15 Mayıs 2011 Pazar

sabahtan beri yediklerime baktım çöp torbamdan, çıkanlar:
yarım ikram
2 ülker çukulatlı gofret
1 metro karamel
10 parça vanilyalı hoşbeş

hala da öyle aman aman bi açlık yok. sınav stresi yüzünden yemeden içmeden kesildim.
aslında sadece sınav etkili değil streste. belki daha da büyük bi stres kaynaam var, çarşamba günkü protez pratik sınavı. en küçük bi hatada bütün işin berbat olduğu, dökümün çıkıp çıkmamasının şansa bağlandığı bi lab.

mesela 1. vize 100, 2. vize 100, dersteki 4 dişten de 100 alındı. diyorum ama imkansız tabi bu. dersteki 2. işte en yüksek puanı ben almıştım, o da 83tü. 1. vizedeyse 80 alan yoktu sanırım.
neyse, süperötesi bi diş hekimi olduunuzu varsayalım, hepsi 100.
finalde fırına attıınız döküm çıkmadıysa kalırsınız.
ve dökümün çıkıp çıkmaması şansa bağlı. senelerden beri döküm yapan teknisyenlerin bile dökümlerinin çıkmadığı oluyo.
o zamana kadar yaptığınız işlerin hiçbi önemi yok. eğer o gün döküm çıkmazsa kaldınız demektir. yazın gelip bütünleme sınavına girersiniz. orda da çıkmazsa seneye aynı sınıfta okumaya devam edersiniz.

ilk dişimizde sınıfın yarısından fazlasının dökümünün çıkmadığını düşünürsek gerçekten berbat bi lab olduğunu anlarız. sınıftaki kızların çoğu da bi kere ağlamıştır o labda. bi şey deişti mi peki şimdiye kadar? hayır.
yanınızdaki insan ağlarken sizin ilgilenmeyip işinize devam etmeniz gerekir. ilgilenirseniz sizin dişiniz yetişmez.
öyle pislik bişi işte. 10 gün önceden başlıyo stresi.

Hiç yorum yok: