minibüse bırakılması gerekir. haydaaa tekrar kızılaya döndük ordan, minibüse bindi gitti, bu sefer yürümeyi gözüm yemediği için ankarayla döndüm yurduma.
normalde odun kişiliğimi ön plana çıkartıp baştan yurda dönerdim ama sırf sıcak şarap içeyim diye evden kalkıp gelmiş, çok ayıp olurdu.



öğlen sınavdan çıkınca kitaplarımı kütüpaaneye bıramıştım, birazdan gider çalışırım. 2 saat çalışayım en azından, boş oturmayayım.
hadiyn kendinize iyi bakınız efenim

4 yorum:

AniEtki-TersTepki dedi ki...

doğayı sev
yeşili koru
ayıyı öp!

googhan dedi ki...

ağacı sevmiş o :D

ona benzer bi şey çıkmış ortaya. aklıma gelmemişti ama karikatür. gelse ayı gibi de durabilirdim orda, yeterince rezillik yapmıştım zaten :D

seymsomething dedi ki...

dünden beri sayfanda çıkmadığını gördüğün biri varsa ve onu sapık olarak değerlendiriyorsan dur bi sakin ol. sadece dün attığın postu okumak için açtım ama tabi yukarıda açık unuttum şimdi döndüm sayfana. ıhım.

o kalıp işi ne oldu? bulabildiniz mi? noldu la kalma dersten falan yazıktır

o fotoğrafta sen takla atabilmişsin gibi görünüyo sdfghjklş.

çok iyi o şarap ve şiir olayı ya. sonrasında cidden farklı bi boyuta geçmişsiniz ama asdfghjk

googhan dedi ki...

kütüphanede geçiyo ömrüm, bloga hop uğrayıp gidiyorum. tivitıra yazıyorum telefondan, daha rahat olayo :D

masamda oturanı buldum, şimdi kendisine sormaya geldi sıra. eğer o almamışsa temizlik görevlileri atmıştır ki en iyi ihtimal buydu zaten :D

sonraki fotoğrafta inişte yamuşduğum belli, onu koymuyorum popom çok meydanda :D

o son kokoreci yemicektik...
ya da yok yaa, iyi ki yedik mis gibi oldu