17 Haziran 2011 Cuma

karne (yok, ben almadım)

bugün karne günüydü.
eskiden ne güzel heyecan yapardım kaç gün öncesinden. sivil mi gitçez, göynekle mi diye bile stres yapmışlığım var. karneler bitti, heyecan da bitti.

yeni heyecanım acaba geçtim mi kaldım mı, ortalama 59 olsa bi kıyak yapıp 60'a tamamlarlar mı oldu.
ama eski karne tadını alamıyosun azizim bunlardan. piç dinci yine mi 4 vermiş diye millet matematiğe fiziğe bakarken sen dini aramıyosun karnende. mnagoyyim çekmiyosun içinden sana yine 4 verdiği için.

takdir alabilmiş miyim lan heyecanı yok bi kere. o heyecansız karne mi olur?
4,48'de kaldığım zamanlardaki düş kırıklığı başka nerde yaşanabilir?
yaşanmaz üniversitede. anca lisede yaşanıyo bunlar.


böyle diyince lise hayatım güzel gibi durabilir. hayır efendim, değildi. tekrar gitmek ister misin deseler siktir lan derim. okunur mu lan bi daha?
lise 4 modern fiziğini bi daha hiçbi güç çalıştıramaz bana. integralleri de öyle. integral bilmeden mezun oldum okuldan. össde'de cevaplardan gittim, cevapların türevini aldım falan anca öyle yaptım integral sorularını. (mat-1 30 doğruydu havamı da atarım)  (oha lan dur, integral mat-2'deydi :D ) (olsun, o da 27 doğru 2 yanlıştı, kötü değil)

integral sınavından nası becerdiysem 39 almıştım. hiçbi sorunun cevabı yoktu. bi yere kadar gidip yarım bırakmıştım bütün cevapları.
din sınavında yüce yaradan falan yazardım hoca bol puan versin diye. aklıma gelse kağıdın başına bismillahir... (çok uzun) de yazardım ama gelmemişti. belki 4 değil, 5 alabilirdim böylece.

güzeldi lan lise. valla bak. (benim değil, genel olarak güzel)
dersaneler boktu ama. çok strese girerdim dersanede. evet hocalar daha rahatlar ama yine de bi stres yapıyo insan. mesela bu sene dersanede gözetmenlik yaptım, yine aynı iç daralması. havasını sevmiyorum oraların.

8. sınıfta dersaneye giderken sınıftaki tek erkek bendim. harem ağası gibi otururdum sınıfta. sürekli kızlarla konuşurdum haliyle, gökşan ismini takmışlardı bana. ondan dolayı sevmiyo olabilirim dersaneleri. çocukluğuma inince sebebini buldum bak.
sonra o gökşan yayıldı yayıldı, üniversitede bile peşimi bırakmadı.

4 yorum:

particle dedi ki...

böyle her yerde söylersen sana takılan ismi bırakmaz peşini tabi:)
çalışkan öğrencinin stresi de böyle oluyo tabi, 4.5'dan 5 verir mi, takdiri kaçırır mıyım falan:)düşündüm de ben baya kaygısız bi öğrenciymişim:/ bu arada ben de eşit ağırlık öğrencisi olarak mat 2 konularını reddetmiştim:) sen gene öss'de yapmışın=)

googhan dedi ki...

ilk defa söyledim böyle.
liseye gidince dersaneden biri yaymıştı bütün okula.
üniversitede de liseden biri yaydı. tek bi insan bile olsa deli manyak yayılıyo gökşan lakabı. yere batsın.


ya yok, o stres insanın içinde var. mesela lisede 5 olsun 5 olsun diye stres yapardım, burda sınıfımı geççem geççem geççem diye stres yapıyorum. hiç rahat olamadım ders konusunda :D (aslında genel olarak stresliyim)

renkli dedi ki...

yazıyı çok beğendim. lise ile üniversite karşılaştırması çok hoş olmuş.

yazardan yaşça büyük sanırım tecrübe olarak azcık fazla olan bendeniz der ki: bir zaman sonra lise anılarından da keyif almaya başlıyor insan. her dönemin ayrı güzelliği var derler ya üni de lise de bir başka güzel ve artık ulaşılamaz geliyor insana. yani geri dönmek artık imkansız :(

googhan dedi ki...

lise kötü bi yer değildi ama pek yaşadığım bi şey olmadı orda. 4 senem aynı monotonlukta geçti.
ondan sevmiyorum liseyi.


ulaşılmaz şeyler çekici gelir ya insana, geçmiş de o yüzden çekici geliyo belki bize.