28 Şubat 2010 Pazar

kötü oldum lan

demin onkoloji hastanesinin bahçesinden sesler geldi. birisi ölmüş.

insan kötü oluyo be.


yurdu onkolojinin karşısına koyanın kafasına sıçayım.

26 Şubat 2010 Cuma

F4

protezden F4 almışım lan. yazın sıcaanda büte kaldım.
ne hoş.

24 Şubat 2010 Çarşamba

yeni bi tanrı yaptım (bay cingıls)

dün akşam yeni bi tanrı yaptım. şu anda dinine mensup bir kişi var. hayır ben değilim, kendi tanrıma ben bile inanmıyorum. sadece kendi inanıyo dinine. bugün de benden fotooraflarını çekmemi istedi, kıramadım çektim ben de. bakalım yeni bi din dünyamıza neler getirecek...





insan davranışlarını incelerken




kendi insanını yaratmak için çalışma yaparken






kutsal kitabını yazarken





ilk ilahisini dinlerken




cehennemini teftiş ederken




cennetini teftiş ederken




kutsal ayin provası yaparken




bunun bir özelliği yok, güzel bir fotoorafını çekmemi istedi sadece



umarım yeni tanrı dünyamıza güzellikler getirir. gutep (amin demek)

(adını yıllar sonra bay cingıls olarak belirledik)

23 Şubat 2010 Salı

ellerimde çukulaaat, okuldaa sırılsıklam

bugün ilkokul ööretmenime gidicem.
eskiden bize soru falan çözdüümüzde çukulat verirdi, ben de hobby aldım 2 paket. yirim orda ben de.

kitabı basanın da, çizimi yapanın da taağına goyiim

protez kitabında üst 2. azı dişini adam gibi çizmeyenin taağına goyiim diyorum. onun yüzünden bok gibi dinazor dişi yaptım.

yirmilik dişim çıkıyo. bukkolingual cusp'ına meraba dedim dün. o da demeye çalıştı, diyemeyince gurur meselesi yaptı, sinir oldu. şimdi bana benden yakın bir düşmanım var, ağırtıp duruyo yanaamı, kulaamı. başka bölümde okuyan birine sordum kulaa ağrı yapar mı diye, yapar dedi. sorarken utanmadım da. okulda öğretmeyenler utansın.


hee şey aklıma geldi. ananemle masaj yataana gittik. 0rtalama yaş 50 ve bildiğin kadın programı. bi de bana mikrofon uzattı terbiyesiz. nerde okuduğumu sordu, diş deyince de hemen yataan reklamını yaptı. çüş dedim. dişimizdeki iltihaplar ağrılara sebep olur, işte bu ağrılardan masaj yatağıyla kurtuluruz. yatağı aazımıza alıyoz ya, doğru.

bi de mis gibi yatarken kadın geldi bilgi vermeye. başlarda doktor falan sanıyodum, daha sonradan öğrendim ki sağlıkla bir ilişkisi yokmuş kendisinin.. iç organlarımızın çalışmasını sağlayan sinir omurilikten geçer dedi. içimden bir naaaah çektim kadına. çüş de dedim ama o kadar ateşli demedim. doğru bilgi hemen geliyor: iç organların çalışmasını n. vagus düzenler. bu da diaphragmanın hiatus oesophageus'undan a. gastrica sinistra ile birlikte sağ ve sol n. vaguslar olarak geçer.

22 Şubat 2010 Pazartesi

yutuptan çok sevdiğim bi vidyo silinmiş. üzüldüm bayaa bi, sonra aradım aradım buldum. döndüre döndüre seyrediyorum şimdi. ne vidyosu dersen : boom şarkısına yapılmış bişiy işte.

neyse konu vidyo değil. lan seyrediyorum herkeste bi savaşa karşı duruş var. şahsen bende yok.
mesela benim 4 nesquik gofretim var, başkasında da 4 tane var. onu dövebilecek gücüm olsa döverim. kardeş kardeş gofretlerimizi yiyelim demem. döver 4 gofretini birden alırım. ama daha sonra ona "sana bi gofret vermemi istiyosan bana 8 tane mentos ver" derim. 8 mentosumu aldıktan sonra da bana her gün 8 mentos vericeksin, karşılığında ben de sana 4 tane skindirik küçük kent şekerlerden vercem derim. kabul etmessen döverim diye de eklerim. hem bissürü şekerim ve gofretim olur, hem de onun gözünde ona kent şeker veren iyi kalpli insan olabilirim.

15 Şubat 2010 Pazartesi

anatomi

anatomiden geçmişim laaa

genel ortalama c görünüyo.
birazdan evde halay falan çekicem.

11 Şubat 2010 Perşembe

efe spor

izmitte bazı yolcuların inmesiyle yolcu nüfusu 8'e düştü. bi muavin bi de kaptanı sayarsak 10 kişiyiz. yolda biri otostop yapsa da onu da alıp takım kursak.

I [kalp] efe tur

efe turu çok seviyom lan.
şimdiye kadar 3 kere kaave içtim, bi kere kek yedim, bi de su içtim.

ilk kaavemi aldım, içtim ben. daha sonradan görevli (tam bir kaçış kelimesi. adını bilmediğine daya görevliyi. muavin sanırım) kaave mi içmiştiniz dedi. evet dedim, kusturacak hali yoktu. önceki soğuktu, tekrar vereyim dedi. olur dedim, gitti bardakla kaave getirdi bi daha ıscak ıscak içtim, mutlu oldum. ama ikincinin yanında kek vermedi. ilk kek verişinde de seçim şansım mahallenin bakkalında sahip olduğum seçim sansından daha fazlaydı. neyse ikinciyi de içtim, bunların öncesinde de bi su içmiştim. çişim geldi doğal olarak. mola yerinde inmem genellikle. ama mesanedeki şemsiye biçimli hücreler yassılaşınca (bazıları çift çekirdeklidir bu hücrelerin, aralarda goblet hücresi yoktur), kısaca çişim gelince mecburen indim. gittim işedim. soora ne göreyim? iddaalı bi giriş oldu ama o kadar abartılı bi olay değil. para alınmadı işediğim için. yerime oturdum. muavin geldi su ister misiniz dedi, istemedim. çünkü arkasından gelen kaavelere yer kalmıyo sonra.

3. kaavemin tozunu da bardaama koyduktan sonra suyun soğuk olmasını bekledim ama beklediğim gibi olmadı. gayet normal sıcaklıktaydı. bilsem suyu isterdim.

koca otobüste 15 kişiyiz lan. çaktırmadan saydım. küçükken de babaannemlerde misafir geldiğinde saydırırlardı. çaktırmadan say derlerdi. çaktırmadan saymakla çaktırıp saymak arasındaki tek fark sağ baş parmağın işlev görmemesiydi. yine her kişide kafamı sallıyordum, yine sayıyı mırıldanıyordum.

otübüste internet olması ise ayrı bi güzellik. diğer otobüslerde sadece dinlenme tesisinde diğer otobüslerden girebiliyorken burda 120 km/sa hızla giderken bile bağlanabiliyorum. her koltuğun arkasında televizyon olmaması biraz üzdü ama atlattım o tramvayı. yanından geçtiğimiz otobüste vardı o televizyon ama herkesin kapalıydı. demekki olsa da farketmiyormuş diyip mutlu oldum. hadi onu geçtim koridordaki televizyonu bile açmadılar. 15 kişi için sefer yaptıkları için kendilerine teşekkür etmeyip şu yaptııma bak. ayıp.

dün bilgisayarı fişte kullanmamıştım keşke fişe takıp kullansaymışım. %57 pili vardı açtığımda şimdi %48 kalmış. bilsem takardım. lan öküz sabah niye takmadın diyecek kadar kendini bilmez biri okuyosa ona vereceğim cevap bilgisayarın sabah arabanın bagajında olmasıydı. bi daha öyle bilip bilmeden zekilik yapmaya çalışma bana ağzını yüzünü daatırım. efendi ol. terbiyesiz!

bakıyorum, 1 saat 22 dakka daha götürebileceğini söylüyor bu pille. varmamıza ise düz mantık insan benim 5 saat mantığıyla hareket edersek 1 saat 10 dakka var. bu da sana kapak olsun. gidene kaddar bitmicek pili. kapa pencereyi çık. git yat.


evet sorunlu arkadaş da gittiğine göre devam edebiliriz. var ya biraz oyun oynasam 40 dakkada falan biter pili, bok gibi kalırım. yaamur da yağmaya başladı, otobüs yavaşamıyo ama. yavaşlarsa yine yetişmeyebilir. şimdi burda olsa amma hava atardı dedim ben sana diye.

10 Şubat 2010 Çarşamba

rüyalar mantıksız olur genelde de bu kadar olmaz lan

bizim sınıftan 2 kişini düğünü var. bu sebeple bi sahildeyiz. ama mayolarımızla falan. her şey güzel giderken bi haber görüyorum. damat adayı denizin üstündeyken uçak düşüyor ve aday kayboluyor fransa ve bizim içinde bulunduğumuz ülke bunu bulamıyor. sonradan kız da bu haberi görüyor ama test biçiminde. nerde kaybolmuştur? a-denizde b-şehirde gibi. kız acayip tepkisiz. sınıftan başka biri de bi odada cezalı. çıkamıyo dışarı ama hepimiz yanına gidebiliyoruz. kapıda falan kimse yok ama çıkamıyo.
neyse işte ben annemlerin yanına gidiyorum sahile. sınıftan 2 kişinin düğünü var ama babaannemler bile orada. neyse gittiğimde kiimse yok bi babaannem var. şemsiyeyi tutmaya çalışıyo, gidiyom yardım ediyom ben de. koyuyoruz yerine. kapafı bi çeviriyorum tüm aile orda. demin yardım etçek kimse yoktu. şemsiye yerine konunca herkes geldi. oturuyorum ben de yanlarına. deniz topumuz böyle denizle kumun birleştii yerde uzaklaşmaya başlıyo. babamın bi halası biz çocuklara vermiştik onu diyo. beybabam da git tut diyo. düğüne gelenlere bak. neyse gidiyom ben bunu tutmaya. deniz topu da 2 metre yüksekliğinde bi şey. en sonunda yakalıyorum. ama yakaladığımda o bi fil. bi çocuğun kovasını düşürüyo, beraber topluyoruz. daha sonradanonu arabaya götürüyorum. otoparkta. yaklaşık 1 metrelik bi aradan atlayarak otoparka giriyo. filler zıplayamaz bilgim var o anda ama nası geçtiğini o kadar önemsemiyorum. her şey mantığa boğulmuş ne de olsa.

bu fil bizim arabanın sağ koltuğuna biniyo ve arabayı sürmeye başlıyo. park etçek arabayı. güzel de sürüyo kerata. bi kere bi arabaya dokunuyo. hemen ben koşturuyorum sol kapıyı açıp dışarıdan daha da manyaklaşmasın diye el frenin çekiyorum. pek bir etkilemiyo. daha sonradan kontağı kapatırum. araba viteste olmasına rağmen direk kontağı çevirince stop etmiyo, çalışmaya devam ediyo. ben parkedeyim bari diyorum. biniyorum sol koltuğa. biraz ilerleyince babamı arama aklıma geliyo. inip otoparkın dışında arıyorum babamı. fili aldım oraya getireyim mi diye. hangi ülkedesin diye soruyo bana babam. bilmiyorum diyorum. 3 yeden birinde olduğumu sanıyorum. mısır, riyad, öbürünü hatırlayamıyorum. biraz sonra haberlerde okuyorum nerde oldığum konusunda 4 bilirkişi yorum yapmış. biri içkin olduğu, günahların işlendiği bi yerdesin yazmış. ikisi riyaddasın yazmış biri de adını hatırlayamadığım yeri yazmış. okuyorum ama sonradan babamı aramıyorum. demin babamla aynı ülkede olmama rağmen neden bi anda ülke değiştirdiğimi de bilmiyorum.

en sonunda uyanıyorum işte. böylece accayip saçma bi rüyayı bitirmiş oldum.

uyanıp kendime anlattım ki hemen unutmayayım. daha sonra hemen bilgisayarı açıp yazmaya başladım. tuşları göremiyordum bile bazen.

8 Şubat 2010 Pazartesi

bitti mi lan şimdi

bugün girdiğim histoloji sınavıyla finalleri bitirmiş bulunuyorum. ben de bittim tabi bu arada.
yazın daha da biticem. allaan sıcaanda anatomiyle protez çalışacam.
büte kaldığım nerdeyse kesin.

maddelerden de kalma ihtimalim çok az da olsa var.
neyse en yakın zamanda olan sınava, yani bugünkü histolojiye bakalım bence.

yine pratikte arka arkaya slaytın gelmesini beklerken oluşan boşluklarda teorikten 10-15 soru çözdüm. böylece 10 dakikalık bi kazancım oldu sınavda.
ama öyle bişiy ki, hiç fikrim yok. aha dedim sçtım. bundan da büte kalan beynimi skiim sokiim derken içimden, ana bi baktım 5-6 soru arka arkaya yapıyorum. bi sevindirik oldum. ne güzel gidiyor değil mi? bok güzel.

teoriğe kendimi kaptırıp bi tane slayta geç baktım millet 1 dk bakarken ben 20-30 sn bakabildim, bi de en çok zaman alan slayttı. ossun yaptım yine, moralimi bozmamaya da gayret ediyorum. 52.5'e girmiştim, kesin emin olduklarımla o puanı alabiliyodum. bi de salladığım sorular tutmuş, okulda halay çektim.





bu sınava çalışmam da bi garip. pazartesi olacak sınav için cuma günü saat 1'e kadar çalıştım ki, 12 dediğinde dersi bırakırım normalde. ama neden böyle bi dingillik yaptım? sebebi var efendim. 2. vizeden 30-40 arası bekleyince göt korkusundan yapıyosun. ertesi gün okulda gördüm ki 66 almışım. zaten ondan sonra da koca günde 3-4 saat baktım sadece.



peki sınav öncesi ne oldu? o gece kaçta yattım?
normal insan ben yine 1'de yatıp uyudum. gözlerimi açtığımda oda arkadaşım bağırarak diğerini kaldırmaya çalışıyodu. anormal olan onun değil benim uyanmamdı. asıl uyanacak insan yattı uyudu ben salak gibi kalktım, su falan içtim işte. oda arkadaşım "hadi tavla oynayalım" lafıyla beni benden aldı. saat 3 bu arada. 1 saat falan oynadıktan sonra gittim yattım, uyuyamıyom. dedim bari aşşaa iniyim, bişiler okuyayım, sınav kaadı götüme girmesin. indim 4 gibi çalışma salonuna , kimse yok. ışığı falan yaktım. başladım çalışmaya, accayip bi rüzgar var. ıslık ıslık sesler çıkartıyo. tırstım biraz. normalde öyle bi ortamda skseler durmam ama yarın skilmemek için 1 saat ders çalıştım o korkunç yerde. koştura koştura yukarı çıktım korkudan, o ayrı.

geldim yataa girdim uyuyamıyorum. geldiğimde saat yaklaşık 5'ti, yataamda en son baktıımdaysa 6'ydı. gerisini hatırlamıyorum.


okulda da kafam durmuyo yerinde. 3.5 saat uyku olunca böyle oluyomuş demekki. bi de mal gibiyim ya, bi kızla konuştum, normalde yapmam öyle şeyler ama "skiim ya" dedim. çüş lan tanımıyon etmiyon ne diye yanında skiim diyon. sksinler seni.

7 Şubat 2010 Pazar

ne rezil insan oldum lan

çalışma salonu gibi aşşşırı sessiz bi yerde hassiktir çeken benden başka organizma var mıdır acaba şu dünyada?

yoktur.

4 Şubat 2010 Perşembe

olamıcam sanırsam

var ya bi diş hekimi olsam ne kadar mutlu olurdum.
hakkaten yapmayı istediğin bi meslek ama okulunu bitiremiyorsun.

yok diaphragmanın içinden geçen bilmemneyin hiatus aorticustan aorta ile geçtiğini bilmen gerekiyormuş.
diyafram lan diyafram bu. bana ne? sor çeneden. anca 1-2 puanlık foramen mentale nerdedir gibi abuk subuk sorular sor.

o kadar ligament var, sor birini. yazayım lig laterale, lig sphenomandibularis, stylomandibularis. yok. sormassın.

küfür de edemiyorum biri gider şikayet eder, sonra okulda skertirler beni diye.

gerçi skerttiler, daha ne kadar yapabilirler ki?

3 Şubat 2010 Çarşamba

sinirlerim bozuldu lan

bugün protezden kalmama mı yanayım, yarın anatomiden kalacağıma mı yanayım?

çalışıyom çalışıyom, aklımda bi şey kalmıyo. oturup ağlayasım geliyo, okulu bırakasım geliyo.

ama okulu bıraksam bu puanı bi daha sksen yapamıcaam için bırakmam. öbür türlü de 70 senelik hayatımdan bikaç sene sınıfta kalarak heba hatta veba ve hatta süleyman seba olup gidicek.

bitmiyo mnagodumunun anatomisi bitmiyo.
sinir geldi.

sinir yazınca bile sinir geliyo. nervus facialis, n glossopharyngeus, n mandibularis, n auricularis inferior, n musculopharygealis mi ne. öyle şeyler, adları bile akılda kalmıyo.

sinir geldi.

1 Şubat 2010 Pazartesi

ağzımıza alıyoz bi de

hani şu diş ipi denen alet var ya tiskindim kendisinden.

maddeler bilgisi çalışırken gördüm mum başlığı altında.

diş ipi kaplamasında kullanılan spermaseti denilen madde balina sperminden elde ediliyor. kusası geliyo insanın.
hayır haydar dümene bir şey yazmayın, hamile kalmassınız.