29 Eylül 2011 Perşembe

I (L) minibüs

şurda anlatmıştım hastane hastane gezdiğimi. bugün gittim röntgen çektirmeye, bakalım akciğerlerim ne durumdaymış dedik. tombul tombul çıkmışlar röntgende tosuncuklarım. uy canlarım benim, sağlıklılar. yurda kaydolmamda bi engel kalmadı yani.

mr (emar, magnetic resonance) sonucumu da aldık bugün ama doktur yoktu, gösteremedik. ben teşhisleri okudum. minimal düzleşme, minimal dönme, sacral vertebranın lumballeşmesi gibi teşhisler var, en altta da sonuç diye bişiy yazıyo. L5 S1 seviyesindeydi galiba, posterior bulging. ne bu bulging diye baktım fıtıkmış.
tabi doktor fıtık demeden inanmam ben fıtık olduğuma. 
o üstteki 3 teşhis için egzersiz gerekiyomuş. en sevmediğim şey, bakalım naabıcam bu belimle. ama o lumballeşmeyi daha ilk görünce anladım ben. o kadar anatomiyi boşuna mı okuduk? normal insana göre 1 tane daha hareketli omurum var. doğuştan.



evet hastane konusunu kapatıp ankaraya gitme konuma başlıyorum. aslında bu da hastaneyle alakalı, çünkü okul aslında hastane. sağlıklı insana hasret kaldım azizim.

bu gece tatilimi noktalayıp... aa dur dur bu konuya hiç başlamayım, ankarada yazarım. asıl yazcaam şey başka.



bugün verem savaşa giderken yine saçma sapan bissürü şey oldu yolda. sabah sabah millet uykusunu açmadığından mı saçmalıyo bilmiyorum ama normal olmadıklarından eminim.
daha minibüse binmemle başladı. önümüzdeki adam çukura girmemek için fren yapıp sola kırınca minibüs şoförü kapıyı açıp adama baarmaya başladı.
ilk tepkiler tamam normal konuşmaydı ama "adam gibi sür, oynama yolda" diye bağırmanın mantığı ne? keyfinden mi fren yapıyo sanki adam.


ikinci wtf O.o ifadesi de dönüşte minibüs beklerken belirdi suratımda. meslek lisesinin (evet yine meslek lisesi) önündeyken 2 öğrencinin konuşması.
-ilerde winston satıyolar
+bende bi dal var şahsen

YUH!!!
söndürülmüş, yarım var deseydin bi de beynamaz. sırf içmiş olmak için mi içiyon naabıyon evladım sen? bir dal var nası bi mantığın ürünü izah et bana.



jr. şeyh gördüm yolda. böyle şalvarını giymiş, üzerinde ona uygun bol bi giysi efil efil dolaşıyo. çok özendim çocuğa, minnacık bişiy ama keyfini biliyo kerata. kafasında kasket mi ne denir bilmiyorum ondan var, güneşten de korudu kendini. valla biliyo efendim bu çocuk işini.
ne rahipler gibi boğazına kadar ilikleme derdi var, ne hahamlar gibi küçücük kipa başımdan düşçek korkusu. rahat rahat salına salına yürüyodu. gül suyunu da sürsün oh misler gibi...



düşünelim bakalım anlatçak başka bi şeyim var mı... ııı yok, bu kadarmış.
ankarada görüşmek üzere efenim.

11 yorum:

Cessie dedi ki...

"jr. şeyh gördüm yolda. böyle şalvarını giymiş, üzerinde ona uygun bol bi giysi efil efil dolaşıyo. çok özendim çocuğa, minnacık bişiy ama keyfini biliyo kerata. kafasında kasket mi ne denir bilmiyorum ondan var, güneşten de korudu kendini."

hazır bir okuyup üfleseydi bence :/
tabi para istemiycekse!

googhan dedi ki...

okuyup üfleme olmasa da minibüs boyunca selamün aleyküm diye ilerleyen adam da oldu. geldi benim yanıma oturdu bi de. selamün elyküm dedi, kafamı sallayarak gereken cevabı verdiğimi düşünüyorum.

halbuki dönüp shalom aleichem deseydim, orda beni bi temiz dövselerdi ne kadar nezih olurdu. böyle ağzımdan burnumdan kan gelcek ama, o derece.

Cessie dedi ki...

dövmezlerdi bence *.*

googhan dedi ki...

jr. şeyhlerin arasında yaşıyorum. daha şalom diyemeden şal... dediğim anda ilk yumruğu burnumda hissedebilirim.

(abartı tabi, bu kişiler mutlaka diğer dinlere de kendi dinlerine duyulmasını istedikleri saygıyı gösteriyolardır)

Cessie dedi ki...

bence o parantez içi açıklaması hiç hoş olmadı.

googhan dedi ki...

nöden?

Cessie dedi ki...

ben de bilmiyorum cincır öyle dedi ben de ileteyim dedim.

googhan dedi ki...

cincır mı, o kim?
bi tayyarı biliyorum ben

Cessie dedi ki...

cincır benim dans edercesine atan kalbim ^^

googhan dedi ki...

tanıştığıma memnun oldum kendisiyle :D

Cessie dedi ki...

o da olmuş :D