23 Temmuz 2010 Cuma

tatilimin 3. duraına dooru yarın sabah yola çıkıcam, ne hoş.
akçayın bız kibin sularından soora daha sıcak sulu memleketlere geçicem.

geçen gün botla akçayda öge otelin önünden teee kordondaki iskeleye kadar gidip geldim.
soora tekrar botumla zeytinli tarafına dooru yola çıkıcaktım, askeriyeyi açıktan alıyım dedim, kapanamadım. pis bi rüzgarla 4-5 dakkalık bouşmadan soora kazanan ben oldum. botumu sahile ulaştırabildim. arka kısmı yelken kibin açığa sürüklediinden indiriyim dedim, daha rahat giderim. soora beceremeyince vazcayıp kollarımı çırpmaya devam ettim. rüzgar şiddetlense ısırıp patlatırdım ama. kıyamadım da.
buradan çıkaracağımız 2 sonuç:
1- açıkta rüzgar daha sert
2- botun arkasının o şişirme yerin içeri göçertmeyecen ki acil durumda açıp havasını kolay indirebilesin.

3 ya da 4 gündür (hatırlayamadım, malım biraz) çay bahçesinden internete giriyorum.
bi adam daha var, her gün eyzır bilgisayarıyla geliyo.
güzel bişi ama lan.
internet kafenin saati 1.50, burda 3 çay içiyosun, mis kibin giriyon. aslında ays tiğ içicektim, evde bissürü içtiimden ve artık bokumun şeftali kokması dolayısıyla burda içmedim.

akçayda şehir içinde araba kullandım.
bi kere bile durmadım. durunca kaldıramıyorum arabayı. sol ayaa yavaş yavaş kaldırıp sağ ayağı yavaş yavaş basma olayını beynim kaldırmıyo. ya ikisini birden basıyo, ya ikisini birden kaldırıyo.

Hiç yorum yok: