16 Nisan 2010 Cuma

16.04.2010 1:38-10:03 arası

bugün ilk defa sabahladım. 40 sene düşünsem aklıma gelmezdi falan demicem gelirdi ama götüm yemezdi sabaha kadar ders çalışmayı. nası bi okulumuz var ki impossible is nothing dedirtiyor insana. aslına perşembe normal geçmişti benim için. organikten çıkmıştım ve fizyolojinin çıkmış sorularına baktığımda (sadece ilk sayfasına) soruların çok kolay olduğunu, toplamda 580, evet 580 slayt sayfası ve 2 aydan fazla sürede anlatılan tüm derslerin ses kayıtlarını (yaklaşık 150 koca sayfa) çabucak okuyabiliceemi düşünmüştüm. öyle de oldu. slaytları her sayfaya birer saniye bakarak önemsiz diye geçiyordum ve bitirmiştim slaytları. kaset notuna bakmayaysa gerek görmemiştim. çıkmış sınav sorularının 2. ve daha sonraki sayfalarına bakmaksa anca birbuçuk gibi yatağa girdikten sonra aklıma gelmişti. bakmaz olaydım. ilk sayfadaki sorular diğerlerinin yanında lise (1-2) soruları gibi duruyor. temiz bir hassiktir çekip günün ilk ışıklarına kadar, en azından saat dörde kadar çalışmaya karar verdim. bu sefer slaytlara saniyelik bakmıcaktım, anlayarak gidicektim.

başlıyoruz.

01.38
çıkmış soruları tam olarak yapamadığım için yeni yeni telaş yapmaya başladım. şimdi yatağımdan inip fizyoloji çalışmaya başlıyorum.

01.55
uykum şimdiden gelmeye başladı. taha da sınav çalışıyor. eren uyuor. kemal odaya geldi, iğne iplik arıyor.

02.02
akçayda duyduğum tütsü kokusunu alıyorum. ayin var galiba bi odada. pantolonu falan çıkartıp eşofmanlarımı giydim. bir saat yazmıcam lan!

02.16
yamuk yatınca gözlerim kapanıyo. hani yatınca gözü kapanan oyuncak bebekler var ya aynı onlar gibiyim. vitamin iççem belki işe yarar diye. çay da seçeneklerim arsında. banyo yapasım da var ama çıkar çıkmaz kesin uyurum. kokmayı tercih ediyorum.

02.46
normalde bir kupaya bir poşet konuşan neskafelerden 3 adet koydum. 15 dakikadan sonra istesem de gözlerimi kapatamıyorum. yanımda ders çalışan taha kaavesinin içine benim bir aylık sütümü koydu. umarım sınavım öncesi ölmez. öss hazırlık günlerim geldi aklıma. okulda içerdim lan böyle kahveyi.

03.28
taha uyudu. yurtta ses seviyesi 0. minibarın sesini duyabiliyorum. demin suratım uyuştu. aha valla biri yürüyo koridorda, kapı açılıp kapandı. demek ki uyumayan başka canlı organizmalar varmış.

04.02
aşşaada güvenlik görevlisi telefonuyla bişiler yapıyo. kapattı şimdi. acaba naaptı lan? mesaj desem gecenin dördünde kim mesaj atıcak? oyun desem kısa sürede bıraktı telefonu. merak ettim bak. şu anda sınırdayım. yurtta 4 sınırını hiç geçmemiştim. sadece ilk alçı işimiz yapıcaamız zaman uyanık kalmıştım. hala uykum yok. gelmesin de uzunca bi süre.

04.23
sandalyeme yan oturup dirseğimi de sırt koyma yerinin üstüne koydum. gözlerimi 5 saniyeliğine falan kapatıp açıyorum. sağ burnum akmaya başladı. eren uykusunda konuşuyo.

04.40
uyku hafiften geliyor. aklıma nefes filmindeki komutan geldi. arkamdan baarıyor: "uyursan kalırsın!". 4 fotokopi kaldı, daha sonra kaset kayıtlarına geçicem. asıl insanı öldüren kaset kayıtları zaten. resim mesim yok. sıkıcı geliyo bomboş okumak.

04.44
4 dakka arayla yine ben. gidip yüzümü yıkadım.burnumun akmasının sebebi kısa kollu tişörtümle ve çorapsız oturmam olabilir diye düşünüp hırkayla çorap giydim.

05.02
güvenlik görevlisi elinde tabak bardakla kulübeden çıktı. yurt 20 saniyeliğine savunmasız kaldı ama herhangi bir saldırı yaşanmadı. adam her baktığımda bir şeyle uğraşıyo lan. ezan okunuyo. gebzede korkardım sabah ezanından. ama hakkaten deişik bi okunuşu var.

05.18
fotokopiler bitti. kaset notlarına geçicem. midem bulanıyo hafif, başım aarıyo. bişiler yesem geçer heralde. bi aşşaa inip bakıcam çalışma salonunda kimse var mı diye. geçen dönem histoloji için indiimde kimse yoktu. bakalım şimdi tıpçılar orda mı. hem yürürüm deişiklik olur.

05.22
oha, tıpçılar yine yok. hava hala aydınlanmadı. ya da sarı lambaların aşırı parlak ışığından öyle zannediyorum.

05.35
camın kenarında notlarıma bakarken orta yaşlarda bi adamla kadın geçti. görevliden sonra gördüğüm uyumayan ilk canlılar. bazı soruları hala yapamıyorum. ayrıca kalkınca dengede duramıyorum. hemen bişiler yemeliyim.

05.44
günaydın putin, iyi geceler obama! kendimden beklediğim davranışı sergiledim ve cozutarak bilgisayarı açtım.

05.54
hava bildiin aydınlandı. sıçtın mavisi ortadan kalktı, kuşlar da ötmeye başladı. can sıkıntısından yazılar arasındaki süre 10 dakkaya kadar indi.

06.07
sabah oldu lan. saat 5ten sonra zaman geçmiyor yalnız.

06.11
en mal şeylere bile gülebiliyorum. oha, sadece 4 dakka geçmiş. yarım saat gibi geldi bana. hava hızlı aydınlanıyo ya ondan galiba.

06.13
gözümden yaş aka aka ekşi sözlükteki 'çok iyi de oldu çok güzel iyi oldu tamam mı' başlığındaki yazılara gülüyom lan. düşün halimi.

06.16
gülmemle ereni uyandırdım lan

06.30
ne zaman aşşaa baksam olay var. bi güvenlik görevlisi 'hacettepe üniversitesi merkez öğrenci yurtları' tabelasına yaslanıp fotooraf çektiriyo. kapıdan giren ilk idareciyi gördüüm anda aşşaa koşturup alnından öpçem.

06.34
elinde simit sepeti olan bi adam içeri girdi. oha lan, idare mi yiyo o kadar simiti? odanın lambasını söndürdüm artık.

06.39
güvercinin biri yürüyerek kapıdan içeri girdi. sıkıldım lan resmen.

07.09
bir kuş türü (adını bilmiyorum) akçaydaki gibi ötüyo. gu-guuğ-gu gu-guuğ-gu diye öten var ya, o işte.

09.01
şimdi uyandım. yaklaşık 07:45 gibi yattım sanırım. kaavenin etkisi geçince ayakta durmak mümkün diil. kaaveler tahanın olunca alamıyom da, karıştırılmaz insanların çekmeceleri.

09.11
tahanın yatakta çırpındığını gördüm. aha, gece içtiği bozuk ötesi süt etkisini göstermeye başladı dicektim ki yorganı düzeltmeye çalışıyomuş.

10.03
birazdan hazırlanıp sınava gidicem ne hoş.

Hiç yorum yok: