3 Temmuz 2011 Pazar

ders (3 konu var toplamda ama ortak nokta bu)

ortaokula giden kuzenime fen bilgisi çalışırırken akciğer içi basınca intraplevral basınç, kaburgaya kosta, kulakçıkla karıncığa atrium ve ventrikül dediğimden beri fen bilgisi çalıştırmıyorum. çalıştır demiyolar yani.
amacım bu değildi ama iyi bi şey yaptım kendim için sanırım.

onun yerine matematik çalıştırdım. zavallı yavrucek daha x nedir bilmeden ben sağa sola x yazınca bildiği iki gram bilgiyi de ekmeğin arasına koyup yedi. çarpma işlemini de X olarak yapıyolarmış daha. ben ne bileyim, nokta koyup geçiyodum, söyleseydi o ne diye. he söyledi de 10 dakika sonra. o ilk 10 dakika boş geçti yani.
(sonraki 30 dakikanın da dolu dolu geçtiğini söyleyemem)


başka bi kuzenime fizik çalıştırmıştım. seviyorum fizik çalıştırmayı. kız gitti dil bölümünü seçti. halbuki ben onu fiziğin renkli dünyasında ne yolculuklara çıkarcaktım. üzüldüm.

onun yerine eski sevgilime fizik çalıştırmıştım. mis gibi soru hazırlamıştım atışlı, nehirli, momentli karmakarışık bişi. moment görmedik diyince kocca soru kalmıştı elimde.
halbuki vektörden sonra hemen göster momenti. bağlantılı konular. hem atıştan önce moment mi olurmuş? önce momenti öğrensin yavrucekler, daha sonra gösterirsin atışı da.
benim korkum modern fizik anlatmaktı, gerek kalmadı anlatmama. beceremezdim çünkü.

lan o ne biçim bi konudur öyle. aynştayn maynştayn diye diye kan almışlardı bi yerimizden. fizik seven insan ben bile tiksinip bırakmıştım dinlemeyi.
fizik sever derken karşılıksız değil bu sevgi, o da beni severdi. dershanede testleri en çabuk bitiren bendim, össde de fizik1'de yanlışım boşum yoktu sanırım (havamı da atarım). fizik2'de vardır ama, modern var çünkü.

biyoloji de 2 yanlış bi boştu diye hatırlıyorum toplamda. fena değil yani.
böyle ayrı ayrı gayet çekilir dersler olsalar da bi araya gelip biyofizik adını aldıklarında modern fiziğin 5 katı vurucu güce ulaşıyolar. pazartesi sınavda ne yapıcaamı çok merak ediyorum.

feni batıran kimyaydı. sevmedim, sevmiyorum, sevmicem. biyolojiyle fizikteki yanlışla boştan fazlaydı burdaki hatalarım. sevmiyorum seni kimya.


yazının başındaki amacım farklıydı aslında. çalıştıramamayı yazcaktım, öss bilgisi verdim. neyse bişi daha diyim, hava atayım. mat1 30 doğruydu. sayesinde hacettepeye geldim.
hey gidi günler...



dur dur baştaki konuya dönelim.
komşunun kızına ders anlatmıştım bi de. geometri, üçgende alan.
konuyu unuttuğum için anlatamamıştım aslında. tek başarısızlığım buydu, kızı görünce hala utanıyorum.

o kızın abisi de benden 2 yaş mı ne büyüktü. niye bu bilgiyi verdim? çünkü önemli.
ben ilkokula giderken annem öğlenleri bu arkadaştan ders anlatmasını istermiş. konuları önce öğlen kendisi anlayıp akşam bana anlatırdı. öğrenince vay be demiştim.
üniversiteye geldim, hala beraber çalışıyoruz. ben okuyorum ona, anne-oğul öğreniyoruz. konu tıbbi şeyler olunca ilgi çekici oluyo.
kuzenlerimle de mikrobiyoloji çalışmıştık. ailede var çalışma aşkı.

babam ingilizce çalıştırırdı. liseye kadar idare etse de daha sonradan benim kendim öğrenmem gerekti. lisede almanca gelince annemden yardım bekledim, unutmuş her şeyi onu da kendim öğren(eme)dim.


obareeey iyice dağıldı konu. yazıyı bitirmezsem önünü alamıcam.
he bi de bişiy daha diyim.
annemin dersleri babama göre daha iyi gibi dursa da babamın diploma notu annemden yüksek. bilgisini mi kıskanıyo benden naabıyo anlamadım.

(ve kabul ediyorum, gökan çok bozdu)

Hiç yorum yok: