10 Şubat 2010 Çarşamba

rüyalar mantıksız olur genelde de bu kadar olmaz lan

bizim sınıftan 2 kişini düğünü var. bu sebeple bi sahildeyiz. ama mayolarımızla falan. her şey güzel giderken bi haber görüyorum. damat adayı denizin üstündeyken uçak düşüyor ve aday kayboluyor fransa ve bizim içinde bulunduğumuz ülke bunu bulamıyor. sonradan kız da bu haberi görüyor ama test biçiminde. nerde kaybolmuştur? a-denizde b-şehirde gibi. kız acayip tepkisiz. sınıftan başka biri de bi odada cezalı. çıkamıyo dışarı ama hepimiz yanına gidebiliyoruz. kapıda falan kimse yok ama çıkamıyo.
neyse işte ben annemlerin yanına gidiyorum sahile. sınıftan 2 kişinin düğünü var ama babaannemler bile orada. neyse gittiğimde kiimse yok bi babaannem var. şemsiyeyi tutmaya çalışıyo, gidiyom yardım ediyom ben de. koyuyoruz yerine. kapafı bi çeviriyorum tüm aile orda. demin yardım etçek kimse yoktu. şemsiye yerine konunca herkes geldi. oturuyorum ben de yanlarına. deniz topumuz böyle denizle kumun birleştii yerde uzaklaşmaya başlıyo. babamın bi halası biz çocuklara vermiştik onu diyo. beybabam da git tut diyo. düğüne gelenlere bak. neyse gidiyom ben bunu tutmaya. deniz topu da 2 metre yüksekliğinde bi şey. en sonunda yakalıyorum. ama yakaladığımda o bi fil. bi çocuğun kovasını düşürüyo, beraber topluyoruz. daha sonradanonu arabaya götürüyorum. otoparkta. yaklaşık 1 metrelik bi aradan atlayarak otoparka giriyo. filler zıplayamaz bilgim var o anda ama nası geçtiğini o kadar önemsemiyorum. her şey mantığa boğulmuş ne de olsa.

bu fil bizim arabanın sağ koltuğuna biniyo ve arabayı sürmeye başlıyo. park etçek arabayı. güzel de sürüyo kerata. bi kere bi arabaya dokunuyo. hemen ben koşturuyorum sol kapıyı açıp dışarıdan daha da manyaklaşmasın diye el frenin çekiyorum. pek bir etkilemiyo. daha sonradan kontağı kapatırum. araba viteste olmasına rağmen direk kontağı çevirince stop etmiyo, çalışmaya devam ediyo. ben parkedeyim bari diyorum. biniyorum sol koltuğa. biraz ilerleyince babamı arama aklıma geliyo. inip otoparkın dışında arıyorum babamı. fili aldım oraya getireyim mi diye. hangi ülkedesin diye soruyo bana babam. bilmiyorum diyorum. 3 yeden birinde olduğumu sanıyorum. mısır, riyad, öbürünü hatırlayamıyorum. biraz sonra haberlerde okuyorum nerde oldığum konusunda 4 bilirkişi yorum yapmış. biri içkin olduğu, günahların işlendiği bi yerdesin yazmış. ikisi riyaddasın yazmış biri de adını hatırlayamadığım yeri yazmış. okuyorum ama sonradan babamı aramıyorum. demin babamla aynı ülkede olmama rağmen neden bi anda ülke değiştirdiğimi de bilmiyorum.

en sonunda uyanıyorum işte. böylece accayip saçma bi rüyayı bitirmiş oldum.

uyanıp kendime anlattım ki hemen unutmayayım. daha sonra hemen bilgisayarı açıp yazmaya başladım. tuşları göremiyordum bile bazen.

Hiç yorum yok: