2 Mayıs 2011 Pazartesi

paraşüt kursuna katılma aşkıyla yanıp tutuşmaya başladım. türk hava kurumunun ücretsiz kursu hem de. bi ilk katılımda adaylar arasına girebilmek için puan toplaman gerekiyo, onda para veriyosun. verdiin paraya göre puan alıp sonuçları bekliyosun.

gerçi bana kesin bi şey olur orda. çünkü uçaktan atlar atlamaz açarım paraşütümü. arabayla bile 150 km/h hız yapmamış insan ben 180-250 gibi hızlara çıkamam. bikaç saniye düşer sakin sakin inerim sonra.



bi de yeni bişi öörendim. sağda solda gördüümüz bel fıtığı için yazan numaralar bel fıtığı için diilmiş aslında. saf ve temiz kalpli ben yıllardır bel fıtığı hastalarına derman oluyo zannediyodum, başka şeylere derman oluyomuş kendileri.
asıl amaçtaysa bel soğukluğuna sebebiyet verebilirmiş (bel soukluuna gram negatif diplokok neisseria gonorrhoeae sebep olur. havamı da atarım).
şimdiden öörenemem iyi oldu aslında bu fıtık olayını, çünkü ilerde muhtemelen bende de olucak kendileri, mal gibi gidip bu numaraları aramam.

ama cidden kötü hastalık. hadi acısın o sorun diil de ilişkide problem çıkartıyomuş namussuz. tamam, 23 saat inlet günde ama kalan o 1 saati ver bana (4-5 saat verirsen süfer olur).
sırf bunun yüzünden diş hekimliğinden vazgeççem. çünkü bütün gün iki bülküm çalışmaktan bel fıtıının oldukça yaygın olduu bi meslek grubu. hem yeni işimi de buldum; rafting rehberliği!
evet, kesinlikle bunu yapardım diş hekimliini (adaylıını) bıraksam. öyle zevkli bişi yok, otsbirden bile daha eelenceli. sezon bitmeden bi kere daha yapmam lazım mutlaka.

Hiç yorum yok: