15 Ekim 2010 Cuma

telefonun delikleriii içindeeee

artık normal insan adımları atarak yürüyorum yollarda. eskiden 30 dakkada 4 kmlik yolu yürümessem çocuumu kesçeklermiş gibi koştururdum yavrum evladım diye baararak.

son zamanlarda gayet normal, ve çou zaman şarkı söyleyerek, zikzaklar çizerek yürüyorum.
ama yürürken ölme ihtimalim arttı. evet, eskiden 285 km'de sadece 1 kere ölüm tehlikesi atlatırken (yolda sandalyelere çarpmak, merdivenleri görememek gibi) artık bu mesafe 39 km'ye düştü. attıım her adımda ölümün souk nefesini ensemde hissed...

yemekaanede 2 gün arka arkaya güzel yemek çıkmıyo.
dün yemekaanede güzel yemek vardı, bugün bok gibi yemek olur, sıçmık çorbası verirler diye gitmedim. asıl yemek bugünmüş.
neyse, akşam yemekaanede yerim o zaman.
yannız dün götlük yaptım. arkadaşımla yemek yerken bildiin kafamı kaldırmadım. ya tabaklara ya da telefona kara bir bulut gibi çöktüm.

neyse konuyu deiştirdim. bugün dersten kaçıp okey oynamaya gittik.
normal gibi duruyo di mi?
aaaal normal. üçü de kızdı. okey oynamaya gelir misin dediler, e olur niye olmasın diye gittim ben de.
okeyde de kafamı kaldırmadım. bırak şu telefonu dediler, sarıldım telefonuma.

okula gitçem şimdi, protez var.
hadi siyu.

Hiç yorum yok: