11 Ağustos 2011 Perşembe

balık

bazen acayip bi yazma aşkı geliyo, hadi boga bişiy yazayım diyorum. açıyorum blogu, konu yok.
bazen de tam böyle yazmaya uygun konular oluyo, yazasım olmuyo bu sefer de.
bahtsızlığıma osurayım.

he bu ikisi beraber olmuyo mu hiç, oluyo. bazen hem konu olmuyo, hem yazma isteği. olumlu olarak bi araya gelmeleri çok nadir bi olay. zaten öyle bişiy olduğunda evde halay falan çekiyorum hobaaa ne biçim yazdım tey tey tey diye. (yalan)


şu anda mesela yazasım geldi, konu olmasa bile zorlaya zorlaya yazacam.
bugün balık tutmaya gittik (ortaokuldan bi kompozisyonumun giriş cümlesini okudunuz). geçen gün babamın arkadaşları gidip 3 kilo balık tutmuşlar. dedik belki bu ticaret dünyasına atılmamızda ilk adım olabilir, büyük bi balık şirketine giden yolun başlangıcıdır belki bu. biz de topladık oltaları falan yine babamın arkadaşlarıyla gittik balık tutmaya.

başlarda balık yoktu. toplamda kaç olta vardı bakalıııım 1 2 3 4 6. evet, 6 tane olta vardı. ilk zamanlarda dediğim gibi pek yoktu, tek tek tutuluyodu. 5 dakikada 1 tane falan geliyodu anca 6 oltaya.
biraz zaman geçti, tutulan balıklar artmaya başladı. tek oltaya 4 balık falan yakalanıyodu. bense 6. kurşunumu taktırıp kopartmıştım. tutulan balık sayım sıfırdı henüz.

böyle bi balık akını oldu, millet 7 balık falan çıkarttı bi seferde.
O.o   aha şu tipte izliyorum ben. lan aynı deniz, balık birazcık sağ yapsa benim ortama gelicek. gelmiyo pezevenk. afedersiniz, sinirlerime hakim olamadım

ben sinir stres bi şekilde ortayı atmaya çalışıyorum denize. streslendikçe kontrolümü kaybediyorum, kilit kapalıyken fırlatmaya çalışıyorum falan saçma sapan işler yapıyorum. o kurşun çapraz bi şekilde denize uçmalıyken yere dik bi şekilde havaya uçup pıt diye 2 metre önüme düşüyo falan.
kilit kapalıyken fırlatmaya çalıştım demiştim ya, onda da kurşun dönüp gözlüğüme çarptı. kırılsaydı denize atlayıp o balıkları elimle yakalardım heralde sinirden.

sonlara yaklaştığımızda diğer insanlar dörtlü beşli çekmeye devam ediyolardı balıkları. bense hala -.-' şu modda bekliyodum. kiiiii oltaka kıpır kıpır bişiyler oldu. vuhaaaa balıııık nidalarıyla hayvan gibi çekmeye başladım balığı.
evet, tahmin edebileceğiniz gibi o hızla sürüklerken balığın ağzını yırttım ve gitti balık. hayvan, yavaş çek biraz.

moral bozmuyoruz beyler diyip tekrar denedim şansımı.
boş
boş
boş
boş
bo... lan!? OHA KIPIRTI VAAAAR

yine balık gelmişti. bu sefer sakinliğimi koruyarak usul usul çektim oltayı. ne deminki olayı yaşayacak kadar hızlı, ne de yosunlara taktıracak kadar yavaş tam hızında çektim ve BALIK!!!!

hem öyle başkalarıninki gibi 4 5 tane değil, tek bir balık.
temsili bi fotoğrafını koycam buraya


evet, bu kadar olmasa da şekil olarak benzerlerdi.
tek kişi taşıyobiliyodu, o farklılıkları var.


neyse efenim balık tutmadaki başarılarımı anlattıktan sonra başka konulara geçebiliriz.
konu yok.

evet sayın seyirciler, bize ayrılan sürenin sonuna gelmişiz arkadaşlarım uyardı şimdi. hepinize iyi akşamlar diliyoruz.




bu arada balık şöyle bişiydi



he bu arada, zamanında balık tutmayla ilgili yazdığım bişiy.

kötü bişiy yapmışım sanırım. evet, yapmamalıydım.

Hiç yorum yok: