11 Şubat 2010 Perşembe

I [kalp] efe tur

efe turu çok seviyom lan.
şimdiye kadar 3 kere kaave içtim, bi kere kek yedim, bi de su içtim.

ilk kaavemi aldım, içtim ben. daha sonradan görevli (tam bir kaçış kelimesi. adını bilmediğine daya görevliyi. muavin sanırım) kaave mi içmiştiniz dedi. evet dedim, kusturacak hali yoktu. önceki soğuktu, tekrar vereyim dedi. olur dedim, gitti bardakla kaave getirdi bi daha ıscak ıscak içtim, mutlu oldum. ama ikincinin yanında kek vermedi. ilk kek verişinde de seçim şansım mahallenin bakkalında sahip olduğum seçim sansından daha fazlaydı. neyse ikinciyi de içtim, bunların öncesinde de bi su içmiştim. çişim geldi doğal olarak. mola yerinde inmem genellikle. ama mesanedeki şemsiye biçimli hücreler yassılaşınca (bazıları çift çekirdeklidir bu hücrelerin, aralarda goblet hücresi yoktur), kısaca çişim gelince mecburen indim. gittim işedim. soora ne göreyim? iddaalı bi giriş oldu ama o kadar abartılı bi olay değil. para alınmadı işediğim için. yerime oturdum. muavin geldi su ister misiniz dedi, istemedim. çünkü arkasından gelen kaavelere yer kalmıyo sonra.

3. kaavemin tozunu da bardaama koyduktan sonra suyun soğuk olmasını bekledim ama beklediğim gibi olmadı. gayet normal sıcaklıktaydı. bilsem suyu isterdim.

koca otobüste 15 kişiyiz lan. çaktırmadan saydım. küçükken de babaannemlerde misafir geldiğinde saydırırlardı. çaktırmadan say derlerdi. çaktırmadan saymakla çaktırıp saymak arasındaki tek fark sağ baş parmağın işlev görmemesiydi. yine her kişide kafamı sallıyordum, yine sayıyı mırıldanıyordum.

otübüste internet olması ise ayrı bi güzellik. diğer otobüslerde sadece dinlenme tesisinde diğer otobüslerden girebiliyorken burda 120 km/sa hızla giderken bile bağlanabiliyorum. her koltuğun arkasında televizyon olmaması biraz üzdü ama atlattım o tramvayı. yanından geçtiğimiz otobüste vardı o televizyon ama herkesin kapalıydı. demekki olsa da farketmiyormuş diyip mutlu oldum. hadi onu geçtim koridordaki televizyonu bile açmadılar. 15 kişi için sefer yaptıkları için kendilerine teşekkür etmeyip şu yaptııma bak. ayıp.

dün bilgisayarı fişte kullanmamıştım keşke fişe takıp kullansaymışım. %57 pili vardı açtığımda şimdi %48 kalmış. bilsem takardım. lan öküz sabah niye takmadın diyecek kadar kendini bilmez biri okuyosa ona vereceğim cevap bilgisayarın sabah arabanın bagajında olmasıydı. bi daha öyle bilip bilmeden zekilik yapmaya çalışma bana ağzını yüzünü daatırım. efendi ol. terbiyesiz!

bakıyorum, 1 saat 22 dakka daha götürebileceğini söylüyor bu pille. varmamıza ise düz mantık insan benim 5 saat mantığıyla hareket edersek 1 saat 10 dakka var. bu da sana kapak olsun. gidene kaddar bitmicek pili. kapa pencereyi çık. git yat.


evet sorunlu arkadaş da gittiğine göre devam edebiliriz. var ya biraz oyun oynasam 40 dakkada falan biter pili, bok gibi kalırım. yaamur da yağmaya başladı, otobüs yavaşamıyo ama. yavaşlarsa yine yetişmeyebilir. şimdi burda olsa amma hava atardı dedim ben sana diye.

Hiç yorum yok: