6 Ocak 2010 Çarşamba

eskiden ne güzeldi oysa

bazen eski günlerimi özlüyorum derslerde. şimdi yapıların isimleri değiştirilip değiştirilip veriliyor. daha kendini beğenmiş, havalı olup geliyorlar.

FSH vardır, bir hormon. eskiden ona yazıldığı gibi "fe se haş" derdik. bizden biriydi o zamanlar. bugün histolojide hoca "ef es eyç" dedi, soğudum bir anda. halbuki ne kadar içtendi fe se haş iken.

hücre zarı var ondan sonra. o gitti yerine yabancı bir 'hücre membranı' geldi. gelirken zarsız organelleri götürüp 'nonmembranöz organeller'i getirdi.

sonra kalpte karıncık vardı, kulakçık vardı. karın altta, kulak üstteydi. her zaman olduğu gibi. kulakçık 'atrium'a, karıncık da 'ventrikül'e yenik düştü.

akciğer atardamarı. hemen görevini anlıyordun, akciğere kan pompalıyor. peki onun yerine ne geldi? 'turuncus pulmonaris'. gizli, bildiğini saklayan biri geldi.

eritrositler vardı bir de. bildiğimiz kan hücreleri. renkleri kırmızı denmişti bize. hemen öğrenmiştik. kan kırmızı renkte ne de olsa. o bilgi gitti, yerine 'eritrosit tekse sarı, çoklarsa kırmızı' gibi kesin olmayan bilgi geldi.

endoplazmik retikulumu aldılar bizden. endoplazma retikulumu diye modifiye edip geri verdiler. benimsemedim ama. endoplazmik retikulum hala içimde yaşar benim.




Çocukluğum, çocukluğum...
Uzakta kalan bahçeler
O sabahlar, o geceler,
Gelmez günler çocukluğum.

2 yorum:

serkan dedi ki...

Endoplazmik Retikulum'u unutma,unutturma!

(Granüllü,Granülsüz)

googhan dedi ki...

granüler endoplazma retikulumu.

işe yarar ama isimden kaybediyor.