22 Ağustos 2011 Pazartesi

kavuştum sonunda ukuleleme

bugün ukulelem geldi.
öss gecesi (bizim zamanımızda o vardı. yaşlandık), tercih sonuçlarının açıklanacağı gece fosur fosur uyuyan ben sabaha kadar oturup ukulele heyecanı yaptım. sabah 8 gibi falan uyumuşum.

öğlen. saat 1'i biraz geçiyo. kapının çalmasıyla -.- şu şekildeki gözlerim O.O naböle pörtledi. askerden oğlum geliyo sanki, altı üstü bi ukulele.
kapıya koşup kimooo dedim aşşaa, mng kargooo diye karşılık verdi. gırmızı tuşa basıp beklemeye başladım. asansörün meşgul ışığı yandı. 0... 1... 2... 3... 4...
asansör durdu, kapı açıldı ve elinde kutuyla mng adam gelmişti. gözlerimin evrimi ^.^ şu şekilde devam etti. 2 dakika içinde bu kadar biçim değiştirmemişti sanırım hiç.

gükan akkerman dedi, benim benim diye çekip aldım elinden ukulelemi. bi imza istedi, yeni uyandığım için uyku sersemiyim düzgün kararlar veremiyorum. bi elimde kutu, diğerinde kalem. kağıdı kapıya yasladım, o şekilde yazcam. he yavrum bekle yazarsın. ben yazdıkça kapı gidiyo, açıldıkça açıldı kapı.
en sonunda mng adamla mahremimi daha fazla paylaşmamak için kapıyla beraber yürümeye bi son veirp ayaamı arkaya yaslayıp öyle bitirdim imzamı. bi baktım, kendi imzamla alakası yok. ilerde bi şey olsa "yoo, teslim almadım ben" diyip mng adamı kötü duruma sokabilirim. sıfır benzerlik.

imza işini hallettik ama ben önce bi açıp bakayım sorun var mı diye mng adamı beklettim kapıda. uyku sersemi tabi, ince taraftan açıp tüm ukuleleyi ordan çıakrmaya çalışıyorum. 3 kat daha geniş yer sığmaz tabi ordan. sonunda makasla kestim kenarını, kocaman bi aradan çekip aldım o mavi ve büyülü enstrümanımı.
ben boyunu biliyodum, şaşırmadım. annemse ukulelenin kalan yarısının nerde olduğuna bakıyodu. hepsi bu işte, bütün o parayı buna verdik biz, ufak bi parçası değil, tüm alet bu.

neyse annem küçük çaptaki şokunu atlatınca ilk driiuuııımm sesimi çıkarmak istedim, aman o ne öyle! gitara benziyo sesi. lan gitar istesem yarı fiyatına gitar alırdım beynamazlar. ta antalyadan ukulele getirtmezdim.
daha sonradan anladım ki tellerin gerilimi aşırı derecede kötü. hemmen bilgisayara haftalar öncesinde indirdiğim programla akord ettim ve o insana mutluluk aşılayan ses çıktı. evet, elimdeki ukuleleydi.

daha sonra ilk şarkımı seçtim. arkadaşım eşşek.
ting ting çaldım bi güzel. sonra baktım parmak acımaya başlıyo, pena aldım bi tane.
penayla bunu çalmak zor oldu ama postcards from italy parmağa göre çok daha rahat geldi bana. parmaklarımın fazla etkilenmesini istemiyorum, meslek gereği ince iş yapçaamdan hassaslık kaybederler mi acaba endişesi var. o yüzden pena benim için iyi şu anda. parmakları korumak lazım.


henüz hatasız ve doğru düzgün çalamıyorum ama şöyle bişiy yapma planlarım var tatilden dönünce.

yaptıktan sonra buraya koyar şaheserlerimi(?) sergilerim sizlere.

