9 Haziran 2010 Çarşamba

bi sabit davranışım yok lan.
bi gün msnde hiç konuşmadıım biriyle ertesi gün ehele mehele diye konuşuyorum. aynı zamanda çok konuştuum bi insana oldu çıkıyom diyip çıkıyorum. mala baalıyorum arada.
labda da bi ara gayet rahat çalışırken millete çemkirmeye başlıyorum, biraz soora içeri gidip milletin akril tepmesine yardım falan ediyorum. bu konuya girmesem olmaz lan. bölüyom yazıyı. bugün labda sınavın son günündeydik. aslında son yarım gün. diğer koca günde ben dişimi bitirmiştim, sadece parlatması falan kalmıştı. bugün onları yaptım. işte ben bitirmeme 10 dakka falan kala biri geldi yanıma, yardım eder misin aktil tepicem dedi. tamam dedim. sooradan öörendim ki 2 akril tepişi de olmamış. yanında başka birini daha gördüm. onun da dişinde az bi işi kalmıştı. akril tepmek çok stresli bi iş. pişmemiş hamur gibi bişiyi minnacık yere sıkıştırıyosun. h.b. adlı kişi (işi az kalan kişi) al sen tep diye bana verdi. ben de tepmem ben, o riske girmek istemiyorum diyip dişi sahibine, a.c. ye verdim. a.c. noolur sen doldur, yapamıyorum ben dedi. tamam dedim ben de ama bikaç koyuştan soora teptiim akrilleri çıakrdım. yok ben tepemicem diyip h.b. ye bıraktım. o daha sıvı tepiyo. döküyo aslında. ben teptiim akrilleri temizlerken o akrili karıştırdı, soora da resmen döktü. ben acaba içinde akril bıraktım mı diye düşünürken bi muflayla daha geldi a.c.. buna da yapalım diye. tamam dedik ona da yaptık. kazana koyduk falan. önce 1. muflayı çıakrdık, alçı kırılmadı bi türlü. ikinci de çıkarıldı, onun alçısı hemen çıktı. tam çıkmıştı diş. aldı onu gitti. benim temizlediim muflanın dişi çıktı mı bilmiyorum ama eer sadece o olsaydı ve çıkmasaydı bardaklara gelirdim.
yazıyı tekrar toplamıcam, bölük kalsın.
hee yurtta su yok lan. sabah elektrik de yoktu, internet de.
resmen anadolunun baarındaki kasabada yaşıyoruz. bağır tutuyo da kasabayla başkent arasındaki baalantıyı kuramadım.
artık geceleri bi yatışta 8-9 saat uyuma yerine gece 6+ akşamüstü 2 şeklind uyuyorum. daha iyi oluyo.

yarın damla geliyo. deişik bişi. 10 kere gelcem diyip gelmeyen insanlara selam olsun.
artık damla okuyamaz sanırım yazıyı. bugün labdan ölü bi şekilde gelip hedağye almaya gittim. hayır aldığım hedağye belki onda vardır, geri vermesinden korkuyorum. geri verilen, hatta alınmayan hediyenin insanı ne bok durumda bıraktıını biliyorum. düşün, halama anneler günü hediyesi alırken bile acaba kabul etmesse diye kuşku vardı içimde. pis etkiliyo insanları.

Hiç yorum yok: