27 Ekim 2011 Perşembe

mutluluk

efenim merabalar.
böyle karşılamalı giriş hiç yapmamıştım, bugünkü nedensiz mutluluğumdan yapayım dedim (bak burda konu hakkında ipucu verdim)

gerçi ipucuna gerek yok, birazdan anlatçam mutluluu. önce biraz günü anlatıp yazının giriş kısmını oluşturalım.
normalde her sabah 7'de kalkıp (salı hariç, o gün 1 saat geç başlıyo ders) duş alıp kuruyup okula giderdim. dün bu gidişhata bi dur demek için gittim saçımı kestirdim. kafa hacmimde belirgin bi düşüş oldu. bu yan etkiydi, asıl etkisi her sabah dujdan kurtardı beni. accık uzayınca (accık ~10 cm) yıkadıktan 24 saat sonra yağlı görünüyodu saçlarım. en azından bana öyle geliyodu, huzursuz oluyodum.
kestirdim, mis gibi geziyom böyle.
heh, bu sabah kısa saç avantajımı kullanıp yedibıçıkta kalktım. ııı şey... aslında sekizde. yataan içinde yarım saat oyalandım çünkü.


evet, yazıya giriş kısmını oluşturduk. şimdi konuya hafif hafif girelim beraber. (yazar burada okuyucuyu hikayeye dahil etmeye çalışıyor)

derse girdim çıktım falan, saat ikibıçık gibi yurttaydım.
hemen kafamda günlük program yaptım iki tane.

program 1
sırt çantası ve bilgisayarla halaya gidilecek.
giderken kızılaydan diş malzemeleri alınacak

dezavantajları: halamlara kızılaydan gidersem ankaray+otobüs şeklinde aktarma yapmam gerekir. ben sevmem öyle aktarmayı. otobüs çok sıkışık oluyo bi de.
he ayrıca bayramlık almam lazım, eğer halama gidersem bu iş daha ileri tarihe sarkacak, o zaman da alışveriş merkezleri dolu olcak.


program 2
kızılaya gidilip diş malzemeleri alıncak
ordan ankamall'e gidilip bayramlık bakılcak
halaya yarın gidilcek

dezavantajları: ev ortamından bi gün daha uzak kalmak. ankamall girişinde diş malzemelerinin sorun çıkarma olasılığı


ikinci program daha bi hoş geldi gözüme, uyguladım.
diş malzemelerinin 187 lira tutması biraz moralimi bozsa da 170 ısrarımın sonuç vermesi sevindirdi beni.
hayvan gibi pazarlık yapıyorum.
-187 lira toplamda
-170tir o
-tamam 180
-170 yazıyo orda. burdan öyle görünüyo
-175
-ben gördüğüm parayı veririm. 170
-tamam 170 olsun -.-'

17 lira için mi o kadar yaygara yaptın demeyin, ortalama indirimim %10. toplamda yaklaşık 2000 liralık malzeme aldığımı düşünürsek 200 liralık bi kazanç demek bu. az diil yani.
iki maximum karttan da çekim yapılamadı, birinin süresi dolmuş, biri açılmamış. bankamatik kartı kullanılabiliyomuş sayın blogırlar, aklınızda bulunsun.


buralarda öyle pek bi mutluluk yok.
ankamalle gittim burdan. bayramlık bakıyorum ama o kadar umutsuzum ki. 'hadi bi de şu mağazada bulamayım' mantığıyla alışveriş mi yapılır? resmen bulamamak üzere giriyorum tükanlara.
bi tane buldum, bedeni yok. hiçbi yerde yok. ankaradan gebzeye kadar. bedava mı diye baktım, diilmiş.

daha sonradan defaktoda buldum 3 tane giymelik şey. maviyi eledim, lacivert-beyaz ve gri- beyaz çizgili giymelikşey arasında seçim yapmam gerekti. lacivert-beyazı seçtim.
garip olan şey annemle babamın da dün aynı giymeliklere gebzede bakması. annemin lacivert-beyazı, babamın gri-beyazı beğenmesi.
aramızda değişik bi etkileşim var. yüzlerce çeşit ürün içinden aynı iki tanesini beğeniyoruz.


heh, işte bu defakto sırasında mutluluk geldi bana efenim.
sebebi yok, mutlu oldum. müzik çalmıyodu, yapmayı hiç sevmediğim bi şeyi yapıyodum (alışveriş). neden mutlu olduğumu bilmiyorum ama yavaş yavaş mutlu olmaya başladığımı hissediyodum. tarif edemiyorum ama çok güzel bi duyguydu.

ordan çıkıp ankamall ritüelimi gerçekleştirdim yine. dienardan uykusuz alıp börgır kinge gitmek. bu sefer penguen aldım gerçi, abisi. daha bi güzel geliyo artık penguen.
neyse, gittim börgıra. normalde accık yiyip doyan bi insanım. mutluluktan mıdır bilmem, ikili menülerden aldım (mutluluktan falan değil, ucuz olduğu için). normal şartlar altında bi vopır cünyır menüyle doyarken vopır cünyır + tendırs menü aldım. tani 2 patates ve iki kolayla. yiyebiliceeme inandım.
ve yedim de.
bi menüde şişen insan iki menü yemişti. karnımı ovuşturup (çok eğlenceliydi) kalktım.

he bişiy daha diyim, penguende arka arkaya iki karikatüre hayvani güldüm. eğer ankamallde ağzından patates püskürten insan gördüyseniz o benim. kötü bi zamanlamaydı patates ve karikatür için.



dönüşte beirutun the rip tide albümünü dinledim. beğenmemiştim başta ama şimdi çok güzel geliyo.
ankaraydan çıktım, yurda yürüyorum. lan dedim hayvan gibi para harcadım zaten bugün, 8 lira daha harcayıp mutluluğu taçlandırayım. iki tane kırmızı almak için büfelere baktım, hepsinde efes var. piiiğ dedim ki bi tanesinde kırmızılar göz kıprtı bana. aiy yavrucaklarım diyip iki tanesini kucaklayıp yurda döndüm.
kantinden de cips aldım ama yemicem, çok tokum.


mutluluğumun sebebini hala bilmiyorum. o duygunun şu anda bile benimle olmasıysa ayrı bi güzellik. daimi kalması ümidiyle...
hepinize kucak dolusu sevgiler gönderiyorum efenim

3 yorum:

Cessie dedi ki...

-187 lira toplamda
-170tir o
-tamam 180
-170 yazıyo orda. burdan öyle görünüyo
-175
-ben gördüğüm parayı veririm. 170
-tamam 170 olsun -.-'

:D :D :D
hiç beceremem...
öğret bana da -.-

At Yarışındaki Eşek dedi ki...

Yarın ben de mutlu olicciim. Gök! Döverim seni bak hemen bedenlerini yazıyorsun aldığın şeylerin. Yarın def.cktoya bakıyım ben de. Bakacaktım zaten. Direkt oraya gidecektim ama lcw'de 28 beden var pantolon. Öyle de güzel hani.
Bi de hırkalar var ya onlardan alcam böyle yünlü yünlü. Ben de mutlu olacam Gök! Yarın mızıka alcam bi de :D

googhan dedi ki...

Cessie
önce fiziği bitirelim, daha sonra pazarlık dersine geçeriz :D

Ümut
höyt höyt geç kaldım sanırım, internetsizdim bi süre ama yazayım bak.
bi kere pantolon yok lcw'de. waikikide var, hani şu çocuk olan. onda da 15 yaş, belden lastikli :D

üst olarak da defaktodan sımol ne bulursan.


ayrıca o mızıkayı 1 senedir alcan ümut :D