24 Eylül 2010 Cuma

evet

normalde bilgisayar ekranında film seyretmeyi sevmeyen bünyemi bugün öölenden itibaren 2 tane seyrettirerek yola sokmaya çalışıyorum. (öbürünü de beğendim bu arada)


konuyu deiştirdim.
yeni konu uyku ilacı. akşam güzel, sabah boktan bişiy.
mesela uyku varla yok arası diyelim. eğer 1 saat önceden ilacı içtiysem camış gibi uyuyorum. eğer kendi imkanlarımla uyumaya çalışıyosam yataan içinde 2 saat camış gibi sağa sola dönüyorum. şimdiye kadar uykumu getirip getirmediini göremedim. her defasında bilgisayar faktörü uyku kaçırıcı rol oynuyodu çünkü. (şikayetçi değilim)

kötü yanı gece 3-4 kere su içmeye kaldırması. evet, yataan kenarında sürahiyle uyuyabilirim ama nası olsa o suyu çıkarmak için kalkıcam. 3 kere fazla kalksam noolur? zaten uyandıktan sonra tekrar uyumak çok kolay. anlaşılmıyo bile.


bağlantılı konu.
vitamin ilacı. sanki böyle bütün ilaç firmaları konuşmuş, anlaşmış. demişler ki "a dostlar gelin çok acayip bişiy yapalım. bütün fitamin haplarını bok gibi kokutalım." -bazılar kötü kokmuyo, onlar candır.-
ya bu kadar iirenç kokabilir mi bi ilaç ya?
halbuki kokmayan vitamin ilaçları da var. siz naabıyonuz da böyle oluyo arkadaşım bunlar? vitamin departmanını fabrikanın tuvaletiyle komşu mu yaptınız naaptınız allassızlar!!
peçeteyle tutup içiyorum ya, midem bulanıyo.



bi dier konu okulların açılması üzerine.
bizim sevgili okul yine en son açılıyo. en son dediysem 1-2 hafta falan geç.
ama iş okulu kapamaya gelince o 1-2 hafta 1-2 ay olarak geri dönüyo. millet temmuzda tatilini bitirmiş eve dönerken biz karbon atomunun azotla bağlarını çalışıyoruz.


insanın hem system of a down dinleyen, hem nükleer enerji yanlısı hem de evrim hakkında bilgiye açık bi arkadaşının olması ne güzel bi duygu.

1 yorum:

Sena dedi ki...

gökan bi gün senin yüzünden salya sümük ağlicam :(