yannız öğrenme aşaması hem aile hem komşular için işkenceye dönüşmekte yavaş yavaş. zaten tiz bi sesi var, bi de çalamayınca iyice sinir bozucu oluyo. ukuleleyi bırakınca evde yüzler gülmeye başlıyo zaten, gökan bıraktı çalmayı diye halay çekçekler nerdeyse.
ama 6 saat içinde düzgün arkadaşım eşşek (2 ş ile yazılıyo sanırım şarkının adı) ve postcards from italy başlangıcını çalmayı öğrendim. bu üstün yeteneğim birilerinin dikkatini çekmeli. yoksa... yoksa yeni bir mozart, yeni bi beethoven, yeni bi bach mı yetişmekte?
hissediyorum o ruhu. parmaklarım tellerin üzerinde ahenkle dans ederken üçünün birden mezarlarında ters döndüğünü, müziğin bıraktıkları yerden bu noktaya gelişi sonucu "iyi ki bugünleri görmedik" deyişlerini ruhumun derinliklerinde hissediyorum.
büyüğümsünüz saygım var ama hiçbirinizin annenizin karnından keman çalarak çıktığını sanmıyorum. büyükseniz ona göre davranın, yeni başlayanları rencide etmeyin. (ayrıca o kemanı isteseniz de sokamazdınız annenizin karnına. millet ay bebek tekme attı derken sizin anneniz ay arşe çarptı mı diyodu sanki?)


neyse, çok sinir yaptım. gidip biraz ukulelemi çalayım, başka insanlar da sinir yapsınlar.

14 yorum:

Lütfi MUTLUER dedi ki...

gel abi gel mime gel :D

Lütfi MUTLUER dedi ki...

http://www.anindayorum.com/2011/08/blogger-nlerini-seciyor.html

googhan dedi ki...

doldurdum ben o mimi. bizden geçti artık azizim :D

ama mimleyenlere ekliyim

Ellerim tombik tombik dedi ki...

Çok tatlı bi alet küçük olmasının bi sebebi varmı acaba gitar gibi olsa aynı sesi çıkarmazmı :D

bir çeşit ben işte dedi ki...

hahaa :D umarım seninki de benim gitar olayındaki gibi bir hevesten ibaret değildir kolay gelsn :D

googhan dedi ki...

Ellerim tombik tombik
küçük olmasının bi sebebiii...
şey olabilir, mesela 4 boyu var, boyutlar büyüdükçe ses gitara benzemeye başlıyo. demek ki kısa boylarda daha tiz sesler elde edilir.
1. perdeyle 10. perde arasında ses farkı var. telin boyu kısaldıkça ses de tizleşiyo. ukulele kendisi kısa olduğu için telleri de kısa, sesi de gitara göre daha tiz.

bi fikir yürüttüm ama doğruluğunda emin diilim. mantıklı geldi bana, bilemiyciim :D




bir çeşit ben işte
çalamayınca bi atarlanıp bırakıyorum ama önümüzdeki günlerde görücez ne kadar devam edebildiimi :D

ama bırakmam heralde yaa, çalamasam da :) şu tipte oluyorum sesini duyunca

Ellerim tombik tombik dedi ki...

banada mantıklı geldi tebrik ve teşekkür ediyorum :D

googhan dedi ki...

karşılık olarak teşekkür ve rica ediyorum :D

Feli Jo dedi ki...

Of bu çok güzelmiş yeni gördüm! Ağlarım! Bu arada marakasım da var çıs çıs da ekleyebiliriz :D

googhan dedi ki...

yapalım yapalım :D

güya umutla da çalacağıdık, daha iki nota çıkartamadı (sitem var burda)

Feli Jo dedi ki...

Umuut duy sesimizi!! Trio yapalım hep beraber tey tey!

googhan dedi ki...

umuttan umut yok :D

onun istediği şarkıya çalıştım bugün ben de biraz. yurtta kalınca zor oluyo ama

AtYarışındaki Eşek dedi ki...

Trio yapıyoruz yihhaaa! :D
Mızıkayı benden daha iyi çalabilen biri çıktı 1 şarkı çaldı yetenek programında, intihar sebebi :D

googhan dedi ki...

çal koy bloga da görelim olum bi. bak bizim kayıtlarımız var, çaldığımızı gösterdik. sıra sende :D