15 Eylül 2010 Çarşamba

göz göz olmuş ciğerlerim



göğya bugün 3 hastaneye gidicektim.
üşengeç insan olarak üzerime düşeni yapıp birine gittim sadece. gittim verem savaşta akciğerlerimin röntgenini çektirdim.

kapıdan bi girdim, adam bana ben dün saat 9da gel demedim mi dedi.
ilk defa geliyorum ben dedim. mal, otomatie baalamış, kapıdan giren herkese 9da gel demedim mi diyo heralde. mal.
-abi çay ister misin?
-9da gel demedim mi ben.

-beyfendi kapıdaki araba sizin mi?
-9da gel demedim mi ben.

hadi çekelim bari dedi. lan zaten röntgen çekilme saatinin içinde gelmişim, çekmeseydin bi de.

adam oturup muhabbet etti bi de. hiç sevmem olüm ben böyle şeyleri. hele 9da gel diye otomatie baalamış adamsa ve ne dediini anlamadıım için aynı şeyleri 2 kere söylüyosa hiç sevmem. neyse kısa sürdü de bi an önce inebildim aşşaa. orda da teknisyen direk pat diye çekti röntgeni.
ben bekliyorum ki böyle "kıpırdama, ciğerlerin gülsün biraz. tamam çekiyorum. hah çektim... aa olmamış bu, baştan çekelim" dicek. yok, kafayı koyar koymaz çlinkk diye bi ses geldi geçmiş olsun dedi.
halbuki ciğerlerime "hadi bakalım tosuncuklarım güzel çıkın fotoorafta, gülün ama" dicektim. kesin gözleri kapalı çıktılar


.




serj tankian'ın yeni albümünü indirdim.
sevemedim lan. böyle eski enerjisi yok gibi geldi. bi ilk şarkısında hareket var, diğerleri silah zoruyla söylüyomuş gibi. sanki zorla söyletiyolar mnakoyim. söyleme lan.
gören de dicek;
-abi adamlar geldi, albüm çalışmalarına başlayalım mı?
-saat 9da gel demedim mi ben.
muhabbeti geçmiş.
mal. sıçmışın. bokuma benzemiş albüm. bokum bile daha hareketli şarkı söyler.

bi de söylemeden duramıcam, bi sanatçı obamaya hitaben yes, it's genocide şarkısını yaparken koca bi ülkenin buna sesini çıkaramaması bana onur ve gurur kırıcı geliyor.

Hiç yorum yok: