19 Aralık 2009 Cumartesi

bu muydu yani?

4 ay önce ne kadar mutluydum halbuki. hacettepe dişi kazanmıştım. okulla ilgili işleri yapmak için falan halamlara gelmiştik. o kadar mutluydum ki, okula gidip gezmeyi çok seviyordum. büyüktü, bahçesi vardı, insanlar vardı. hatta yurt ilk çıktığında 2 gün önceden gidip kalmıştım. yapacak hiçbir şey yoktu ama mutluydum.

ve okul başladı. ilk zamanlar okula güle oynaya gidiyordum. okuluma yürüyerek 5 dakikade gitmek bile eğlendiriyordu. kaıdaki güvenliğe kimliğim göstermek, o kimlikle her binaya girebilmek bile zevkliydi.

daha sonradan dersler ağırlaştı. son gece 2 diş yetiştirdiğim, anatomi sınavı için kütüphanede akşam 11de otururup ders çalıştığım zamanlar geldi. bir zamanlar çalan saatten önce kalkarken, çalan saati kapatıp derse geç kaldığım günler oldu. ve tüm bunların sadece 3 ay içinde oluyor olması 5 senenin nasıl geçeceği konusunda karamsarlık oluşturdu.


ne kadar iç karartıcı değil mi?
birkaç saat öncesine kadar öyleydi. ancak düşündüm de aslında hiç de öyle değil

okul hala güzel, hala histoloji labında mikroskopla preparat inceliyoruz. anatomide kadavrayı gıdıklıyoruz, protez labında muslukların orda milletin dişine yorum yapıyoruz.

sanırım seçebileceğim en güzel bölümü seçmişim.

Hiç yorum yok: