30 Haziran 2011 Perşembe

gökanı ne mutlu eder?

yazacak konu bulamadan başladım yazıya. aslında var konu ama nası anlatçaamı bilemiyorum.
konu; saygıdeğer blog yazarlarının klavyelerinde akrep olması.

kaç gündür bi hevesle yazı okuyayım diyorum, çok az yazı yazılmış. yarım saatte bitiyo bütün yazılar. takip ettiğim yazarlar mı az yazıyo yoksa herkes mi bilmiyorum ama olmuyo böyle azizim.
salak, eski yazıları oku o zaman demeyin, sevmiyorum eski yazı okumayı. bişi fark etmiyo gerçi ama ne bileyim, yeni yazı okumak daha bi güzel oluyo.



neyse başka konuya geçeyim.
2 haftadır halamlarda kalıyorum. final zamanı yurtta kalmıcaktım. çünkümküm hem yurda 1,5 ay boşuna para vercektim, hem de yurttaki beslenme ve hijyen durumu yerlerde sürünüyodu. odada adım attıkça toz kalkıyo yerden.
kızlar viledayla falan siliyolar ama bizde yok tabi öyle şeyler. toz toprak içinde yaşam mücadelesi veriyoruz.
beslenme zaten berbat. bütün gün dışardan kuru şeyler yemekten kakam %0.03 oranında su ihtiva etmekteydi. koyun gibi pıtır pıtır sıçıyodum.

evet, bokumun özelliklerini bi tarafa bırakırsak (bırakmadan bişi daha söyliyim; onyüzbinmilyon zeytin sıçıyo gibiydim. minik minik zeytinler vardı hep) şimdiki koşullarım gayet insana yaraşır vaziyette.
temiz bi ortamda yaşıyorum. bildiğimiz ev yani, yurt gibi 1 cm toz yok yerlerde.
her öğün sulu yemek yiyorum. (tabire bak, esnaf lokantası mı lan burası?)
ve bu sulu yemeğin sonucu olarak ideal sıçıyorum. (bu konu benim için önemli)
ideal sıçınca da mutlu oluyorum. (önemli olduğunu söylemiştim)

demek oluyo ki mutluluğumun kaynağı sulu yemek yememde.
su demişken aklıma geldi, evde su tüketiminin yarısını ben gerçekleştiriyorum. hatta benden başka kimseyi su içerken görmedim şimdiye kadar. kola, kayve, çay ve meyve suyuyla günlük su ihtiyaçlarını karşılıyolar sanırım.




pazartesi biyofizik finalim olmasına rağmen hala hayvani çalış(a)mıyorum. mikrobiyoloji ve biyokimya sonrası rahatlamayı bekliyodum ama bu kadar da olmamalıydı.
annem de çalışma isteğimi alıp götürüyo zaten zor ders değil o diye. öyle dedikçe zaten atom kadar olan isteğim iyice küçülüp elektrona dönüşüyo, vıjjj diye kayıp gidiyo.



2010 lys biyoloji sorularını çözdüm. seneye biyolojiden ders falan veririm belki, bi bakayım durumuma dedim, pek hoşnut olmadım.
sadece 2 yanlış çıksa da 2 seneden beri biyolojiden başka bi bok görmediğim göz önüne alındığında pek de iç açıcı bi tablo oluşmuyo. ben en iyisi geometri dersine odaklanayım.

açı dershanesinden aradılar gözetmenlik için. cumartesi gelebilir misin dediler, yuk dedim. çünkü biyofizik çalışçam. zaten açıdaki öğrenciler sevmez beni, disipline boğmuştum sınıfımı zamanında.

8 yorum:

bir çeşit ben işte dedi ki...

:D:D ne çok incelemişsin yediğini içtiğini maşallah.. Ama sen diyince farkettm de ben de öle özel olarak gidip su içmiyorum yaa.. Özel olarak taa o dolaba kadar gidip kola içtiğimi (mmm cnm kola :D) bilirim ama su içmeye hiç gitmedim. Herkes böle mi ki acep? :)

googhan dedi ki...

niye böylesiniz yaa :D
su dediğimiz şey içelim diye var, kolaya karıştırılsın diye değil.

ben özel olarak yataktan kalkıp kola içerdim sabah sabah. sonra tekrar gidip yatardım (bu sebepten diş yapım hiç sağlam değil şimdi. aman siz yapmayın)

Nora dedi ki...

yaa kaç sınavın var senin ? 15 temmuza kadardı yanlış hatrlamıyosam ama yine de çok bizm toplam iki hafta srüyo senin şimdiden iki hafta var ki dha önceden beri yazmıştın snavlarnla ilgli

googhan dedi ki...

hatırlama 2 oldu bak :D
yazı stilinden sonra 15 temmuzu da hatırladın.

bizim de pratikler olmasa kısa sürer ama tedaviyle protezin pratikleri var. bu sebepten yaydıkça yayıyolar sınavları.

Sadece Umut / Only Hope dedi ki...

Anonime kapat, bize aç :D
Gökan, bak sen en iyisi git sinameki al, hiç denemedim ama öyle diyorlar. Sakın sabah içip çıkma yoksa adım başı tuvalet ararsın demedi deme.
Tıp veya türevleri insanlar da inanmıyor şu bitkisel, otsal veya afrika kökenli tedavilere.
Neyse halanın ellerinden öp başına koy.

googhan dedi ki...

izleyip yorum yapmak kolay, bi süre kontrollü gidelim bence böyle.
o evraklar önce benim masama gelecek!!

sinameki dediğimiz şey öküzsıçırtan sanırım. onu içersem iç organlarımı kaybederim diye korkuyorum. kakamın içinde akciğerimi görme ihitmalim var sonuçta.
bitkisel şeylere inanırım ben çünkü ilaçların temeli de kocakarı tedavilerinde kullanılan bitkilerden atıldı ve hala çok önemliler ilaç üretiminde.

halamın elinden öpersem kendini yaşlı hisseder, ayıp olur. yanak tercihim.
tanıdık tanımadık dinlemem, yapışırım yanağına :D

bayan mikrop dedi ki...

dsflkjdfkgjdklfj
bu aralar çevremdekilerin çou bokuyal ilgilenir oldu
biride aramış diyo ki abi
bir sıçıyorum bir sıçıyorum
sanırsın mercimek çorbası sıçıyorum

ıyyyyyyyyyyyyyyyyyyyy
aklıma geldi gene kusacaaaaaaaaam

pis herifler :))

googhan dedi ki...

cıvık sıçmaya o kadar hasretim ki...

böyle cıvık sıçsam, her tarafa bulaşsa o sıçmık. temizleyene kadar canım çıksa.
klozetin içini çamur gibi bi tabaka kaplasa.
çok şey mi istiyorum?