27 Mayıs 2011 Cuma

her gün aynı gibi lan

hani böyle hayatın durağanlaştığı dönemler vardır ya.
gün içinde yemek yemek, işemek, sıçmak ve uyumak hariç herhangi bi aktiv... heh işte tam o dönemdeyim.

hayati fonksiyonlarımı yerine getirip kalan diğer kısımları sonraya erteliyorum.
mesela uğur gürsoy geldi okula, gitmedim. neden? malım.
ya da son vizeye 3 gün kaldı, çalışmıyorum. neden? e yine aynı sebep.


bu durgunluğun her sene aynı döneme gelmesi sanırım alerjim yüzünden. böyle bi mayışıklık, bi isteksizlik oluyo. deseler ki rusa gidiyoz, gel sana beleş, valla gitmem. öyle bezmiş durumdayım.

kendimi bildiğim 5-6 seneden beri (14 yaşımda başladım ben filmi kaydetmeye. geç kalmış olabilirim biraz) hep aynı dönemler. minik farklılıklar var sadece.

kış: 4-5 kat giyip yürüyen lahana misali dolaşırım etrafta, ama yine ilk hasta olan kişi gökandır. aslında tam hasta değil. kırgınlanan. böyle ııhk yapıp halsizliğimi anlayınca ilaçları üçer beşer yutup kendime geliyorum.

ilkbahar: başlarında o soğuktan sıcağa geçişe ayak uyduramayıp hasta olurum mutlaka. ilaç falan da pek fayda etmez öyle. bi anda ooo ısındı havalar diyip cıbıldanak dolaşırım, ertesi gün ateş 39 derece.
ilbaharın sonlarına doğru da bahar alerjisi dediğimiz, benim hala inatla ve ısrarla testini yaptırmamaya direndiğim döneme girerim. bütün günüm hastanenin içinde geçebilir ama gidip o testi yaptırmam arkadaşım. antihistaminik ilacımı içer, burnumu sile sile dolaşırım bütün gün. hala neye alerjim olduğunu bilmiyorum.

yaz: alerji devam eder. zaten akan burun denizin tuzlu suyunu yiyince iyice ipini koparıp günde 7 litre sıvıyı sümük yoluyla kaybetmeme seper olur.

sonbahar: soğuktan sıcağa geçisi ayarlayamam ve yine mevsimin ilk hasta olan insanı olarak ipi göğüsler yatarım. hasta yatağıma madalya falan vermeye gelirler bazen bravo hiç aksatmıyosunuz diye. ben de kendilerine yıl boyunca biriktirdiğim sümüklü mendillerimden bikaç tanesini hatıra olarak veririm.



tüm bu aşamalarda gökanın üzerinde hep bi kırgınlık olur. ondan sonra tüm aile yok "insan 19 yaşında böyle mi olur?" yok "ah, uh, bi gün enerjik görmedik seni!". e keyfim yok ki ahlayıp uhluyorum. keyfimden mi yatıyom sanki yatakta bütün gün!? tamam arada keyiften de yatıyorum ama nadir oluyo.

ilerde bi gün alerjimin geçip havaya uyum sağlayabildiğim günlerin hayalini kuruyorum. o gün asya kıtasının etrafını halay çekerek dolaşmazsam gelin suratıma tükürün.


not: şaka yapıyorum, tüküreni döverim. bu konuda ciddiyim.

6 yorum:

mefisto dedi ki...

cık cık cık, nanemolla! acıdım bak yeminle. şu testi bi yaptır da yataktan çıkıp dünya gör biraz..

googhan dedi ki...

yap-tır-mam

inada bindirdim artık işi. 55 kioluk ben 50 gramlık burnuma boyun eğmem.
akarsa silerim, akarsa silerim, akarsa silerim. elbet bıkıp vazgeçicek bu inadından.

yani, umarım.

crazywomenrosemary dedi ki...

güldürdün walla...;))

googhan dedi ki...

bi gün ateşin yükselip yataklara düştüğünde karşına geçip gülmezsem...


şaka tabi.

Bal dedi ki...

senede sadece bi kez hiç aksatmadan da ekimde hasta olurum, havamı atar giderim.

googhan dedi ki...

daha fazla hava atmak istersen yıllık 4 hastalık hakkımı seve seve verebilirim.