10 Mayıs 2010 Pazartesi

neden her zaman internete başka otobüslerin vayrlıslarından girmek zorundayım ben?

ya da neden kendi otobüsümde vayrlıs olduu zaman bilgisayarımın yaklaşık yarım saat kadar götürcek pili kalmıştır?



gebzeye döndüm burnum akmaya başladı. ankaraya döndüüme ilk defa seviniyorum. yine kupkuru 2 tane kara delikle dolaşıcam etrafta.
yarın döküm yapıcam. büyük ihtimalle çıkmıcak dökümüm. oturup ağlarım lan ben orda. yine akıtırım burnumu.




bu arada yaklaşık bir haftadan beri de mutlu ve düzenli bi hayat sürüyorum. gelecek günler için planlarım:
salı: diş yapıcam labda, tüm gün bi işle meşgul olucam.
çarşamba: öölen ziraat bankasına gidip kartımı alıcam, saat 4 gibi falan okula dönüp önce periodontolojiden soora da sanırım protezden randevu alıcam. zaten 17:40ta ders var. yine dolu geçiyo o günüm.
perşembe: saat 15:30da dersten çıkıcam, gidip organik çalışıcam. kararlıyım buna. yani umarım çalışırım.
cuma: dersten soora (tabi eer gidersem) ankamall e gidicem. ilk defa metroyla gidiceem için deişik olur. saat alıcam kendime. ilk defa hayatımın bi bölümünde 2 saatim olucak. birini de ayak bileime takmayı planlıyorum. zaten soora da halamlara giderim.
cumartesi pazar zaten yurtta olmucaam için fazla canım sıkılmaz sanırım. ama ondan soora habire boş olucaam için yapıcak bişi bulmak lazım. aslında gerek yok, yapıcak bişi var. organik çalışabilirim mesela. deişik bi aktivite olur bak.

Hiç yorum yok: