1 Haziran 2011 Çarşamba

pinti değil, tutumlu!

kendimi bildim bileli tutumlu bi insandım.
bebekken tek zararım bi bibloyu kırmaktı sadece, onun haricinde maddi hasarım olmadı. o zamanlardan belliymiş sanırım ilerde nası bi insan olucaam.


lise yıllarında tutumluluğum iyice arttı. mesela kantinden tost alınca yanına kola almaz, o 1 lirayı biriktirirdim. küçük bi miktar gibi görünse de biriktirdiğim 1 lira beni aldığım koladan daha mutlu ederdi.
finansal anlaşmalar yapardım ailemle. mesela bi gün yaptığımız konuşma:
g- şimdi ben okula servisle gitsem servise X lira verceksiniz di mi? (X= 75 olabilir)
a- evet
g- heh, o 75 lirayı servise verceenize bana verin, ben okula istediğim gibi gidip geleyim. istersem taksiyle, istersem minibüsle giderim. olur mu?
a- olsun bakalım.

bu şekilde servis paramı alıp kendi istediğim şekilde gittim okula. taksiyle değil tabi, minibüsle. sabah 5-10 dakika yürüyodum ama ay sonunda servise verceem paranın yarısından fazlası bana kalıyodu.


bazen para için pislikler de yaptım.
sınıf başkanlığı yaparken fotokopileri ben çektiriyodum. tek tek çekilirken bi fotokopi 25 kuruştu diyelim. toplu çekilince 20 kuruşa falan geliyodu.
ben herkesten sayfa başına 25 kuruş alır, kırtasiyede 20 kuruşa çektirirdim fotokopileri. bi gün itiraz gelince "tamam o zaman parayı bana vermeyin, gidin kendini çektirin" dedim itiraz edenlere, bi dahaki fotokopide bana yine sayfa başına 25 kuruş veriyolardı.


buna benzer bi olay ingilizce kitap fotokopisinde de olmuştu.
toplanan paradan 10 lira artmıştı, ben de hocanın yanına gidip "hocam ben bu parayı bütün sınıfa bölemem, 5 lira 5 lira paylaşalım aramızda" dedim. ağzıma sıçmıştı.


üniversitede böyle para biriktirme olaylarım olamadı. diş hekimliği eğitimi zaten bayağı bi masraflı, gelen para olduğu gibi malzemelere gitmeye başladı. biriktirmeyi geçtim, para yetiştiremiyodum artık.
ama bu sene yine eskiye döndüm.
nisan ayında bankaya gittim öğrenim kredimi çekmeye, mart + nisan ayının paraları duruyo hala bankada. kredi paraları ziraat bankasına yatar. yurt paramı ziraat bankasına yatan krediyi çekip yatırırım.
iş bankası hesabım da var, ona ailem para yolluyo. bi de oraya bakayım dedim, yurt paramı yatırcak kadar para var. ben de iş bankasından çekip o ayki yurt paramı yatırdım. daha sonradan param bitti diyip para istedim.

bu ziraatteki parayı tutmayı mayısta da sürdürdüm. yine iş bankasındaki paramı idareli bi biçimde kullandım. dışardan yemek söylemek yerine yemekhanede yedim bazen.

gebzeye gidince yanıma aile + dededen para alıp dönerim. yine yaptım, o parayı kullanıyorum 1 aydır, 1 ay daha idare eder.

7 haziranda yatan kredimi de çekip bankadaki parayı toptan aileye vermeyi düşünüyorum "aha size para biriktirdim" diye. alıcaam tepki az çok belli. tepki gösterceklerini biliyorum ama biriktirmeyi seviyorum arkadaşım. siz biriktirme deseniz de biriktircem ben.

5 yorum:

Uçan Penguen dedi ki...

"buna benzer bi olay ingilizce kitap fotokopisinde de olmuştu.
toplanan paradan 10 lira artmıştı, ben de hocanın yanına gidip "hocam ben bu parayı bütün sınıfa bölemem, 5 lira 5 lira paylaşalım aramızda" dedim. ağzıma sıçmıştı."

şunu okuyunca kahkahayı bastım. allah seni ne etmesin lan dicem çok saçma bi yorum olcak. (:

googhan dedi ki...

blogda saçma olmayan bi nokta olmadığından ne yaparsan yap sırıtmaz :D


bi de bi şeyi itiraf edeyim, yazının başında "bu kez ciddi yazıcam" diye tekrarlamıştım kendi kendime, beceremedim tabi.

çığlık dedi ki...

allah seni naaapmasın. ingilizce kitap fotokopisinde ben de kahkahayı bastım. manyak. yazılarının her birine bayıldım!

googhan dedi ki...

düştüğüm aciz hal ne kadar mutlu etti sizi yaa. ne bu nefret bana karşı?
ben size naaptım da gökanın ağzına sıçılmasından bu kadar zevk aldınız?



not: bu isyanım ciddi değil, tamamen şakalak amaçlı

googhan dedi ki...

anam teşekkür etmeyi unutmuşum.

efendim çok teşekkür ederim. belli edemesem de gerçekten mutlu oldum :D

tersliyorum falan ama şaka maksatlı, alınmayınız lütfen :D